90'larda Satılan En Lezzetli Abur Cuburlar
Bazılarını tekrar marketlerde gördüğümüzde sevinçten çılgın attıran abur cuburlar.

Cino

çok ucuzdu ve fiyatına göre çok lezzetliydi...

param oldukça alıp yediğim enerji kaynağım , çikolata kaplamalı meyveli çubuk tatlı'm

Capri-Sun

aradan yillar gecmesine ragmen adini soylediginizde insanlarin hala reklam muzigini soyleyebildigi en basarili reklam muziklerinden birisine sahip cocuklugumun en sevilen iceceklerinden biri. safarisini cok severdim, multivitamine bayilirdim vs. gecen gun markette onlu kutusuna rastlayip direk aldim. kardesimle evde "kaaapriii, kapri saaan, kapri kapri kapri saaan" diye dolaniyoruz artik. bi de evet ise, okula vs. giderken tasinmasi en mantikli iceceklerden birisi. akma derdi yok, patlama derdi yok ve hatta kolay kolay da isinmiyor. bu kadar reklamdan sonra heralde yakinda capri sun ticaret ltd sti bana is teklifi gonderir.

Yumiyum

şüphesiz burada bir çoğumuzun küçüklüğünü beraber geçirdiği şeker, herkesin ayrı mutluluğu anısı olmuştur, benim kabusumda bir başlangıçtı. şöyle;

bir gün yumiyum almak için babamın cebinden para çalmıştım. bir kaç tane yumiyum aldim geldim eve annemle babam mutfakta bekliyor. annem aynen şöyle;

a: oğlum babanın cebinden sen mi çaldın parayı?
o: yumiyum çekti aney canım uyuyordunuz almaya gittim.
b: sen benim cebimden para çalıp yumiyum almaya utanmiyormusun?

ulan sanki hidrojen bombası aldık altı üstü yumiyum lan bebeyim daha ben. ama işte sarpa sardi babam beni abiler'e vermeye karar verdi. ulan sırf yumiyum yedim diye dinsiz imansız olduğum kanısınamı vardı ne yaptı bilmiyorum cebinden para çalıp bira alsam "babaaaa sana bira aldım" reaksiyonu; oo ne güzel aslan oğlum olurdu. ama yumiyum alınca dinsiz imansız ateist kanısına vardı. neyseki abiler maceram kısa sürdü adamlar tahammul edemediler fazla bana artık sen hafız oldun diyip yollamışlardı. ama hayat bana birşey öğretti, 8 yaşındaysanız yumiyum almak gerçekten zordu..

Tombi

90ların başında tombinin esiri olmayan kaç çocuk vardı acaba? ben maalesef ki çok küçük yaşta tombinin fıstıklı cipsinin ciddi müptelası olmuştum. evde tombi yüzünden kıyametler kopardı, annem asla yedirmek istemezdi. dahası bir gün tombiden tişort kazanmıştım. o zamanlar bu benim kişisel tarihimde çok önemli bir olay ve çok büyük bir mutluluk kaynağıydı. boyu 1.20den fazla olmayan bir çocuğun battal boy tombi tişortuyla, etekleri yerleri süpüren bir gecelik giymiş gibi dolaşması ve bunu hiçbir şekilde üzerinden çıkarmaması bu yüzdendi. çocukluğuma ait birçok fotoğrafta üzerimde olan bu tişort, muhtemelen sonradan annem tarafından yer bezi yapılmış, sonra da çöpü boylayıp, tarihin tozlu sayfalarına karışmıştı. ben de kendisini bu vesileyle anmak istedim.

Mis Puding

çocukluğumdan kalan en güzel tatlardan biri muzlu mis puding. bir pudingin bir insan evladını mutlu etmeye yetip de artacağı günlerden...kabanımın kapüşonu başımda, boynum atkıyla sımsıkı sarılmış ankara ayazında. yolda yürürken atkıyla mücadele ederek yediğim an hala aklımda. ne pudingmiş arkadaş, çocuk hafızamın çektiği fotoğrafı getirdi gözümün önüne...

