"Batan Gemide Hiç Feminist Yok" Deyimine Bir Sözlük Yazarından Gerçeklerle Konuşan Bir Cevap
Batan gemilerde, teröristlerin rehin alma durumlarında ya da bir yangın durumunda kullanılmasına alıştığımız "önce kadınlar ve çocuklar" deyimine Sözlük yazarı "immanuel tolstoyevski", günümüz kadın-erkek sorunlarını ele alarak cevap vermiş.
"Batan Gemide Hiç Feminist Yok" Deyimine Bir Sözlük Yazarından Gerçeklerle Konuşan Bir Cevap
Titanic (1999)


sözlük yazarlarınınki kadar olmasın, her erkek gibi benim de hayatım aksiyonla dolu

part-time yangından bebek kurtarır, part-time dağda terörist avlarım. ayda bir patron haftasonları "rica eder", kömür madenine inerim. iş gezilerinde genelde rehine olarak somali'ye filan gönderilir, ben de bir iki gün izin kullanıp haftasonunu da bağlarım ki bunu dolu dolu tecrübe edeyim.

ne zaman yıllık iznime çıksam, bulunduğum tatil gemisi batar. kendi ciğerlerimle şişirdiğim botlara üçer beşer kadınlar doluşurken, ben kırık bir tahtaya tutunur, suyun içindeki ayaklarımla köpekbalıklarını tekmelerim.

her erkeğin hayatı budur. rakamlar ortada: "harvard'lı bir kadın"ın araştırmasına göre ortalama bir erkek emekliliğine kadar karısının onuru için 75 düelloya, kaçırılan kızının peşinden 5 taken devam filmine, kayınvalidesi başının etini yemesin diye 10 denizaltı kurtarma operasyonuna katılır (tabii ki tüpsüz, tüm oksijen tüpleri kadınlara dağıtılmıştır).

oysa bir kadın taş çatlasa kaç gün yaptığı işin hakkını alamıyor ki? 

kaç tanesi bir terfide es geçilebilir ki? 

kaçından tam gün çalışmanın üstüne ev işlerine orantısız katkı yapması bekleniyor ki? 

kaç tanesi korkusundan ve imkansızlıktan boşanamıyor ki? 

kaç ülkenin meclislerinde, anayasa mahkemelerinde, yönetim kurullarında %50'nin altında temsil ediliyorlar ki?

bu yalancı mağduriyetlerle güldürmeyin beni. yani hakkaten güldürmeyin, zira birazdan yakuza'nın elinden bir grup seks kölesi kurtaracağım (kadınlar tabii, tembel olmasalar kendileri kurtulurlardı), elimdeki patlayıcıları gülmekten düşürürsem fena olur.

ciddi notlar

world economic forum'un senelik raporu: ortalama full-time çalışan kadının kazancı $11k, erkeğinki $20k.

aauw.org: en ilginç bulduğum bilgi, eğitim seviyesinin artmasının ücret farkını kapamaması. 

oecd: türkiye en fazla farkın olduğu yerlerden.

ekstra

- gençlerin cinsiyete göre kazanç farkı, yaşlılara göre daha az. durum iyiye gidiyor yani.

- erkek-kadın ücret farkının çoğu, doğrudan ayrımcılıkla ilgili değil (kadının çocuk bakmak için kariyerine fazla yüklenmemesini "doğrudan" ayrımcılık olarak saymıyorlar mesela). diğer faktörleri çıkarınca, consad'a göre ücret farkının dörtte biri doğrudan ayrımcılıktan kaynaklı.

edit: bu arada favori standupçı'lardan bill burr'ün feministlerle, aynı örnekleri kullanarak dalga geçtiği rutinlerden biri: