Aziz Yıldırım'ın Ses Çıkardığı Futbolda Yayın İhalesi Konusunun Madde Madde Özeti
Son günlerde Türk futbolunun gündeminde ilk sırada yayın ihalesi konusundaki anlaşmazlık yer alıyor. Dün akşam da bu konu Aziz Yıldırım'ın, NTV Spor'da Göksel Gümüşdağ'ın olduğu programa bağlanmasıyla zirve noktasına ulaştı. Bu konunun net bir özetini Sözlük yazarı ''daenerys targaryen in askerleriyiz'' aktarmış.
Aziz Yıldırım'ın Ses Çıkardığı Futbolda Yayın İhalesi Konusunun Madde Madde Özeti


olay anladığım kadarıyla şöyle;

- 2017-2018'den başlamak üzere 5 yıllığına yayın ihalesi yapılıyor ve yıllık 500 milyon dolara satılıyor.

- şartnameyi hazırlayan kişiler, şartnameyi kulüpler lehine değil, yayıncı kuruluş olacak kişi yararına hazırlıyor ve dolar kurunu şartnamenin açıklandığı günkü kura sabitliyor. dolar o gün 3,26 tl.

- yayın ihalesi yapıldığı gün dolar 3,36 tl oluyor.

- ancak yayın ihalesini kazanan kuruluş yayınlarına 1 haziran 2017'den itibaren başlayacak, yani anlaşmanın yürürlüğe gireceği tarih 1 haziran 2017 ve 1 haziran 2017'ye doğru ,dolar kuru bugünlerde 3,78 ile 3,90 arasında gidip geliyor. 1 haziran 2017'de 4 lirayı geçme ihtimali var.

- bu noktada ihaleyi tff ile birlikte düzenleyen kulüpler birliği başkanı, kendi hazırladığı ihale şartnamesine göre 1 haziran 2017'de başlayacak yeni yayın dönemine dair dolar kurunun sabitleneceğini ve bu dolar kurunun 3,26 tl olacağını söylüyor.

ancak bunu yaparken çok acayip bir şey daha yapıyor ve kulüplerden feragatname istiyor. buna göre, kulüpler ileride sabitlenen dolar kurunun ihale günü 3,36 olan dolar kuru yerine, şartname günü dolar kuru olan 3,26 liralık dolar kurunu kabul ettiklerini ve ileride bu farka dair yayıncı kuruluşa dava açmayacaklarına, hak aramayacaklarına dair taahhütname istiyor.

- fenerbahçe dışında 17 kulüp bu taahhütnameyi imzalayıp veriyor.

bu noktada şu söyleniyor, 3,26 ile 3,36 arasındaki farktan kaynaklanan kulüpler aleyhine zarar 37-38 milyon lira kadar.

- fenerbahçe çıkıyor ve bu şartname neden böyle hazırlandı diyor, bana şartnameyi gönderin diyor, benden imza istiyorsunuz ama ben şartnamenin içeriğini bilmiyorum, madem şartnameye uygun davrandım diyorsun, o halde neden benden ileride hak aramayacağıma dair imza istiyorsun diyor... bana şartnameyi gönder, hakkım neyse onu isteyeceğim, ancak şartnameye uygun hareket etmezsen hakkımı ararım diyor.

fenerbahçe resmi yazıyla şartnameyi istemesine rağmen şu ana kadar kendisine gönderilmemiş. kulüpler birliği başkanı "bilgilendirdik" diyor. bu işler bilgilendirmekle olmaz, şartname gizli değil, ancak anlaşıldığı kadarıyla ihalenin ortağı kulüplerden saklanıyor.

-----------------

3,26 ile 3,36 tl'lik dolar kuru farkı sadece 10 kuruş ve 10 kuruştan gelen fark kulüpler birliği başkanına göre 38 milyon lira, bugün 3,26 ile 3,86 arasında 60 kuruş fark var. 38 x 6 = zarar şimdiden 228 milyon lira.

1 haziran 2017'de dolar 4 lira, 5 lira olursa, -ki türkiye'nin siyasi durumu ortada- zararın 300 ile 660 milyon lira arasında rakamlara çıkma ihtimali var. buna sadece 1 haziran'dan sonraki tek bir sezon için geçerli olarak bakabiliriz.

ihalenin süresi 5 yıl. doların 5 yıl içinde nerelere gideceğini düşün, ihale şartlarında tefe-tüfe artışı var. ki o da sabit kur üzerinden.

5 yıl için kulüplerin zararı, 1,5 milyar ile 3,3 milyar lira arası olabilecek.

dolar kurunun 5 yıl içindeki hareketine göre zarar hesapları yukarıya doğru artar.

- bu "haklardan vazgeçmeye yönelik imza" konusunda yapılan baskı ve diğer kulüplerin imzaladığı noktada fenerbahçe'nin imzalaması önemli.

diğer kulüpler yine "birilerini kızdırmamak için" emredileni yapmış görünüyor. burada fenerbahçe'nin direnişi diğer kulüpleri de, aynen 3 temmuz'daki direnişinde olduğu gibi kurtaracak. diğerleri yine köşeye çekilmiş, fenerbahçe mücadele etsin bakalım diye bekliyor.

bu noktada ismi "kulüpler birliği başkanı" olan adam, dolar trilyoneri "katarlıları korumak lazım" diyor.

ülkede katarlılara yapılan kıyaklar ortada. kulüplerin menfaatini düşünmekle yükümlü adam dolar trilyoneri katarlıları koruyor.

- kulüpler futbolcularla yaptıkları anlaşmaları dolar ya da euro üzerinden yapıyor ve anlaşmalarda kur sabitleme diye bir şey yok.

konu türk futbolunun geleceği açısından önemli.

aziz yıldırım'dan nefret eden birisi olarak, bu konuyu aziz yıldırım dillendirdiği ve itiraz ettiği için kamuoyundan destek görmeyeceğini biliyorum.

ama olay ortada. eğer ihale şartnameye uygun yapıldıysa, -ki şartnamenin kulüplerin lehine yapılmadığı ortada- mahkemede hak aramayacağına dair imza istemek açık ihlalin göstergesi.

-------------

sonuç olarak 5 yıllık ihale yapılmış, dolar kuru 3,26'dan sabitlenmiş, tefe-tüfe artışı konmuş, ki reel enflasyon belki de üç haneli rakamlardayken, ülkede enflasyon artık pinpon topuna gelen zamma göre yapıldığından sürekli yüzde 6, yüzde 7 çıkıp duruyor.

ihale dolar üzerinden yapıldıysa dolar trilyoneri adamların bu rakamları ödemesinde bir zorluk yaşanmayacakken, "kulüpler birliği" başkanının, kulüplerin haklarından feragat etmesini istemesini anlamak mümkün değil.

dolar 5 yıl sonra 10 lira da olur, 20 lira da... bu şartnameye ve kur sabitleme olayına göre, kulüpler gelecekte dolar ve euro üzerinden yaptıkları sözleşme giderlerini ödeyemez ve 500 milyon dolarlık ihale pastası 5 yıl içinde eriyip gider. kulüplerin gelirleri azalır ve kulüpler batar.

DAHA FAZLA İÇERİK