Beynimizdeki Dil Edinim Aygıtı Bölgesini Harekete Geçirerek Yeni Bir Dil Öğrenme Olayı
1960'larda Noam Chomsky tarafından ortaya atılan dil edinim aygıtı bölgesi(language acquisition devic) yeni bir dili öğrenmek için harekete geçirilmesi gereken nokta. Bakalım, bu bölgenin çalışma mantığı nasıl ve yeni bir dil öğrenirken bu bölgeyi harekete geçirmek için neler yapılabilir?
Beynimizdeki Dil Edinim Aygıtı Bölgesini Harekete Geçirerek Yeni Bir Dil Öğrenme Olayı
iStock


dil edinim aygıtı(lad), noam chomsky'nin evrensel dilbilgisi teoremiyle açıkladığı, beyne ait bir alan

chomksy, evrensel dil bilgisi teoreminde çocukların nasıl olup da iki yıl gibi bir zaman içinde dili öğrenebildiklerine değinmiştir. dünyada yüzlerce dil vardır; fakat bunların her birinin ortak noktası vardır.ona göre insan dili öğrenmeye zaten doğuştan meyillidir. işte language acquisition device dediğimiz alan dili öğrenmeden sorumlu, ve tüm insanlarda biyolojik olarak kodlanmış bir birimdir. "bu alan olmasa dil denen oldukça sofistike ve özünde diğer dillerle ortaklığı olan bir dil nasıl kazanılabilir?"der chomsky.

hayvanlar dil sistemlerini insanlar gibi edinmezler, onlarınki doğuştandır, mesela kuşlar şarkı söylemeyi bir yetişkinden öğrenmezler, yetişkinliğe geldiğinde otomatik olarak bu yetiyi kazanırlar, ya da arı dansı başlığında bahsettiğim dansları arılar kalifiyeli koloni dostlarından öğrenmezler, işaret diliyle yavşaklık konusunda üstlerine olmayan örümcekler bu yavşaklık yetisini çükünü gösterdiği pezevenk amcalarından öğrenmezler; bunlar hep doğuştandır efenim, nefes almak gibi.

buna karşılık insanda böyle bir dil sistemi yoktur, yani bahsedebiliriz böyle bir dilden ama büsbütün olarak dil yapımızın böyle bir doğuştanlık taşıdığını söylemek abes olur. buna karşılık bizim, türümüze içkin olan başka bir yetimiz vardır, işte chomsky buna language acquisition device der; bu yeti, bir daha tanımını yaparsak, doğum sonrasında içkinliğin ötesinde yaratıcı bir dil kazanabilme kapasitemizdir. efenim biz insanlar dil kazanabilmekteyiz, bunun için de uzun bir süre o dile maruz kalmalıyız, benzer bir şekilde bazı hayvanlar da maruz kalma sonucunda o dili anlama yetisine sahip olabiliyorlar fakat o dili taklit etmeleri pek mümkün olmuyor; biz insanlar dahası bunu da yapabiliyoruz ve bunlarda içselleşen, otonom hale gelen bir akıcılığa da kavuşabilmekteyizdir.

bir dili edinmek istiyor isek beynimizdeki "lad" (language acqusition device-dil edinim aygıtı) denen birimi harekete geçirmemiz gerekiyor 

bu lad grammer çalışarak, kelime ezberleyerek devreye girmiyor. (kelime de ezberlenerek öğrenilmez zaten) lad'ı devreye sokan faaliyetler listening ve reading. evet, bu kadar net. temel seviyede ingilizceye sahipseniz bol bol okuyup dinleyeceksiniz. bu dili öğrenmeye ayırdığımız zamanın en az % 80'ini dinleme ve okumaya ayıracağız. sessiz dönem dediğimiz bu süreçte kendimizi konuşmaya ve yazmaya zorlamayacağız. denersek de grammer kurallarına uygun cümleler kurmayacağız; bu yarardan çok zarar getirecektir. sessiz dönemde dinleme ve okuma ile yoğun inputa maruz kalarak kullandığımız kaynaklardan sağlıklı bir şekilde bilinçaltı grameri alacağız zaten. zamanla konuşma ve yazmanız akıcı ve doğal hale gelecektir.

to sum up (özetleyecek olursak)

- belirli bir seviyeye gelene kadar konuşma ve yazma ile kendimizi zorlamayacağız.

- zamanımızın büyük bölümünü dinleme ve okumaya ayıracağız.

- okuyacağımız ve dinleyeceğimiz materyallere aşina olacağız, benzer konular hakkında veya aynı yazara ait materyalleri okuyacak/dinleyeceğiz (advanced seviyeye gelene kadar).

- okuyacağımız ve dinleyeceğimiz metinlerin ilgi çekici olması gerekir. dil edinimi keyifli olmalıdır.

- lad'ın fabrika ayarları dinleme üzerine kuruludur. kulağımızın boş olduğu hemen her anı dinleme ile doldurmaya çalışacağız. dinlemenin mümkün olmadığı zamanlarda da okuma yapacağız.  

- orijinal dilinde izleyeceğimiz ve orijinal dilinde altyazılı okuyacağımız filmler çok değerli kaynaklardır.

not: okunulan kaynaklardan derlemedir.

Bu içerikler de ilginizi çekebilir