1946'dan Beri Türkiye'de Hangi Slogan, Afiş ve Vaatler Partilere Seçim Zaferi Getirdi?
Çok partili hayata geçtiğimizden bu yana siyasi partilerin seçimleri nasıl kazandığını derlemiş Sözlük yazarı ''nuri alconun aile hekimi''.

demokrat parti 1946 genel seçimleri'nde seçim sloganı ve afiş konusunda selçuk milar ile anlaştı. selçuk milar "yeter söz milletindir" dedi. 


başta celal bayar olmak üzere demokrat partililer sloganın sert olduğunu dile getirdiler. bunun üzerine selçuk milar, "hayır efendim, afiş hiç sert değil; bu afiş demokrasiyi anlatıyor" diyerek, dp'lileri ikna etti ve demokrat parti, "yeter söz milletindir" sloganıyla seçmenden oy istedi. 


cumhuriyet halk partisi
ise ''atatürk ve inönü cumhuriyet halk partisinin başlarıdır oylarımızı onların partisine verelim'' sloganıyla seçmenin oyuna talip oldu. 



demokrat parti, 1950 genel seçimleri'nde de "yeter söz milletindir" sloganıyla seçmenden oy istedi ve seçmen "demokrat parti" dedi. bundan sonra sağ partiler de ekseriyetle "yeter söz milletindir" sloganından ilhan alıp, afiş ve sloganlarını şekillendireceklerdi. 

1954 genel seçimleri'nde ise demokrat parti istikrar vurgusu yaparak, türkiye'nin her bir köşesi demokrat parti teşkilatları tarafından ''kalkınan türkiye senin eserindir onu yıktırma'' 


ve adnan menderes'in fotoğrafının yer aldığı ''büyük türkiye için desteğinizi istiyorum'' afişleriyle donatıldı ve demokrat parti yeninden tek başına iktidara geldi. 



1954 genel seçimleri'nden farklı olarak demokrat parti 1957 genel seçimleri'nde 7 yıllık icraatlarına parmak basarak, "yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır" sloganıyla seçim meydanlarındaki yerini aldı. 

buna mukabil halk partisi ''hırsıza hırsız diyemiyoruz çünkü ispat hakkı yok ''


ve ''ne yazık ki traktörü öküzle çekiyoruz'' afişleriyle seçmeninin huzuruna çıktı; bir önceki genel seçimlere göre de oyunu arttırmasına rağmen demokrat parti'nin 3.kez tek başına iktidar olmasına engel olamadı.



27 mayıs ihtilali'nden sonra demokrat parti'nin kapatılmasıyla, sağda 3 yeni parti doğdu; bunlar adalet partisi, yeni türkiye partisi ve cumhuriyetçi köylü millet partisi'ydi. 

1961 genel seçimleri öncesinde adalet partisi genel başkanı ragıp gümüşpala'nın dolaylı yoldan olsa da, demokrat parti'nin devamı olduklarını vurgulaması; 1961 genel seçimleri'nde adalet partisi'nin sağ partiler arasında en çok oy almasını sağlamış; ancak tek başına iktidarı getirememişti. çünkü demokrat parti seçmeni tam anlamıyla adalet partisi'ni benimsiyememişti. ap genel başkanı gümüşpala, menderes kadar iyi bir hatip değildi ve orduya karşı ılımlı bir politika izliyordu. 

1964 yılında ragıp gümüşpala'nın hayatını kaybetmesiyle adalet partisi'nde süleyman demirel dönemi başladı. partinin mevcut amblemi 


kıratla değiştirildi. 


demokrat parti'ye üst üste seçim zaferleri getiren "yeter söz milletindir" sloganından ilham alınarak hakimiyet milletindir vurgusu yapıldı. yapılan bu değişikler sayesinde demokrat parti seçmeni ap'nin dp'nin devamı olduğuna ikna oldu. kapıda 1965 genel seçimleri vardı ve adalet partisi "ana davamız su ve yol" sloganıyla türkiye'nin en temel problemlerinin çözeceğinin sözünü vererek, tek başına iktidar oldu. 


1969 genel seçimleri'nde ise adalet partisi ezici çoğunlukla "hakimiyet milletindir" vurgusu yaparak, yeniden tek başına iktidara geldi.

1973 genel seçimleri öncesinde tüm gözler chp'nin genel başkanı bülent ecevit'in üzerindeydi; halk partisi “toprak işleyenin su kullananındır”, “vurguna, soyguna, sömürüye son” ve “tekelleri kuşatacağız” sloganlarıyla seçmende büyük heyecan yarattı. 

adalet partisi genel başkanı demirel ise 8 yıllık icraatlarına parmak bastı ve türkiye'nin her bir köşesi ''avrupa'yı asya'ya bağladık'' afişleriyle donatıldı. 


