Bir Dönem Fransız Dadılar Meşhurken Şimdinin Modası Bir Anda Nasıl Filipinli Bakıcılar Oldu?
Eskiden toplumun üst sınıfı dadı tercihinde hakkını Fransızlardan yana kullanırken günümüz zengin ailelerinin çoğunlukla Filipinli bakıcı tercih ettiğini görüyoruz. Peki bu tercih değişiminin sebebi ne olabilir?
Bir Dönem Fransız Dadılar Meşhurken Şimdinin Modası Bir Anda Nasıl Filipinli Bakıcılar Oldu?
iStock


eskiden meşhur fransız mürebbiyeler vardı. şimdi ise moda filipinli bakıcı. trend niçin değişti böyle? 

bence bunun türkiye'de sermayenin el değiştirmesi ile biraz alakası var. geç osmanlı ve "eski türkiye"de uluslararası bağlantıları olan özel sektör temsilcileri ve eğitimli, üst düzey bürokratlarda az çok sermaye vardı ve bu kaymak tabaka medeniyetin batı'da olduğu inancı ile çocuklarının eğitiminde mümkün olan en erken zamandan itibaren batı kültürünün etkili olmasını istiyorlardı. bu ihtiyaç da batılı mürebbiyeliğin türkiye'de yaygınlaşmasını beraberinde getirdi. çocuklarının batılı gibi düşünmesini ve yaşamasını isteyen sermaye sahibi aileler güçlerinin yettiğince, "ağaç yaşken eğilir" düsturü ile bebeklikten itibaren çocuklarının yetiştirilmesi işinde batılı, en çok bilineni ile fransız, mürebbiyeleri istihdam etti. burada amaç sadece dil öğrenmek değildi. dilek ceran'ın "mürebbiyelik ve türk romanında bazı mürebbiye tipleri" diye bir makalesi var. 

şurdan ulaşılabilir: http://dergipark.gov.tr/…wnload/article-file/258200

sayfa 216-217'de diyor ki: "yabancı dili gereği gibi ve yeteri kadar öğrenebilmek, karşımıza çıkan batı medeniyeti dairesine kolayca adapte olabilmek gayesiyle mürebbiyelere sıkça başvurulur. bunlar eğitimlerini üstlendikleri çocukları küçük yaştan itibaren başta yabancı dil olmak üzere, musikî, el sanatları ve batılı terbiye gibi hususlarda yetiştirmeye çalışırlar."

burada kilit nokta batılı terbiye, peki sonra ne oldu? 

türkiye'de sermaye el değiştirmeye başladı. sermaye, yukarıda söylenen tabakadan anadolu kaplanlarına kaydı. anadolu kaplanları'nın çocuklarını batılı gibi yetiştirme, batılı terbiye ile eğitme gibi bir derdi pek yok. hatta buna karşı bile olabilirler fakat daha çok sermaye biriktirebilmek için küreselleşen dünyada en azından bir yabancı dilin oldukça faydalı olabileceğinin farkındalar. işte bu ihtiyaç da filipinli bakıcılara gün doğurdu. batılı değiller fakat ingilizce konuşuyorlar. dolayısıyla anadolu kaplanlarının çocuklarına, kendilerinin sağlayamadığı ingilizce konuşulan ortamı sağlayabiliyorlar. böylece çocuklar ingilizce ile küçük yaşta haşır neşir olup ileride ana dilleri gibi ingilizce konuşabilecek ve dünyaya açılabilecekler. yani en azından olması beklenen bu. kısmet tabi.

bunun dışında filipinli bakıcı artık bir statü göstergesi gibi bir şey. bir eşya. yanında filipinli bakıcısı olan bir çocuktan anlıyoruz ki ailesinde para var. hatta filipinli bakıcı tutup çocuğunu yine de anne-babasına, kayınvalide-kayınpederine emanet eden anneler var. bunlar da filipinli bakıcıyı, kimsenin görmeyeceği şekilde eve kapatmaktansa gittiği her yere götürüp bir zafer nişanesi gibi yanlarında taşımayı tercih ediyorlar. arkadaş yüksek lisans mülakatına filipinli bakıcısı ile giren anne gördüm. çocuğu evde bırakmış ama filipinli'yi götürmüş. değişik olaylar işte.

Sırf Çocukları Olduğu İçin Boşanmayan Ailelerin Evlatlarına Verdiği Zararlar