1926'dan Bu Yana Kullandığımız Gregoryen Takvimin Çok Eskiye Dayanan Tarihi
Gregoryen ya da diğer adıyla Miladi takvim, Türkiye'nin 1 Ocak 1926 yılından bu yana kullandığı bir zaman hesaplama yöntemi. Dünyadaki kökü ise bir hayli gerilere gidiyor.
1926'dan Bu Yana Kullandığımız Gregoryen Takvimin Çok Eskiye Dayanan Tarihi
iStock

gregoryen takvim; halen kullanmakta olduğumuz zaman hesaplama yöntemi, çok eski uygarlıklardan kalma karma bir sistemdir. 

saatin 60 dakikaya bölünmesi babillilerden, 24 saatlik gün mısırlılardan, romalıların sonradan yaptıkları değişikliklerle, aylar yunanlılardan kalmadır. romalı julius sezar ve ondan sonra imparator augustos temmuz (july) ve ağustos (august) aylarına adlarını vermişlerdir ve şubattan birer gün alarak kendi aylarına eklemişlerdir. yıldan geri kalan bir çeyrek günü hesaba katmak için sezar dört yılda bir, şubata bir tam gün eklemiştir.

avrupa, 1600 yıl boyunca sezar’ın takvimini kullanmıştır. ancak, bunun en önemli eksiği güneş yılının tam 365 gün 6 saat değil, bundan 11 dakika, 14 saniye daha kısa olmasıdır. dolayısıyla sezar’ın takvimi giderek artan bir şekilde geri kalmaktadır. biriken bu farkı ortadan kaldırmak amacıyla papa 13. gregor 1581 yılında, 4 ekim tarihinden hemen 15 ekim’e geçilmesini emretmiştir. yılın süresini güneş yılının gerçek süresine eşit getirmek için, gregor her dörde bölünebilen yıla bir gün eklemiş ve 400’e bölünemeyen yüzyılların (1700, 1800 vs.) bundan hariç tutulmasını da uygun görmüştür.

katolik ülkeler bu yeni takvimi derhal benimsemişlerdir. uzun tereddütlerden sonra protestanlar da buna katılmışlar, ancak ortodokslar bu takvimi kabul etmemişlerdir. ingiltere ve kolonileri 170 yıl sonra takvim reformunu benimsedikleri zaman iki takvim arasındaki fark 11 güne çıkmış olduğundan, bunu yok etmek için 3 ila 13 eylül günlerini takvimden silmek zorunda kalmışlardır. bu nedenle ingiliz ve amerikan tarih kitaplarında aradaki günlere rastlanmadığı söylenmektedir. rusya ise 1918 yılında yeni takvimi kabul ettiği zaman 13 güne yükselmiş olan takvim farkını silmek zorunluluğunda kalmıştır. ekim devrimi nin kasımda olmuş olmasının nedeni de budur. söz konusu devrim 25 ekim yerine 7 kasım'a kaymıştır!

Gregoryen takvimdeki ay isimleri nereden geliyor?

ocak: eski ismi kanunnisa'dır. kanun, süryanice bir kelime olup ocak, fırın anlamına gelmektedir. eski roma'daki ismi januaris'tir. janus, roma mitolojisinde iki yüzü olan tanrıdır.

şubat: süryanice şabat-şobat-şebat. eski roma'daki adı februarius'tur. februum arınma anlamına gelmektedir. februa ise romalıların günahlarına kefaret olarak kurban kestikleri arınma festivaline verilen isimdir. februarius, roma'da yılın son ayı olduğu için yeniden doğuş, zamanın başlangıcı gibi anlamlara gelmektedir.

mart: roma'da yılın ilk ayı olup adı martius'tur. savaş tanrısı mars'tan ismini alır. kış bastırınca ara verilen savaşlara bu ayda kaldığı yerden devam edilirdi.

nisan: süryanice nisannus kelimesinden gelir. yılın dördüncü ayı manasındadır. roma'da aprilius denir, güzellik tanrıçası afrodit'in ayı olarak kabul edilirdi.

mayıs: roma mitolojisinde bahar-bereket tanrıçası olan miai'den gelir. bu ayda miai için şenlikler düzenlenir ve miai'nin bayramı kutlanırmış.

haziran: süryanicede sıcak anlamında kullanılan hazuran kökünden gelir. bu ay için sıcakların başladığı zaman anlamında kullanılmıştır. roma'daki adı junius olup, ayın adı yine bir tanrıça olan juno'dan gelmiştir.

temmuz: eski babil'de üreme ve bereket tanrıçası tamuza'nın ayı olarak kabul edilir. bu ayda tanrıça tamuza için dam (süryanicede kadın) kökünden gelen dumuzi adında festivaller düzenlenir. roma'da sezar, takvim oluşturulurken bu aya kendi ismini (july) vermiş.

ağustos: imparator octivivus'un ünvanı olan augustus'tan gelir. octivivus en görkemli icraatlarından biri olan iskenderiye'nin fethini bu ayda gerçekleştirince sezar döneminde sextilis (altıncı ay) olan bu ay augustus'a çevrilmiştir.

eylül: süryanicede aylul (üzüm), yani "üzüm ayı" anlamına gelmektedir. roma'daki adı september olup yedinci ay manasına gelir (septi-yedi). o zamanlar mart, yılın ilk ayı olduğu için böyle denilmiştir.

ekim: ingilizce karşılığı olan october, latince 8 anlamına gelen octo dan gelir. aylara bölünmemiş kış süreci, ocak ve şubat arasında bölünene kadar eski roma takviminde ekim ayı 8. ay olarak geçmekteydi. ekim ismi ise "ekme" eyleminden türemiş olup, tarlaların sürülüp ekildiği ay anlamına gelmektedir. önceleri süryanice olan teşrin-i evvel (ilkteşrin) adı verilirdi. 10 ocak 1945'te kabul edilen yasaya göre teşrin-i evvel ayı ekim, teşrin-i sani ayı kasım, kanunuevvel ayı aralık ve kanunusani ayı ocak olarak değiştirilmiştir.

kasım: önceleri süryanice teşrin-i sani (son teşrin) denirmiş. bu aya arapça kökenli, ayıran-bölen anlamına gelen 'kasım' adını vermişiz. nedeni ise eskiler, kasım ayından itibaren 180 günlük süreler halinde ruz-i kasım ve ruz-i hızır diye yılı ikiye ayırırlarmış.

aralık: türkçe bir kelimedir. eski yıl ile yeni arasında kaldığı için bu aya aralık adı verilmiştir.