300 Bin Nüfuslu Mütevazı Bir Ülkenin Avrupa Şampiyonası'nda Son 8'e Kalma Hikayesi
Bir mucize gerçekleşti ve dün akşam oynanan EURO 2016 2. tur karşılaşmasında İzlanda, İngiltere'yi 2-1 mağlup ederek tarihinde ilk kez katıldığı Avrupa Şampiyonası'nda çeyrek finale yükseldi.
300 Bin Nüfuslu Mütevazı Bir Ülkenin Avrupa Şampiyonası'nda Son 8'e Kalma Hikayesi

acilin beyler, 30 yillik izlanda milli futbol takımı faniyim... futbol meraklisi el kadar cocukken avrupa'dan futbol programlarinda bayernli asgeir sigurvinsson ve anderlechtli arnor gudjohnsen (evet, eidur gudjohnsen'in babasi ve evet, anderlecht o yillarda bugunku dortmund, atletico madrid ayarinda bi takimdi) sayesinde bi ilgi duymaya baslamistim bu adamlara ve bizim milli takimla ayni grupta yer aldiklari 1990 dunya kupasi elemelerinde de bize gecit vermeyip butun ulkeyi yasa bogarlarken benim biraz daha fazla sempatimi kazanmislardi...

sonra hep yillarca hayalini kurdum bu adamlarin bir buyuk turnuvada arz-i endam etmelerinin... aslinda cok curetkar bir hayaldi bu, 300 bin nufuslu bir ulke nasil gidebilirdi ki oyle bir noktaya? 2006 dunya kupasi'na concacaf'tan katilan trinidad bile 1 milyonluk bir ulkeydi ki bu adamlar bir de concacaf'ta degil uefa'da mucadele ediyordu...

o zamanlar elden gelen tek sey sensible soccer'da bu adamlari alip buyuk takimlari madara edip onun sevincini yasamakti.... 20 kusur sene sonra bir gun o oyunun gercek olabilecegini nerden bilebilirdim ki?

euro 2004'e cok yaklasmislardi ama olmadi... o elemeler bile aslinda bir ruyaydi, grup ikincisi iskocya'nin bir puan gerisinde kalmis ve playoff sansini kacirmisti izlanda...

derken birkac sene daha gecti ve daha mucizevi bir sey oldu... izlanda umit milli takimi, 2011 avrupa umitler futbol sampiyonasi'na katildi... sekiz takimin katildigi turnuvada gruptan cikamamislardi belki ama yine de bir galibiyet almislardi...

iste o turnuvadaki kadro bugunku milli takimin da iskeletini olusturuyor... zaten o kadronun birkir bjarnason, johann gudmundsson, gylfi sigurdsson, kolbeinn sigthorsson, aron gunnarsson, alfred finnbogason gibi oyunculariyla bir gun a takimlar seviyesinde ses getirmesi de bekleniyordu ama bu kadar abartacaklarini herhalde kendileri bile dusunmemisti...

2014 dunya kupasi elemelerinde bir ruyanin esigine kadar gelmislerdi aslinda... eleme gruplarini ikinci sirada bitirdiler ve playoffa kaldilar.... ne var ki hirvatistan'a 0-0 ve 0-2 ile teslim oldular... euro 2016 elemelerinde de citayi biraz daha yukselttiler ve yakindan takip ettigimiz uzere hollanda, cek cumhuriyeti, turkiye, vs demeden herkesi yenip o gruptan direkt kalifiye oldular...

bir izlanda sempatizani olarak bu kadari beni zaten tatmin etmisti... ama ilk tur grup kuralari cekildikten sonra "neden olmasin" demeden de edememistim... zira avusturya, macaristan ve portekiz'den olusan bir gruptan izlanda'nin cikmasi surpriz sayilmazdi...

nitekim cocuklar o gruptan namaglup cikti... son macin son saniyesinde avusturya onunde gelen galibiyet golu de isin kremasi olmustu...

artik ingiltere onunde hicbir beklentim yoktu... guzel mucadele etseler yeterdi...

italya-ispanya macindan hemen sonra game of thrones'un sezon finalini seyretmeye basladim... sureye bakilacak olursa izlanda-ingiltere macinin ilk 5-6 dakikasini kaciracaktim... dizi muthis bir sekilde son anlarina girmisti belki ama dayanamadim, bir yandan da telefondan trt'nin sitesine girip maci actim, bir gozum tv'de, bir gozum telefonda... ondan sonra rooney'nin penaltisi geldi, "hay benim cenabetligime" deyip telefonu firlatiyordum az kalsin...

derken hemen gol geldi... alex de souza korner atiyormuscasina tac atan buyuk kaptan gunnarsson ceza sahasini oyle bir karistirdi ki gol olmasa yazikti zaten... bunun coskusu gecmemisken bir de sigthorsson ikiyi iteledi ki is bambaska bir hal aldi...

ozellikle ikinci yarinin ortalarinda aklima kotu bir ani geldi... 1 temmuz 1990 ingiltere kamerun maçı... o ikinci tur olmasa da bir ceyrek final maciydi, italya 90'in surpriz takimi kamerun ingiltere'ye karsiydi, herkesin gonlu kamerun'dan yanaydi, 1-0 yenik duruma dusmelerine ragmen 2-1 one de gecmislerdi... ama sonra 84. dakikada ingilizler penaltidan esitligi yakalamis, uzatmalarda da bir penalti golu daha bulup turu gecmislerdi...

bu macta da o yuzden nedense hep 84. dakikaya kilitlendim... ingilizler o dakikada da golu bulamayinca acayip bir rahatlama yasadim... 90+2'ye kadar da baya rahat seyrettim maci... "olacak ulan bu is" dedim... ama o son 60 saniye ne eziyetti arkadas ya... sesli geri sayima gectim, ona ragmen bitmek bilmedi... neyse ki son dudukle birlikte havalara uctuk...

bakin arkadaslar... tarafli bir gozle bakiyor olabilirim ama su tespitimde gayet objektif ve ciddiyim: bu, futbol tarihinin en buyuk basarisidir... 300 bin nufuslu bir ulkenin avrupa sampiyonasi'nda son sekize kalmasi, 80 milyon nufuslu almanya'nin avrupa sampiyonu, 200 milyon nufuslu brezilya'nin dunya sampiyonu falan olmasindan 10 kat, 100 kat daha buyuk basaridir!

helal olsun cocuklar size be! bana omrum boyunca unutmayacagim, torunlarima bile ballandira ballandira anlatacagim bir gece yasattiginiz icin!

Maç sonu taraftarıyla bütünleşen İzlanda takımı