Eti Portakallı Bisküvi

çok özlenilen bisküvi. küçükken ne severdim bunu. pek bisküvi yiyen bir insan değilim şu an; ama bu yeniden çıksa keşke. eti portakallı bisküvi, seni çok seviyorum ne olur geri dön. sevgilim aşkım birtanem sensiz yapamıyooom. seni çok seviyom. sevgilim nirdesiiiiğiiin?

Mabel

çoçukluğumuzun sakızı.şimdilerde az bulunur ama bulununca almadan edilemez. sonra da bir gülümseme oturtur insanın yüzüne böyle en saf çocukluktan kalma. çocukluk arkadaşıdır ayrıca*

RC Cola

coşkulu bir reklamı olan, bir zamanların kolası.

başka başka, bizler başka, rc başka
rc, rc kola
coşkularda rc dedik, rc içtik
rc başka
rc bizi, biz rc'yi seçtik, içtik
rc!..

Ülker Luna

piyasanın en iyi çikolatalarındandı. nedeni açıklanmadan, seneler önce toplatıldı.

editolsun: 'ürün yeterli talep görmediği için üretimden kaldırılmıştır.' şeklinde mail attılar. çok hüzünlüyüm.

Leblebi Tozu

bakkala gidip elimizdeki tüm parayı bakkala uzatıp "amca bununla ne olur" dediğimiz günlerde çocukça bir zevkti leblebi tozu. çocuğun tozpembe dünyasını neşelendiren bir tozdur işte. yarısı ziyan olurdu çoğu zaman. zira asıl mesele leblebi tozu yemek değil, yerken konuşabilmekti. marka yarışına başlamamış saf dimağların masum yarışıydı leblebi tozu yerken konuşabilmek. leblebi tozu, ağzı açar açmaz uçup giden tozlar gibi dağılıp giden günlerde kaldı şimdi. nostalji dükkanında, ticarî değil, nostaljik, sevimli bir eğlencedir benim gözümde hem şimdi hem o zamanlar...

Sulugöz

çocukluğumuzun sakızı. maçtan ya da oyundan dönerken terli terli ve pis ellerle alınır, bir hamlede ağza ulaştırılırdı. sonrasındaysa o enfes tat. bu tadı başka bir şeyden, örneğin bir yemekten alsak o yemekle aramızı derhal bozarız fakat bu sakızda şeytan tüyü var. arada bakıyorum, marketler hala satıyor sulugöz'den fakat çiğnemeye güç bulamıyorum artık. onun sertliğini kırdıktan sonra ağza yerleşen ekşi tat bir hatıra adeta.

Patlayan Şeker

hayatın tadı tuzu. çocukluğum. eğlencenin dibi.

aynı zamanda az önce paketini açıp tamamını ağzıma attığım, yetmezmiş gibi çalışma arkadaşlarımı da buna alet ettiğim şeker. sonra ne mi oldu? çatır çutur sesler eşliğinde gülme krizlerine girdik.

kendinizi mutlu etmenin basit ama etkili yolu. şiddetle tavsiye ederim!

Mino

lezzetli ve sevimli bir pakete sahip olan sakızdı. ben bu hemen bitmesin diye tane tane çiğnerdim. eğer arkadaşlarımda yanımdaysa tek tek sayıp kardeş payı yaparak paylaştırırdım. artık bu sakızı bulmak imkansız galiba...

Turbo Sakız

vakti zamanında geniş bir araba resmi kolleksiyonu yapmama vesile olmuş olan sakız. hatta araçları, sedan, cabrio, protatip vs gibi gruplara ayırıp bir deftere yapıştırıyordum. neden böyle bir saçmalık yapıyordum bilinmez, belki pul kolleksiyonum olmadığı için ileride eksikliğini hissetmemek adınaydı.

Eti Bumbo

akşam akşam aklıma gelmiştir. ulan bunu neden kaldırdınız allahsızlar.

yeniden yapın olm şunu, çok canım çekti. 

bebeliğimin en efsane yiyeceklerinden.