Basketbol Sevmeyenlerin Bile Zerre Sıkılmadan İzleyebildiği Program: NBA Stüdyo
Murat Kosova, Murat Murathanoğlu ve Kaan Kural üçlüsünün başta NBA olmak üzere basketbol hakkında neredeyse her şeyi konuştukları, televizyonun gürültüsü içinde ferah bir nefes alma olanağı sağlayan NBA Stüdyo'yu şöyle bir hatırlamak güzel olur.
Basketbol Sevmeyenlerin Bile Zerre Sıkılmadan İzleyebildiği Program: NBA Stüdyo

birden bire aklıma gelen, hüzünlendiren efsane spor programıdır nba stüdyo. ntv grubunun spora gerçekten değer verdiği, hafta sonu spor kuşağının olduğu, murat kosova'nın "işte premier league bu" diye haykırdığı yılların programıdır...

haftanın en iyi 10 hareketinde iverson'ların, kobe'lerin, vince carter'ların birbirinden enfes hareketlerinin değerlendirildiği, kaan kural'ın heyecanlı heyecanlı yorumlar yaptığı, ödüllü soruların olduğu, programın sonlarında "hafta sonu yayınlanacak maç programı"'nın bildirildiği programdı...

en sevmediğim yanı kısa sürmesi, futbol programları kadar süre ayrılmamasıydı... murat kosova ve kaan kural'ın ikisinin olduğu programlar efsaneydi... daha sonra murat murathanoğlu da kadroya katıldı amma ve lakin kaan kural'a sürekli muhalefet olması ve "ben daha çok bilgiliyim" mesajı vermeye çalışması yüzünden eski tadı kalmadı. sonra da yayından kaldırıldı gitti...

zaten ondan sonra hiç bir şey eskisi gibi olmadı... ne memleket, ne spor dünyası, ne de dünyamız... ve korkarım ki zaman geçtikçe bu yılları arar olacağız...


programın en tatlı estantanelerinden biri de kuşkusuz henüz şebnem kosova sadece şebnem iken murat kosova'nın kendisine her fırsatta son derece naif bir şekilde yürümesi, her diyalogda konuyu "haftaiçi şebnem'le de konuştuk" minvalindeki girizgahlarla kaan kural'a açmasıydı.

sonra evlendiler, o dönemin t-mac ya da iverson hayranı ergenleri olarak hiç görmesek de şebnem kosova'yı da -nedendir bilinmez- benimsedik, sevdik. yanılmıyorsam bir kız çocuklarının olacağının haberini de yine bu program sırasında aldık ekranlardan. murat murathanoğlu, çocuk illinois'da doğsun diye diretmiş midir bilemem.

zaten o dönem ntv'nin spor servisinde çalışan herkesi yine enteresan bir biçimde sever, ama nedenini bilmezdim. biraz büyüyünce idrakine vardım. o dönemin genç kuşak ntv spor servisi spikerlerinin hemen hemen hepsinin kenan onuk tedrisatından geçmesiymiş sebebi. hazır yeri gelmişken o dönemin ergenlerinde iyi kötü bir spor kültürünün oluşmasında yaptıkları azımsanamayacak katkılarından ötürü kenan onuk ve cüneyt koryürek'e rahmet diler, güzeller güzeli marion jones ve at hırsızı kılıklı abimiz hicam el geruj'a teşekkür ederim.

aradım da bulamadım, hiç bahsedilmemiş ama program ocak 2007'de daha o zamanlar san antonio spurs'te r.c. buford'ın asistanı olan sam presti'yi konuk etmişti. bu olay, türkiye'de bir basketbol programının o zamanlar çıkabileceği peak (en üst) seviyeydi.

sam presti o aralar çeşitli nba takımlarının gm pozisyonu için teklifler alan, spurs formasyonundan geçmiş parlak bir yönetici adayıydı. programa gelmesi büyük olaydı, zaten hido'nun spurs sezonundan bağlantısı ile binbir uğraşla geldiğini tahmin edebiliyordum. adamı kanlı canlı izleyip takımların saha dışında business (finans, iş) kısmını, kurguyu dile getirişini keyifle dinlemiştim.

o program sonrası kıt ingilizcemle salary cap nedir diye araştırdığımı hatırlarım... ufuk açmıştı adam bende. emeği geçenlerin nba severler için böyle buyuk bir olayı yaşattıklarından dolayı kalplerde yeri ayrıdır.

sam presti'de tam 5 ay sonra seattle supersonics gm (genel menajer) pozisyonuna başladı. 1 sene içinde takımı oklahoma'ya taşıdı ve oklahoma city thunder'ı kurdu felan. business tarafı dedik ya, o yıllardaki yüksek draft haklarıyla kevin durant, russell westbrook, james harden, serge ibaka'yı felan drafttan seçip günümüzde hala kafaya oynayan...

hey gidi günler.

Ekip, Kobe Bryant'ın 81 Sayısını Konuşurken


program öncesi anketleriyle hafızalara kazınmış program. nba'i her gece açıp izleyen biri değilim, anca play-off'larda düzenli olarak izliyorum o da eğer ertesi gün önemli bir işim falan yoksa. ama takip etmeyi seviyorum, haberlerine bakıyorum, kim ne yapmış ne etmiş öğrenmeyi seviyorum. bu bilgilerin hepsini, kaan kural'ın her hafta değişik değişik nba takımlarının t-shirt'lerini giyip anlatmasını daha çok seviyordum. aynı ekip olarak dönse negzel olur.

tv8'in nba yayın haklarını satın alması ile birlikte tekrar canlanmasını umduğum efsane program. murat kosova yönetiminde kaan kural ve murat murathanoğlu'nun takımlar, maçlar, yıldız oyuncular ile ilgili eğlenceli yorumlarını dinlemek gerçekten çok iyiydi. cuma gününü olduğundan daha da güzel kılan, mutluluk verici anlardı. özellikle programın beyaz tahtada sunulan inenler ve çıkanlar bölümü oldukça keyifliydi.

hala bilmeyen kaldıysa diye söylüyorum, şimdilerde bu programın yerini fazlasıyla dolduran potacast var.

bilmeyen kaldıysa dedim çünkü ben de güya nba'yi çok takip eden bir insan olarak bu güzide programın varlığını daha geçen sezonun sonunda öğrendim.

reklam yok, süre sınırlaması yok, televizyonda saatini kaçırma derdi yok. ne zaman vaktin olursa aç ses kaydını dinle. üstelik ilgilenenler için türkiye ve avrupa basketbolu da konuşuluyor. sadece nba kısmı bile nba stüdyo programlarından daha uzun sürüyor.

bulunmaz bir nimet. bu vesileyle kaan kural ve orkun çolakoğlu reyizlere bir kez daha teşekkür edeyim. murat (kosova + murathanoğlu) sizler de kalbimizdesiniz.

Potacast'i doya doya dinlemek için

http://www.yazihaneden.com/koseler/potacast/