2018 Dünya Kupası'nda Finale Çıkan Hırvatistan Buralara Hangi Yollardan Geçerek Geldi?
Dün akşam Dünya Kupası yarı finallerinde İngiltere'yi 2-1 mağlup eden Hırvatistan'ın bu başarısı tesadüf değil. Kendileri yıllardır buralara gelmeyi amaçlıyordu.
2018 Dünya Kupası'nda Finale Çıkan Hırvatistan Buralara Hangi Yollardan Geçerek Geldi?


hırvatistan milli futbol takımı, 1991'de yugoslavya'dan bağımsızlığını kazandıktan sonra yavaş yavaş avrupa ve dünya futbolunda adından söz ettirmeye başladı

ilk olarak euro 96'da çeyrek final gördüler, dünya futbolunda adından ilk söz edilişleri ise davor şuker önderliğinde fransa 98'deki üçüncülükle oldu. finalin kapısından dönen hırvatlar, artık dünya futbolunda söz sahibiydi. o jenerasyonda boksic, prosinecki ve ülkemizde teknik direktörlük yapan tudor ve bilic gibi isimler vardı.

'98 fransa turnuvasında davor suker.

daha sonraki turnuvalara çoğunlukla katılsalar da, gruplardan ötesine geçemediler, ta ki euro 2008'e kadar...

euro 2008 hırvatlar için dönüm noktasıydı. zira modric, rakitic ve mandzukic'li jenerasyonun sahneye çıktığı ilk organizasyondu ve aynı zamanda hırvat lanetinin ve loserlığının da başlangıcıydı.

turnuvaya çok iyi başlamışlar almanya'nın da yer aldığı grupta 9 puanla lider olmuşlardı. çok iyi oynamalarına ve yarı finali sonuna kadar hak etmelerine rağmen dramatik biçimde elendiler bize.

semih şentürk'ün son saniye golü hala akıllarda.

semih'in yaşattığı travmadan sonra euro 2016'ya kadar sessizliğe gömüldüler

yine çok iyi başladılar turnuvaya. ispanya'nın önünde lider oldular ve portekiz karşısında yine çok iyi oynamalarına rağmen, bir toplarının direkten döndüğü maçta uzatmalarda portekiz'e kaybettiler.

bu maçın ardından ekşi sözlük'te hırvat loserlığı olarak başlık da açmıştım nitekim bizde de yüzüp yüzüp kuyruğuna getirip sonunu getiremeyen biliç örneği vardı.


bu turnuvaya dek hırvatlarda iyi başlayıp iyi oynayıp sonra bir şekilde iyi oynadığı maçı kaybetme durumu vardı

bitirişi yapamıyorlardı bir türlü, stresi kaldıramıyorlardı, iyi oynamalarına rağmen kaybediyorlardı.

aslında bakılırsa danimarka maçında yine hortlayacaktı bu durum. uzatmalarda kaçırılan penaltı ve seri penaltılarda danimarka'nın kaçırdığı her penaltıya karşı penaltı kaçırmaları, dedim tamam bizim hırvatlar yine çok iyi oynadıkları grup aşamalarından sonra elenecekler ama öyle olmadı.

bu kez rusya maçında uzatmada öne geçtiler sonlara doğru yediler. dedim tamam yine kaybedecekler. yine kazandılar.

normal süresi 2-2 biten maçı hırvatistan penaltılarla kazanmıştı.

ve dünkü ingiltere galibiyeti. bu turnuvada hırvat loserlığı mı desem şanssızlığı mı, kırıldı ve tersine döndü, talih yüzlerine güldü.

bana kalırsa bir avrupa kupası bile kazanabilecek bir jenerasyon (modric-rakitic-perisic-mandzukic gibi isimler) yarı final bile görmeden elenecekken hak ettikleri yere finale euro 2008'den 10 sene sonra çıktılar.

modric'in de dediği gibi bu jenerasyondan çok şey bekliyordu hırvatlar ve 2008'den beri üstlerinde bir lanet vardı. ve modric önderliğinde fransa 98'deki başarının da üstüne çıktılar.

bakalım fransa 98'de kendilerini finalin eşiğinden döndüren fransa'ya karşı bu kez neler yapacaklar?

peki bu nitelikli kadro kimlerden oluşuyor?

efsane kaptan darijo srna'nın euro 2016 sonrası milli takımı bırakmasıyla dümene real madrid'in yıldızı luka modric geçti. yanında ise barcelona fc'nin yıldızlarından ivan rakitic var. kalede as monaco'nun tecrübe abidesi kalecisi danijel subasic, defansta gladyatör vedran corluka, beşiktaş'lı domagoj vida, çok eleştirilmesine rağmen 4 yıllık olympique lyonnais kariyerinin ardından 4 yıldır liverpool'un değişmez isimlerinden biri olan dejan lovren, takımın en pahalı 4. ismi olan athletico madrid'li sime vrsaljko ile napoli ve akabinde sampdoria takımlarının formasıyla 4 yıldır seria a'da ekmeğinin peşinde koşan tecrübeli ivan strinic var. inter'in kanatları ivan perisic ve marcelo brozovic de takımın çok ama çok önemli parçalarından ikisi. orta sahanın emekçilerinden fiorentina'lı milan badelj de takımın değişmezlerinden biri. real madrid'li mateo kovacic ise takımdaki en önemli genç yıldız.

luka modric.

forvette juventus'lu mario mandzukic gole en yakın isim olsa da hoffenhaim'lı andrej kramaric yakaladığı çıkışla formayı kaparsa kimse şaşırmasın. ikisinin arkasında form durumu çok iyi olmasa da milan'lı nikola kalinic gibi önemli bir tecrübe beklemekte. 4. ve 5. alternatif olarak forma şansı bekleyenlerse sezonu kiralık olarak schalke 04 ile tamamlayan juventuslu genç oyuncu marko pjaca ve almanya kupası finalinde bayern münih'e karşı attığı 2 golle kupayı eintracht frankfurt'a kazandıran ante rabic.

ivan rakitic.

bütün bunların yanında salzburg takımıyla bu sezon avusturya ligi'ndeki 4. şampiyonluğunu yaşayıp avrupa ligi'nde de yarı final görüp sezonu 54 maç (53'ü ilk 11) oynayarak muhteşem bir sezon geçiren, ilk 4 yıllık kariyerine toplam 175 resmi maç ve 7 kupa sığdıran ve geleceğin topçusu olacağını düşündüğüm 21 yaşındaki duje caleta-car ve gene gelecekte adından söz ettirecek olan bayern leverkusen'in 22 yaşındaki genç topçusu tin jedvaj da kadroda olan isimler arasında.

mario mandžukić.

görüyorsunuz kadro muhteşem

takımın as oyuncuları dünyanın en büyük kulüplerinin değişmez futbolcuları durumundalar. geri kalanları da major liglerin kalburüstü takımlarında oynayan tipler. tek eksik leblebici bir golcü. umarum mario mandzukic bayern münih günlerine geri döner de bu açığı kapatır. keşke büyük kaptan darijo srna da bu turnuvada takımının başında son kez yer alabilseydi.

2014 Dünya Kupası'nda Tanıyıp 2015'te Kaybettiğimiz Amca: Clovis Fernandes