Aramızdan Ayrılışının 4. Yılında Eskişehirli Bir Hemşehrisinin Gözünden Ali İsmail Korkmaz
Gezi Parkı direnişi sırasında Eskişehir'de uğradığı hain bir saldırı sonucu katledilen Ali İsmail Korkmaz'la ilgili Sözlük yazarı ''eses taraftari porsuk canavari'', okurken duygulanacağınız bir yazı yazmış.
Aramızdan Ayrılışının 4. Yılında Eskişehirli Bir Hemşehrisinin Gözünden Ali İsmail Korkmaz
Entry'nin yazıldığı tarih: 02.06.2015 -22.07


tam iki yıl önce bu saatlerde, eskişehir'deki üniversite caddesinde.

"hükümet, istifaaaaaa"

kızgındık, umutsuzduk, kaygılıydık.
buhranlıklarımızın, ruhani yalnızlığımızın, kişisel çöküntümüzün oluşmasına neden olan.
bize hala acımadan balyoz darbelerini indiren adalet ve kalkınma partisine, bu ülkenin o zamanlar başbakanı olan, günümüzün cumhurbaşbakanına artık yeter diyorduk.
istediğimiz sadece özgürlüktü, adaletti, insanlıktı.
sadece gülmek, mutlu olmak istiyorduk biz.
ama bu ülkede uzun zamandır gülemez olmuştuk.


isyanımız işte bunaydı, bizler sadece mutluluk arayan çocuklardık, sonra aramıza ruhu hala çocuk olan teyzelerimiz ve amcalarımız katıldı.
daha gür bağırdık, daha boğazımız patlarcasına.
ama bunu sindiremediler kardeşim, saldırdılar hiç acimadan mutluluk isteyen biz çocuklara, sevilmek ve sevmek isteyen biz ruhu temiz çocuklara.
ağlıyorduk, gözümüze soğan değil biber gazı kaçmıştı.
çocukken selam verdiğimiz polisler bize acımadan saldırıyordu, attıkları gaz bombaları ile gözlerimizi çıkarıyorlardı.

işte isyanımız bunaydı, tıpkı senin isyanın gibi kardeşim.
hala o sokaktan geçmiyorum, bir kaç kez uzaktan bakmışlığım var sadece.
o sokağa baktığımda senin gülüşünü görüyorum, sevip de açılamadığın hande'yi
hangimiz sevmedik zaten, deli gibi.
o zamanlar ben de aşıktım senin gibi, deli gibi.


"hele bir iyileşsin, eses-fener maçına götüreceğim" diye yemin etmiştim, arkadaş olacaktık.
bırakmayacaktım peşini hiç, akşamları buluşup sohbet edecektik.
bu hayalimi de aldılar elimden ölüm kusan resmi kıyafetliler.

bugün eskişehir'e abin ve baban geldi, yüzlerindeki gülüş o kadar güzeldi ki.
o güleç yüzleri ile "nasılsın iyi misin" demeleri yok mu ?
çünkü yalnız değillerdi, artık etraflarında bir sürü ali ismail vardı, hepimiz evladı olmuştuk o güzel ailenin.
ama hala ailene konuşurken çekiniyorum, yüzlerine bakamıyorum.
hala sorarım kendime "acaba seni kurtarabilecek bir şey yapabilir miydim" diye.
bazen düşünürüm, elimde bir silah olsaydı eğer havaya ateş açar ve dikkatlerinin dağılmasını sağlardım.
ya da "kaçııın çapulcular geliyooor" diye sahte bir yalan söyleyip paniklemelerini sağlayabilirdim.
niye aklıma gelmedi diye hala sorarım kendime.


hala aklımdasın kardeşim.

biliyor musun ismail saymaz seni yazdı, pink floyd'un konserinde resmin yayınlansa sevinçten ağlardın ya
işte biz de o kitabı okudukça boğazımız düğümleniyor.
bugün imza günü ve söyleşisi vardı ismail abinin, katılımcı konuklar seni anlatırken durulduk.
gözlerimiz doldu.
ismail abi ise bizleri öyle bir güldürdü ki seni de gülerek andık, tebessüm ettik.
böyle güzel bir insanın elinde dile geldin kardeşim.
böyle onurlu insanlar var yanında, hala "kral çıplak" diyenler var.

ha bu arada şampiyon olamadı fenerbahçe, şu an yaşasaydın ne kızdırırdım seni.

"neee 2-2 mi, 2-2 mi" der, ardından da gönlünü alırdım.

neyse canım kızma, seneye şampiyon olursanız dördüncü yıldızı alır durumu eşitlersiniz galatasaray ile.


orada, o sokakta.
darp edilen, küfür edilen kim varsa.
affınıza sığınız, ellerinizden öperim.

artık ölümden korkmuyorum.
tanık olduğum ilk zamanlarda sokakta yürürken dakikada bir arkamı kollardım.
ama artık "alayınız gelsin ulan" diyorum, korkmuyorum.
bana cesaret aşıladın, beni bambaşka biri yaptın.

dahası matematik denen illetten korkan beni bile matematik hastası yaptın.

sen hepimizi değiştirdin.
bu ülke seninle güzelleşecek canım kardeşim.
gülüşün ile.

şu an saat 22.07, iki sene önce henüz sen meydanda isyan ederken.
henüz o sokağa gelmemişken...