Birini Son Kez Gördüğünü Bildiğinde İnsanın İçinde Oluşan Duyguya Dair En İyi İfadeler
Bazen isteyerek bazen de şartlar gereği yaşanan ayrılıklarda, insanın canını yakanın ne olduğuna karar veremediği o son an çok tuhaftır.
Birini Son Kez Gördüğünü Bildiğinde İnsanın İçinde Oluşan Duyguya Dair En İyi İfadeler


"insanın sevdiği birini son kez görmesinden daha kötü olan tek şey; onu son kez gördüğünü biliyor olmasıdır."

"bir an için gördüğün ve bir daha hiç görmeyeceğin bir yüz neden dünyayı daha hüzünlü bir yer yapar?"

hüznün derinliklerindeki duygudur benim için. ister sevmiş ol ister sevmemiş, ister istemez bir bağlılık hissedilir. o da çoğu kişi için bir uçuruma avazın çıktığı kadar bağırma veya hıçkıra hıçkıra ağlama isteğine yerini bırakır. o kişi hayatın boyunca karşına çıkmayacak, karşılaşmayacaksın, görmeyeceksin, senin için gelip geçen bir başka karakter olarak kalacak şu acımasız hayatında.

"o an tunçtan bir örs düşse gökyüzünden, ancak dokuz gün dokuz gece sonra varırdı yeryüzüne. "

"sanırım ayrılık kadar acıdır tekrar görüşmek, yeniden ayrılacağını bilerek."

ortada anlaşılmış bir şey olmadan karşılıklı hissedilen bir şey olduğunu düşündüğüm duygu. ramiz dayı'yla dimağımıza kazınan güzel bir söz var: "son defa gördüğünü bilmek mi daha zordur, onu son defa görememek mi?" vay babayın kemiğine dedirtiyor adeta.

"bir kez yolda karşılaşalım

onunla da avunacağım

adımı sesince duymaktan vazgeçtim,

sesini duysam, susacağım."

birini son kez gördüğünü bilmek, rötarlı acı yaşatması muhtemel duygudur.

"ne kadar sarılsam yetmeyecek. önce kokusu gidecek, sonra sesi. ellerini unutacağım. şu an bir şeyi aklıma kazımam lazım ki, bir ömür en son bu anı hatırlayayım. ama neyi?" şeklinde bir telaşı milisaniyeler içinde tekrar, tekrar ve tekrar yaşatan duygu.

bazen bir vedalaşma sahnesinde izlenir bu duygu. 'görüşürüz' denir istemsizce her harfinde azalan bir sesle. bilirsin bir daha görmeyeceğini ama kabullenirsin, uzaktan uzağa gidişini seyredersin. bazen de bir otogara konuk olur. otobüsten el sallarsın bir daha göremeyeceğini bile bile. ağırdır, bir süre boşluğa bakarsınız ağlamaklı. dağılır elbet zamanla, geriye kalan hafızada canlanan bir bakış olur.

"kalbim zaman zaman bu haberlerle burkulu;

zihnim düşünceden dağınık, gözlerim dolu."

bu duyguyu çoğu kişi bilmez çoğu kişi o anın son an olduğunu bilmez. bilmek istemez belki de, belkide görüşme ihtimalinin olacağını düşünür ister istemez. hayat bu ne olacağı belli olmaz diye düşünür, içten içe ve bilinci kavrayamaz o anın son an olduğunu.

ama, insanoğlu bilmeli ve ona göre yaşamalı, en azından aklında tutmalı bu tip şeyleri.

son bir kez dönüp baksa gözden kaybolmadan hemen önce; tekrar karşılaşmak için söz olurdu.

hiç aklına gelmemiş olması orada ona arkasından bakıyor oluşum..
daha gözden kaybolmadan unutulmak bu.