Balık Yemenin En Lezzetli Adreslerinden Biri Nasıl Ankara Olur?
Denize kıyısı olmayan bir şehir nasıl olur da Türkiye'de yenilecek en lezzetli balıklara sahip şehirlerden biri olur diyorsanız sizi böyle alalım.
Balık Yemenin En Lezzetli Adreslerinden Biri Nasıl Ankara Olur?
iStock


türkiye'de en taze balığın ankara'da bulunması gibi bir iddia içerisine girmek üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede kuşkusuz abesle iştigal olacaktır. türkiye'de ankara'dakinden daha taze balık anlayan tarafından sahil kentlerinde kolayca bulunur. fakatında ankara'da her tarafta bulunabilecek balık, türkiye'de -kıyı kentleri dahil- birçok ildeki balık hallerinde bulunan balıktan daha tazedir, ya da aynı tazeliktedir. 

nasıl mı? bir örnek vereyim hemen

olayın geçtiği yer türkiye'nin balık ihtiyacının hayvani bölümünü karşılayan samsun'dur. 3 kilo palamut satın alınacak(ucuz ve taze olduğundan) ve dondurulup -balık fiyatına hiç bakılmamış olan- ankara'ya getirilecektir. balık halinde tanıdık olan balıkçıya durum anlatılır ve güzel bir strafor balık kolisi istenir. balıkçı bir yandan balıkları paketlerken, diğer yandan balığı nereye götüreceğimizi sorar. cevap olarak ankara'yı alınca enteresan bir sırıtış kaplar yüzünü. aynen şöyle der: abi sen naptın ya? ankara'dan alsan daha taze alırsın!.. nasıl yani moduna geçmiş bizlerin yüzündeki afal ifadesini görmesiyle izahate girişmesi bir olur: 

abi şimdi sabah beş buçukta tekneler gelir. balıklar boşaltılır ve ilk olarak donduruculu tırlara yüklenip ankara'ya gider. orda ankara'nın malı indirilip daha iç taraflara dağıtım devam eder. anakara'dan daha yakın yerlere sonradan ufak kamyonlar kalkar. onların da yüklenmesi bitince balık bize dağıtılır. bize gelen balığı hemen tezgaha koymayız. biz de balığın bir kısmını akşama taze kalması için dondurup öyle saklarız. ertesi gün de önce akşamdan kalan donmuş balıkları satarız. o sırada yeni balık gelir, onları tezgaha dizeriz, akşama doğru o günün donmuşlarını çıkarıp çözülmeye bırakırız, akşam olunca da onları koyarız. yani senin anlayacağın şu anda bu haldeki tezgahlardaki balıkların tamamı dünün balığıdır. (saatine bakar) bak bir-iki saat sonra ankara'ya bu sabahın balığı iner, bizdekinden daha tazedir. hem oraya kırk yerden balık geldiği için orda fiyatlar da düşüktür. 

"madem sen ankara'ya gidicen, al bugünkilerden koyuyorum sana der" ve tezgah altından başka bir kasa çıkarır. çıkardığı kasadaki balığın tezgahta durandan daha taze olduğu her halinden bellidir. balıkçının enteresan ve gayet mantıklı açıklamasının sonunda o kadar dil döktükten ve taze balıktan verdikten sonra ondan almamazlık edilemez ve adedi 3 liradan 3 kilo palamut alınır. dondurulur ve akşamki otobüsle ankara'ya dönülür.

ertesi gün ankara'da ulus hali yakınında akla samsun'daki diyalog ve alınan balıklar gelir. halden içeri dalındığında balığın gerçekten taze olduğu görülür ve fiyatına bakılır. 4 tanesi 5 lira yazısını görünce bünye bok gibi olur. eve gelindiğinde dolaptan çıkan balığa bakılır, gözler matlaşmış, solungaçlar solmuştur. dehşetle balıkçının sözleri doğrulanmıştır.

yıllarca yazları kumla gibi bir sahil kasabasında geçirip ankara'ya dönüldüğünde o taze balığı bulmamak(özellikle balığı bizzat tutunca) bizi sahil kentlerinde daha taze balık bulunacağı gibi bir yanılgıya düşürmüştür. halbuki gemlikteki şahane balık bursa'da bile bulunmaz. bursa'nın balığı çok büyük oranda çanakkale'den sağlanır. aynen istanbul'un balığının da çanakkale ve samsun'dan sağlandığı gibi... sahil kasabalarında civarda tutulan balık derhal tezgaha konur ve şahane taze olur. olay sonrasında yapılan araştırmayla fark edilir ki kentlerde durum böyle değildir. pahalıya taze balık satan yerler de mevcuttur fakat özellikle sabah saatlerinde pazar tezgahlarında bulunan balıklar önceki günün balığıdır. ankara'da ise balık günlüktür. önceki günden kalma balığın da satıldığı yerler vardır muhakkat fakat pek sık rastlanmaz ve bu durum yarı yarıya düşen fiyatla hemen anlaşılır. öğleye doğru akdeniz, karadeniz, marmara ve ege'den sabah yüklenen balıklar açılmış ve dağıtılmış olur. sonuç itibarıyla ankara'da bulunan balık türkiye'nin en tazesi olmasa bile en tazelerinden biridir. tabii ki bir kıyı kasabasında bulunan balık hiçbir yerdekiyle kıyaslanmaz. ayrıca ankara'dan daha taze balığın her zaman bulunabileceği diğer yerler ordu, giresun, trabzon, rize ve artvin'dir. bu şehirler ulaşımın güçlüğü ve uzak olmaları sebebiyle dışarıya pek balık yollamazlar. aynı şekilde dışarıdan çok balık gelmediği için de çeşit olarak hamsi, palamut, tirsi, mezgit dışında balıklar pek bulunmaz. ama bulunanlar tazelik konusunda aşmış olur. trabzon'da sabah saatlerinde hamsiye yapılan "kılıç gibi" ya da "kurşun gibi" yakıştırmaları yetersiz gelir. yani ankara'nın balığı "en taze" değildir hiçbir zaman. ama rahatlıkla en tazelerinden biridir.

aynı şekilde ankara'nın midyesi de türkiye'nin en iyi midyelerinden biridir. türkiye'nin en iyi midyesi tartışmasız izmir'in kum midyesidir ve ankara'nın tüm midyesi izmir'den sağlanır.

kısaca "ankara'nın balığı muhteşemdir! gidip balığınızı ankara'dan alın!" denemez fakat ankara'daki balığın taze olmadığını söyleyene de rahatlıkla "hadi lan ordan" denebilir.

Diğerlerine Kıyasla Türklerin İngilizce Konusundaki Endişesi Yersiz mi?