ABD Tarihindeki En Büyük İflas Vakası: Bir Zamanların Enerji Devi Enron Nasıl Battı?
Ekim 2001'de patlak veren ve Amerika'da denetim konusunda pek çok şeyin değişmesine vesile olan Enron skandalını inceliyoruz.
ABD Tarihindeki En Büyük İflas Vakası: Bir Zamanların Enerji Devi Enron Nasıl Battı?


aslında enron, oldukça inovatif bir şirket olarak yola çıkmıştı ve şirket sonradan 2 parçaya ayrılacaktı

bu iki parçadan ikincisi olan kinder morgan gayet kârlı bir şekilde işlerine devam ediyor. enron'un iflasının sırrı da burada yatıyor aslında.

öncelikle onca teknoloji şirketi varken enron neden 1990'lı yıllarda üst üste birkaç sene boyunca en inovatif şirket seçilmişti? çünkü şirket doğalgaz dağıtımında o zamana kadar denenmemiş yeni bir yöntem üzerinde çalışıyordu. o ana kadar amerika'da tüm eyaletlerde belli başlı birer doğalgaz şirketi vardı ve bu şirketler doğalgaz üretip sonra da yerel halka satıyordu. atıyorum teksas'taki doğalgaz şirketi doğalgazı teksas halkına, new york'taki şirket new york halkına, boston'daki şirket boston halkına satıyordu. her şehrin belli bir doğalgaz fiyat tarifesi vardı ve bunun dışına pek çıkılmıyordu. enron şehirler ve eyaletler arası doğalgaz hattı kurup şirketlerin diğer eyaletlere doğalgaz satabilmesinin önünü açtı ve bundan sonra bir doğalgaz borsası oluştu.


artık günün çeşitli saatlerinde, ayın çeşitli günlerinde ve yılın çeşitli aylarında doğalgaz fiyatları artıp çıkıyor, enron müşteriye en ucuz doğalgazı en kısa sürede ulaştırmaya çalışarak taşıyıcı firma rolünü üstleniyordu. yeri geliyor teksas'ta aldığı doğalgazı oregon'da satıyor, yeri geliyor new york'ta aldığını boston'da satıyordu. bu arada doğalgaz fiyatları borsadaki hisseler gibi sürekli inip çıktığı için aradaki farkı da kâr olarak sayıyordu. bugün aynısını yapan kinder morgan şirketi kârlı bir şekilde yoluna devam etmektedir.

peki enron niye battı?

şirket 5-10 yıllık kontratlar yapıp tüm kârı daha ilk yıldan gösteriyordu ve böylece kendisini 10 yıllık karı bir senede yapmış gibi sayıyordu (aziz yıldırım'ın stadın 10 yıllık isim hakkını satıp tüm parayı ilk senede yemesi gibi). artık doğalgazın bir borsası oluşmuştu ve uzun vadede fiyatları tahmin etmek imkansıza yakındı. bu yüzden enron 10 yıllık kârını tahmin ederken rakamları hep bol keseden atıyordu. üstelik şirketi doğalgaz da kesmemiş olacak ki aynı modeli elektrik, su ve internet dağıtımında da yapmaya çalıştı ama bu konularda hiçbir tecrübesi olmadığı için kâr etmesi çok zordu.

şirket zarar ediyordu ama hisselerin çakılmaması için kâr göstermek zorundaydı çünkü şirket borç alırken hisse senetlerini teminat olarak gösterip ipoteklemişti. mesela atıyorum enron hisselerinin bugünkü fiyatı 200 dolarsa ve ipotek fiyatı 175 dolarsa hisseler 175 dolara düştüğü anda enron borcunu ödemek zorunda kalacaktı. bu durumda hisselerin yukarıda tutulması çok önemliydi. şirket kârını abarttıkça abarttı ve bol keseden gösterdi. artık 10-15 yıllık projelerden gelecek kârlar daha ilk seneden gösteriliyordu. hatta hindistan'da inşa edilmeye başlayan bir elektrik santrali için 20 senelik kâr şirketin bilançosuna yazılmıştı bile ama son anda devletin şirkete verdiği izni geri çekmesi sonucu fabrika hiçbir zaman tamamlanamasa da olmayan fabrikanın 20 yıllık kârı çoktan şirketin kayıtlarına geçmişti.