14 ekim günü bülent ecevit chp genel başkanı olarak girdiği ilk genel seçimlerde ilk zaferini yaşarken, süleyman demirel de ap genel başkanı olarak ilk seçim mağlubiyetini tadmış oldu. demirel, ilerleyen günlerde seçim mağlubiyetini ecevit'in zaferi olarak değil, adalet partisi'nden, milli selamet partisi ve milliyetçi hareket partisi'ne kayan oylardan ötürü bu şekilde bir sonuç ortaya çıktı diye değerlendirecekti. 


1977 genel seçimleri
'nde bülent ecevit, seçim kampanyasını gaziantep'ten başlatıp, "6 haziran ecevit başbakan" sloganıyla seçmenden oy istedi. bu seçim döneminde halk partisi, ağırlıklı olarak barış temalı afişlerle kampanyasını yürüttü. 


6 haziran günü chp tek başına iktidar olamadı; ancak %41 oy alarak, tarihinin en fazla oyunu almış oldu.


milli güvenlik konseyi 1983 genel seçimleri'ne katılabilmesi için sadece anavatan partisi, halkçı parti ve milliyetçi demokrasi partisi'ne onay vermişti. "ahirette iman, dünyada mekan diyorsan, oyunu özal'ın partisine ver" sloganıyla yola çıkan anap'a hiç şans tanınmıyordu ve anap da seçim meydanlarında aradığını bulamamıştı. 


turgut özal trt'deki açık oturumda siyasi rakipleri necdet calp ve turgut sunalp'ı rahatça egale edince, ibre bir anda anap'ın lehine döndü ve anap %45 oy alarak tek başına iktidar oldu. 

6 eylül 1987 günü yasaklı siyasetçilerin yasaklarının kalkıp kalkmamasına dair yapılan referandumda seçmen yasaklar kalksın deyince; demirel, ecevit, erbakan ve türkeş'i hazırlıksız yakalamak için özal erken seçim kararı aldı ve türkiye bir anda seçim havasını girdi. 1983 yılından itibaren iletişim araçlarını son derece etkili kullanan turgut özal, ekran karşısında 1980 öncesinde yaşanan kanlı olayların ve çatışmaların altını çizerek, seçmenden demirel, ecevit, erbakan ve türkeş'e tekrar şans vermemesini istedi. 


özal'ın bu stratejisi karşısında doğru yol partisi genel başkanı süleyman demirel'in hamlesi gecikmedi ve demirel seçim meydanlarında özal'ı "ne alıp veremediğin var senin o yıllarla; sen de yap, sen de yap" diyerek sert bir dille eleştirdi. 

1987 genel seçimleri'ne damgasını vuran ise ''beş yıl daha bir limon gibi sıkılmaya hayır'' kampanyasıyla sosyaldemokrat halkçı parti oldu. 


hala hafızalarda tazeliğini koruyan bu kampanya 1987 genel seçimleri'nde shp'ye istediği sonucu almasını sağlayamadı. ancak shp'nin 1989 yerel seçimleri'nde büyük bir zafer elde etmesinde ilk adım oldu.


1991 genel seçimleri öncesinde tablo epey karışıktı;
solda erdal inönü'nün shp'si mi yoksa bülent ecevit'in dsp'si mi ön plana çıkacak; merkez sağda ise süleyman demirel'in dyp'si mi yoksa mesut yılmaz'ın anap'ı mı ön plana çıkacaktı; üçüncü merak edilen husus ise refah partisi anap ve dyp'den oy kapabilecek miydi? 

tam bu noktada dyp'nin ekonomik vaatleri seçime damgasını vurdu ve ''herkese iki anahtar'' vaadi dyp'nin 1991 genel seçimleri'nde en fazla oyu alan parti olmasında büyük rol oynadı. 



kapıda 1995 genel seçimleri vardı;
bütün gözler de 1994 yerel seçimleri'nde ankara ve istanbul büyükşehir belediye başkanlıklarını kazanarak, büyük bir sıçrama yapmış olan refah partisi'nin üzerindeydi. refah partisi 1991 genel seçimleri'nde olduğu gibi 1995 genel seçimleri'nde de adil düzen vurgusu yaptı ve %21.3 oyla birinci olarak mecliste en çok sandalye elde eden parti oldu. 



1999 genel seçimleri öncesinde seçmen kararsızdı; partilerin vaat ve sloganları seçmende bir heyecan yaratmıyordu. ancak abdullah öcalan, bülent ecevit'in türkiye'yi seçime götürmek için kurduğu azınlık hükümeti döneminde yakalanınca, ecevit'in dsp'si 1999 genel seçimleri'nde en çok oy alan parti oldu.

DAHA FAZLA İÇERİK