Agatha Christie'nin Pera Palas Otel'deki Sırrı
Dünyanın en ünlü polisiye yazarlarından biri olan Agatha Christie'nin, ‘’Doğu Ekspresinde Cinayet’’ adlı romanını İstanbul’da kaleme alırken yaşadığı garip olay.
Agatha Christie'nin Pera Palas Otel'deki Sırrı

galata'da yoldan geçenlere bakarak, defterini çiziktirip duran bir kadın, istanbul sokakları arasında birden kayboluverir. tüm aramalara rağmen bulunamaz ama 11 gün sonra yeniden ortaya çıkıverir.

bir zamanların kapitülasyonların kalesi olarak gösterilen pera'da sabahın ilk ışıklarının alaca karanlığı yırttığı saatler. kar yağışının istanbul'u felce uğrattığı, "bir kedinin damdan dama atlarken havada donduğu" türden soğuk bir kış günü. ancak istanbul'un bu soğuğuna karşı aldırış etmeden kaldırımın bir köşesine çömelmiş ecnebi bir kadın... galata'da yoldan geçenlere bakarak, defterini çiziktirip duran bu kadın, istanbul sokakları arasında birden kaybolu verir. levanten dostları tüm aramalarına rağmen bulunamıyan kadın 11 gün sonra yeniden ortaya çıkar. ve bu kayboluş hikayesi ise yıllar sonra filmlere konu olur. dünyaca ünlü medyumlar kehanetlerde bulunurlar ama nafile.... kayboluşun sırrı istanbul sokaklarından bir türlü koparılamaz.

bu kadın dünyaca ünlü polis ve gerilim romanları yazarı agatha christie'dir. christie 1926 ile 1932 yılları arasında pera palas oteli'nin loş bir odasında orient express'de cinayet (doğu ekspresi'nde cinayet) romanı kaleme aldı. otelin 411 no'lu odasında ortaya çıkan ve tüm dünyanın kanını donduran roman ise okurlarının kısa sürede kitaplığında yerini alır.

warner brothers şirketinin, agatha christie'nin hayatını konu alan filminde, yazarın hayatındaki 11 günlük kayıp devreyi anlatan kısmı bir çok eleştirmene hayali olarak bulunmuştu. bu olayın üzerine warner brothers film şirketi, amerika'da ünlü medyum tamara rand'e başvurmuş ve bu ünlü medyum tarafından düzenlenen bir ruh çağırma seansında agatha christie'nin ruhu çağrılmıştı (!). medyumun iddiasına göre agatha christie'nin ruhu, hayatındaki 11 günlük bir kayıp devreye ışık tutacak anahtarın, istanbul'da pera palas otelinde 411 no'lu odada bulunduğunu iddia etmişti.

bunun üzerine warner brothers temsilcileri, yerli ve yabancı gazete temsilcileri, 7 mart 1979 günü pera palas'a gelerek 17.00'de 411 no'lu oda da buluşurlar. 10 dakika sonra los angeles ile telefon bağlantısı kurulur ve medyum tamara rand'ın direktifleri ile odanın yer döşemeleri sökülerek, kapının dip tarafında duvar içerisinde 8 santimetre boyunda paslı bir anahtar bulunur. bu durum üzerine warner brothers temsilcileri sevinç çığlıkları atarak telefonla amerika'ya anahtarın bulunduğunu müjdelediler. bu ara pera palas oteli yönetim kurulu başkanı hasan süzer anahtara el koyarak anahtarı vermek için 2 milyon dolar ister. buna ilaveten olarak süzer, film şirketince yapılacak filmin türk televizyonunda ücretsiz olarak verilmesini ve yapılacak filmden yüzde 15 oranında kar payı istemesi şirket yetkililerin tepkilerine neden olur ve film böylece hayata geçirilemez.

konu, önemi nedeni ile yerli ve yabancı basında konuya geniş şekilde yer alır ve özellikle yabancı televizyonların bir numaralı gündemini oluşturur. film şirketi yetkilileri ise tamara rad'a bir kez daha başvurarak yeni bir ruh çağırma seansı düzenletirilir. bu sesansta tamara rand, agatha christie'nin ruhuna meşhur "hatıra defterinin" nerede olduğu sorulur ve "anahtarı avucunuzun içine almadan defterin nerede olduğunu söyliyemem..." cevabını alırlar.

şirket ise hasan süzer'e mektupla başvurarak anahtarın tek başına bir mana ifade ederek anahtarı los angeles'e göndermelerini isterler. süzer ise anahtarı amerika'ya göndermesinin sakıncalı olduğunu bilirterek tamara rand'ı istanbul'a devet ederek anahtarı burada teslim edebileceğini söyler. warner brothers yetkilileri prensip olarak istanbul'a gelmeyi kabul ederek yeni bir anlaşmazlık doğmaması için ilginç bir teklif yaparlar."

DAHA FAZLA İÇERİK