şirket borcunu ödeyemeyecek duruma gelince hisseler düştü, hisseler düştükçe ipotek altındaki hisselerin teminat vadesi geldi, şirket bunları da ödeyemeyince hisseler daha da düştü ve sonunda zincirleme bir reaksiyon çıkarak hisseler bir anda sıfırlanana kadar düştü. ortada milyarlarca dolarlık zarar ve iflas eden bir şirket vardı. enron'un inovasyonunu alıp ahlaksızlığını almayan kinder morgan ise bundan en kârlı çıkan şirket oldu.

Enron'un denetçisi Arthur Andersen'in davayla ilişkisi

“enron bankayı soydu, arthur andersen kaçacakları arabayı ayarladı. senin de arabayı kullandığını söylüyorlar” dedi soruşturma komisyonlarından birinin başkanı arthur andersen’in enron denetçisine hitaben.

enron nasıl battı? enron inc. 1985’te amerika’da birkaç şirketin bir araya gelmesiyle bölgesel doğalgaz boru hattı şirketi olarak kuruldu. 1994 yılında elektrik dağıtım işine de el attı. 1995 yılından itibaren 6 yıl boyunca fortune dergisi tarafından en yenilikçi firma seçildi. 1999 yılında enron online kuruldu. 2000 yılında 110 milyar $ gelir elde etmiş enron’un hisseleri 90 dolardan işlem görüyordu. 2001 yılına gelindiğinde online olarak günlük 2,5 milyar dolar ticaret hacmine erişildi.

ancak şirketin mali tablolarında tuhaflıklar mevcuttu

dedikodular devam ediyordu ancak denetim raporlarında her şey yolunda görünen firma için kimse bir şey diyemiyordu. taa ki enron 2001 yılı 3. çeyrek için 618 milyon dolar zarar açıklayacağını ilan edene dek…

hisse fiyatları 26 dolara düştü.

22 ekim 2001’de amerika’nın ulusal finansal ve denetim otoritesi sec inceleme başlattı.

8 kasım’da enron geçmişe dönük 5 yıla ait mali tablolarını yeniden düzenlediğini ilan etti ve görünen o ki bu yıllarda kar değil zarar etmişti.

2 aralık 2001 tarihinde bir önceki sene amerika’nın en büyük 7. şirketi olan enron iflas açıkladı, hisseleri 0.26 dolarken tahtası kapandı ve birkaç ay sonra enron davası başladı.

Hisselerin hareketini buradan görebilirsiniz.

yapılan soruşturmada, denetim firması arthur andersen'in, enron'un hesaplarına ilişkin binlerce belgeyi imha ettiği ortaya çıktı. imha edilen belgeler, enron'un milyarlarca dolar borcunu gizliyordu. şirket bazı borçlarını kurmuş olduğu yan şirketlere transfer ederek gizliyordu. aynı zamanda grup firmalarına satış yapmış gibi gösterip bunları şirkete kar yazıyordu. gerçekte yaptığı ise geri alım vaadiyle satış sözleşmesi yapmaktı. (re-purchasing agreement)

açılan davada, yargıç arthur andersen'in müşterisi bulunan enron'un hesaplarına ilişkin bilgileri amerikan güvenlik ve ticaret komisyonu'ndan (sec) gizlediği, böylece adaleti yanılttığı kararına vardı.

işin gerçeği şuydu ki

şirketi denetlemesi için yılda 25 milyon dolar ödenen arthur andersen’e danışmanlık adı altında yılda 27 milyon dolar daha ödeniyordu ve arthur andersen bu para karşılığında şirketin mali tablolarında sihirbazlık yapıyordu.

bir diğer görüş ise enron'daki yolsuzluğun bir çok kişi tarafından bilinmesine rağmen ses çıkarılmadığı... bir çok siyasinin adının karıştığı yolsuzluğun faturasının arthur andersen'e kesildiği söyleniyor.

Davanın ardından andersen hakkında şu şekilde karikatürler yayınlanmıştı

"Ben mi?... Arthur Andersen ile banka denetimi işi yapıyorum!"

öyle ya da böyle davada verilen bir diğer karar da arthur andersen’in artık ticari şirketleri denetleyemeyeceği idi. böylelikle hem enron hem arthur andersen tarihin tozlu sayfalarına karıştı ve en önemlisi bu olaylar finansal raporlama ve uluslararası denetim standartlarının tamamen değişmesine sebep oldu.