2017 Nobel Edebiyat Ödülü'nün Sahibi Japon Asıllı İngiliz Yazar Kazuo Ishiguro Oldu
İsveç'teki Nobel Komitesi'nin ödüle muktedir gördüğü, daha çok filme de uyarlanan "Never Let Me Go" romanıyla tanıdığımız Ishiguro'nun edebiyat çevrelerince oldukça takdir edilen yoğun bir yazım tekniği ve zaman, bellek, hatıra gibi konulara özellikle eğilen bir meselesi var.

Nobel Komitesinin kararı bildiren tweet'i


Açıklamada kararın nedeni olarak "dünyayla olan yanıltıcı bağımızın altındaki uçurumu açık bir şekilde ortaya koyan yoğun duygusal gücü barındırması" belirtiliyor.

nagazaki kentinde doğan ishiguro, 1960 yılında ailesiyle birlikte ingiltere'ye göçmüştür. 1978 yılında kent üniversitesi'nden mezun olan yazar, east anglia üniversitesi'nde yaratıcı yazarlık üzerine yüksek lisans yapmıştır. ayrıca mezun olduktan sonra londra’da sosyal hizmetler görevlisi olarak çalışmıştır. yazar, 1989 yılında "the remains of the day" (günden kalanlar) romanıyla man booker prize ödülüne layık görülmüştür. yazarın 2005'te yazdığı never let me go (beni asla bırakma) eseri ise, time dergisi tarafından ingilizce yazılmış en iyi 100 roman listesine alınmıştır.

5 yaşında ingiltereye yerleşmiş. romanlarını ingilizce yazar. hiçbir yerde japon yazar diye geçmez, "british novelist" diye geçer. "sahte bir isim koysanız, resmimi de değiştirsiniz japon yazarlarıyla bir benzerlik kuramazsınız kitaplarımdan" diyor. yani japon kültürü ve edebiyatıyla bağlantısı zayıftır kitaplarının. japoncası da kötüdür "ailemle evde japonca konuşuruz, ama kötü bir japonca, 5 yaşındaki çocuğun japoncası".


sadece şunu yazdığı için bile nobel alması gerekirdi:

“keiko’nun içinde öldüğü manchester’daki odasını hiç görmedim. bir annenin bunun gibi düşünceleri olması belki de hastalıklı bir şey, ama intihar ettiğini öğrendiğimde aklıma gelen ilk düşünce –hatta daha şokunu yaşamadan önce- onun, o durumda, kaç gün orada kaldığıydı. kendi ailesinin içinde bile günlerce kimseye görünmeden yaşıyordu; hiç kimsenin tanımadığı yabancı bir kentte onu kısa sürede bulmaları olasılığı küçük bir umuttu. daha sonra adli tabip onun “birkaç gün” bu durumda kaldığını söylemişti. onu bulan, keiko’nun kirayı ödemeden ayrıldığını düşünerek kapıyı açan evsahibiydi.

o görüntü gözümün önünden hiç gitmiyordu –odasında günlerce kalan kızımın görüntüsü. bu imgenin dehşeti hiç azalmadı, ancak uzun zamandır hastalıklı bir duruma dönüştü; insanın tıpkı bedenindeki bir yara gibi, en rahatsız edici şeylerle bile bir yakınlık geliştirmesi olmayacak şey değildir…” (uzak tepeler)


filmini de çok sevdiğim never let me go isimli distopik romanın yazarı. bende iz bırakan eserler arasında yer almıştır bu yapıt.

2017 nobel edebiyat ödülü'nü kazanmış, çok da güzel olmuş.

haruki murakami yıllardır sıranın japon kontenjanına gelmesini beklerken bu durum ona çok büyük darbe vurdu sanırım. bi 5-10 yıl daha alamayabilir.

bu arada ishiguro'nun ingilizce yazdığını biliyorum, milletsel olarak baktım duruma şu an için.

kazuo ishiguro'nun başka romanlarına da yelken açma vakti gelmişti zaten. nobel de güzel bir vesile olacak.

Eğitim İçin Yurt Dışına Gideceklerin Kültür Şoku Yaşamaması Adına Bilmesi Gerekenler