Bir Nesle Travma Yaşatan Akıl Almaz Olay: Şeker Kız Candy'de Anthony'nin Attan Düşmesi
Düşünsenize; çocuksunuz, sevdiğiniz bir çizgi film var ve bir gün ana karakteri pat diye attan düşüp ölüyor. İşte 80'lerin sonu, 90'ların başında çocuk olan nesil böyle bir travma yaşadı ve şu anda bu travmayla hayatına devam etmeye çalışıyor. Gelin, o acayip sahneyi tekrar hatırlayalım.

dün gibi aklımda bu travmatik sahnenin gerçekleştiği talihsiz günde yaşananlar.

tsubasa ile arka arkaya yayınlandığından, başlamasını beklerken mütemadiyen denk geldiğim diziydi kendi. daha o yıllardan denk gelebiliyordum dizilere, evet. o talihsiz gün ise çoğunluk gibi benim için de sıradan bir gündü. okul dönüşü biraz tetris oynamış, ödev yapmış, betmenlerimi kapıştırmıştım. akşama doğru dizimiz başladı, kardeşim izlerken ben de göz ucuyla takip ediyordum bir yandan. denk geldim lan! neyse, bizim şeker kızla ekürisi her zamanki gibi akşam 5 çaylarına gider, onbeş ayrı çeşit çatal ve bıçakla yemek yer, ata binip asil asil dolaşırken birden antoni attan düştü. 

başımdan aşağı kaynar sular döküldü o an, bana noluyosa. sonra anlaşıldı ki vefat etmiş. batasıca candy ile birlikte ağlamaktan helak olduk ekran başındaki bizler de. lan oğlum dedim içimden, çocuk dizisi bu. çocuksak o kadar da mal değiliz, farkındayız çocuk olduğumuzun. ağırlıklı izleyicisi kızlar olan bir çizgi film hem de. hadi beni geç, sadece denk geldim ben. sen ne diye kalkıp dizideki baş karakter ile birlikte genç kızlarımızın hayatını karartırsın? ertesi gün okuldaki matem havasını o kadar net hatırlıyorum ki. kızlar sağda solda toplaşmış ağlamakla, ağlamayanlar da ağlayanları teselli etmekle ve 5 metreden fazla yaklaşan er kişileri "uff bişey yok tamam" diyerek savuşturmakla meşgul idi.

sonrasında olanlar hepimizin malumu. terry diye bi piç geldi diziye, kızlar atı da antoniyi de siktir etti. o yaşta büyük ders oldu biz erkek çocuklarına elbet. şu hayatta istediğin kadar efendi ol, bir kıza kendini istediğin kadar özel hissettir, istersen bu yolda attan düşüp bok yoluna git, çerçeveye terry (ing.taylan) gibi piçler girdiği vakit adını anan kalmıyor civarda.

Terry & Candy

terry'i hiç sevemedim haliyle, diziye de giderek daha az denk gelmeye başladım. antoni ise arada ailecek abant'a gittiğimizde tüm yaşıtlar at üstünde padişah edasıyla salınırken hayvandan fellik fellik kaçmama neden olan talihsiz ve yakışıklı abimiz olarak kaldı aklımda. arada youtube'da denk geliyorum eski bölümlerine de hasret gideriyoruz. toprağın bol olsun güzel insan.

bu bölüm de ya da bir bölüm önce anthony ile candy falcı bir karıya gitmişler. 

koca karı açılan kartlardan dehşete düşmüş bir surat şekliyle falın sonucunu bunlara söylememişti. eğer koca karı falın sonucunu söylese anthony hödüğü ava çıkar mıydı, çıkmasa alın yazın böyle yazılmış illa ölecen diye başka denyoca bir sebepten ölür müydü işte bunlar hep muamma, hep sır. 

zaten candy de bir kaç bölüm sonra uzun saçlı bir itle takılmaya başlamıştı.

ilk defa bi çizgi filmde karakterlerden birinin öldüğünü gördüğüm sahnedir. böyle gözyaşı ve dram barındıran çizgi film olmaz olsun. bana bunu izlettiren ebeveynlerime de ne diyeceğimi bilemiyorum.

bi bunun, bi de süper baba'nın ağlak bir insan olmama katkıları çoktur.

bir kaç ay önce aklıma gelip tekrar izlediğimde aynı duygusallığı yaşadığım sahnedir. ya bir insan çizgi film izlerken bile bunalıma girer mi? ayrıca henüz aşkla tanışmamış nice masum sabiye aşk acısı yaşatmıştır.

bir dönemin ergen kızlarına, "iyi ki düşmüş de bizi terry grandchester ile tanıştırmış"dedirten düşme sahnesidir.

ibelki de hayatımda ilk defa psikolojimin bozulmasına sebep olmuş sahne. daha sonra bir daha izlememe kararı almıştım. çokta güzel jeneriği vardı lan. toba kasü nami deynnn.. iiiinii miiiina ivaa

ilginç bir şekilde tüm şeker kız candy bölümleri içinde aklımda kalmış tek sahnedir. ki iyi de takipçisiydim her çizgi film gibi. ölümle ilk tanışma anım da olabilir.

candy adlı şırfıntının anthony'i unutmasına tekabül eden sahne. tüm izleyici kızlar gibi candy de terry piçinin rüzgarına hemen kapılıvermişti. anthony ile beraber nice sanatçı ruhlu erkek gibi bizler de ölmüştük de iki gün anca ağlanmıştı arkamızdan.

(bkz: nefretimsin terry)

lisa'nın, atın canını acıtmasıyla vuku bulan sahnedir. yamulmuyorsam elinde jilet gibi bir şey vardı. pislik.

çocukluğumuzun en eğlenceli yıllarında beni ve kız kardeşimi birkaç dakikalığına da olsa böğür böğür ağlatan unutulmaz sahnedir. 

(bkz: hay ben sizin)