Başkasına Danışarak Karar Verme Konusunda Tiryakilik Boyutu: Bağımlı Kişilik Bozukluğu
Hayatta vereceği her karar için kendisine ortak biri arayışında olan bu tip insanlar bazen sırf bu yüzden çok yanlış tercihler yapabilirler. Bağımlılık boyutunda ilişkileri olan bu kişilerin yaşadıkları bu durum aslında birçok tehlikenin de tetikleyicisi olabilirmiş, inceleyelim.
Başkasına Danışarak Karar Verme Konusunda Tiryakilik Boyutu: Bağımlı Kişilik Bozukluğu
iStock


bu kişiler yaşamın önemli alanlarında sorumluluk almayan, ihtiyaçları diğerlerine bağımlı, yalnız kaldıklarında rahatsız olan kişilerdir. freud'a göre oral-bağımlı kişiliktir.

tüm kişilik bozuklukları içinde %2,5 oranında görülür. kadınlarda daha sıktır. çocukluğunda kronik hastalığı olan kişiler daha yatkındır. bu kişiler görüşme sırasında uysal, sorulara yanıt verme çabası ve rehberlik arayışı içinde olan kişilerdir.

genç erişkinlik döneminde başlayan,uysal ve yapışkan davranışa ve ayrılma korkusuna yol açacak biçimde kendisine bakılma gereksiminin aşırı olduğu kişilerdir.


tanı ölçütleri

başkalarının öğüt ve destekleriyle karar verirler; yaşamlarında sorumluluk almak için başkalarına gereksinim duyarlar; kabul göremeyeceği korkusuyla, başkalarıyla aynı görüşü paylaşmakta zorluk çekerler; kendi başına iş yapma zorluğu vardır. kendine güven yoktur; başkalarının bakım ve desteği için hoş olmayan şeyleri bile yaparlar; tek başına kaldığında kendini rahatsız ve çaresiz hissederler; yakın bir ilişki sonlandığında,başka bir ilişki arayışı içine girerler; kendi kendine bakma durumunda bırakılacağı korkuları üzerine gerçekçi olmayan bir biçimde kafa yorarlar. bu kişilerde pasif ve bağımlı durum kalıcıdır. sürekli bağlanacağı kişiler ararlar. 


ayırıcı tanı

bağımlılık pek çok psikiyatrik bozuklukla beraber görülebileceği gibi histrionik ve borderline kişilik bozukluğunda önde gelen faktördür. bağımlı kişilik bozukluğunda, bağımlı olduğu kişiye karşı uzun süreli ilişki vardır. bağımlılık davranışı agorafobi durumlarında da olabilir ama bu hastalarda panik ve anksiyete durumu da vardır. bu kişiler mesleki fonksiyonları bozulma eğiliminde, sosyal ilişkileri sınırlı kişilerdir. bağımlı oldukları kişilerden ayrılınca major depresyon görülme riski vardır. 

psikoterapide, terapistin desteği ile daha az bağımlı ve daha aktif olabilirler. farmakoterapide anksiyolitikler, benzodiazepinler, serotonerjik ajanlar, antideprasanlar, seperasyon anksiyetesi için tofranil kullanılabilir.

görülen lüzum üzerine ek not: her kim ki bu bilgileri okuya, sakın ola kendine ya da başkasına tanı koymaya kalkışmaya. bu özelliklerden bir ya da birkaçını kendinizde başkasında buluyor olabilirsiniz, mümkündür. bu kişilik bozukluğunuz olduğu anlamına gelmez. genelde kişilik özelliği düzeyinde kalır. kişilik özelliği düzeyinde kalması da klinik olarak sorun teşkil etmez.