Burun Estetiği Ameliyatı Sonrasında Kişiyi Bekleyen Süreç
Burun estetiği, yüz gibi hassas bir bölgede gerçekleştirilen bir ameliyat olduğundan yaptırmayı düşünen insanlar çekimser olabiliyor. Ameliyat sonrası süreçte sizi bekleyenleri, bu ameliyatı geçirmiş bir Sözlük yazarının deneyimleriyle değerlendiriyoruz.
Burun Estetiği Ameliyatı Sonrasında Kişiyi Bekleyen Süreç
iStock


dün oldum bu ameliyatı. ilginç bir duygu. hele o ameliyathaneye girişte felan yüzü kireç kesiliyor insanın. ayaklar geri geri gidiyor felan. zaten dünyanın en ödlek insanıyım, yani bu ameliyatı ben yaptırdıysam herkes yaptırabilir öyle söyleyeyim. zira ben okuldaki aşıların %80'inden kaçmış bir insanım.

yüzümün bembeyaz olduğunu gören hemşirelerden biri kafamı kaldırıp sen 23 sene bu burunla nası dolaştın diye onore etti hatta. sağolsun.

ne zaman bayıldığını anlamıyorsun lan çok garip. gözünü bir açıyorsun hop servistesin. birileri serum takıyor birileri tansiyon ölçüyor felan.

narkoz dedikleri şeyin çok sağlam kafası var. uyandığımda eniştemin yanağından makas alıyordum mesela.

buz tedavisi felan uyguladım yaklaşık 18 saat. ara ara tabi. şu an çok az denebilecek bir morluk var ve şişlik hiç yok. umarım böyle devam eder.

ama asıl can sıkan şey ne şişlik ne de morluk. burada insanın tadını kaçıran hadise, boğazdaki ağrı ve sürekli ağızdan alınması gereken nefes. bu ikisinin yanına narkoz etkisi geçince gelen burun ağrısı da eklenince evlere şenlik bir durum oluşuyor. öğlen 12'de aldığım ağrı kesicinin etkisi çoktan geçti. gece yarısını nasıl getireceğim onu düşünüyorum.


bir de uyku sorunu var tabi. son 36 saatte 3-4 saat anca uyumuşumdur.

inşallah yüzüm şişmez de en azından ondan yırtmış oluruz. ama şunu tekrar söyleyeyim benim gibi bir insan girmişse bu ameliyata, kesinlikle dünya üzerinde herkes girebilir.

3. gün sabahı: ağızdan nefes almaktan artık midem bulanmaya başladı. bir de hava mı yuttum nedir bir gaz sancısı var dün geceden beri. bu gece sanırım bi 3-4 saat falan uyumayı başardım. şişlik morluk halen yok. bir de bok mu vardı da yaptırdım düşüncesi baş göstermeye başladı hafiften.

3. gün gecesi: mide bulantısı ve gaz sancısı yok şükür. yıllardır vazgeçemediğim alaturka tuvaletten birkaç gün daha uzak kalacak olmak canımı sıkıyor. şu an hafif ağrı var, düne nazaran daha az. keza kanamalar da öyle. morlukta bir değişme yok da hafif bir şişme var sanki. birazdan ağrı kesici ve antibiyotiğimi içip yatıcam umarım rahat bir uyku çekerim.

4. gün akşamı: tamponları aldırdım. çok kolay diyenlere inanmayın lan o kadar da kolay değil. ya da benim canım çok tatlı ondan da olabilir. çok kısa sürüyor en fazla 1 dakika. teramisin ve okyanus suyu verdi doktor, sabah akşam bunlarla temizleyecem burnumun içini. ta ki alçı alınana kadar. şişlik-morluk aynı seyrinde.

5. gün akşamı: tamponlar alındıktan sonra hızlı bir iyileşme süreci başladı. ağrım sızım neredeyse hiç yok. ilaçlara devam ediyorum. dişimi fırçaladım, yemeklerimi kendim yedim felan. rahattı yani bugün baya. uyku sorunu da baya azaldı.

1. hafta: alçı-dikiş aldırdım bugün. tampon aldırmaktan bin kat daha kolay. alçıyı anlamıyorsun bile, dikişler de böyle biri seni hafif çimdikliyomuş gibi. burnumu ilk gördüğümde çok tuhaf oldum. epey şiş böyle çirkin duruyor yani. doktora şiş mi şu an dedim, 'hem de davul gibi' gibi bir samimi cevap aldım. yandan bakınca şişlikler çok belli olmadığı için güzel duruyor. ama karşıdan bakınca ben ben değilim. inşallah tez zamanda şekillenir.

91. gün: oha lan 3 ay olmuş. neyse. burnum bu zaman zarfı içerisinde indikçe indi artık elimle yoklayarak kemiklerini falan hissedebiliyorum. şekli şemali gayet güzel sevdim yani. ama silerken çok dikkat etmek lazım çünkü ucu halen hassas. zaten yeni silmeye başladım 2 aydır lavaboya sümkürmekten imanım gevremişti. bu ara kontrolüm var da seçim bi geçsin öyle gidicem. şu son 1 ay içerisindeki seçim bi geçsin cümlesini kaçıncı kullanışım acaba. neyse seçim bi geçsin 6. ay yazarım artık. seçim bi geçsin de.

180. gün: 6. aydan geliyorum haberler iyi. kış geldi ve malumunuz hasta olduk. en çekindiğim nokta tabii ki böyle bir durumda burnumu nasıl sileceğimdi. sıkıntıya gerek yok sayın estetik adayları, 5. aydan sonra burnunuzu rahatça sümkürebilirsiniz. tabii rahatça derken bokunu da çıkarmayın ucu halen hassas çünkü. ucuyla fazla oynamamak gerekiyor. neyse ömrüm yeterse 1. yıl eklemesini de atarım buraya.

1. yıl: birkaç gün gecikmeli de olsa son düzenlememi yapıyorum. öncelikle şunu söyleyeyim, 6. aydan sonra burnunuzda pek bir değişiklik olmuyor. olan değişiklikler de dışarıdaki insanlardan ziyade yalnızca sizin fark edebileceğiniz değişiklikler. misal, ellerinizle burun kemiklerini daha net bir şekilde hissedebiliyorsunuz. yani diyeceğim o ki aslında son 6 ay için anlatılacak çok bir şey yok. bu yüzden son olarak derleyip toparlayacağım.

ilk olarak korku kelimesini bir kenara bırakın. her şey ameliyata girene kadar. en ufak bir şey hissetmiyorsunuz. sadece ilk 3 gün ağrılı geçecek. ağrı kesicilerinizi düzenli kullanırsanız ağrılarınız hafifler. tamponlar alındıktan sonra (bende 3. gün alınmıştı) ağrılar neredeyse tamamen geçiyor.

şişme-morluk derdiniz olmasın. zaten sizi siz ve yakın olduğunuz insanlar haricinde kimse görmeyecek o süre içinde. varsın panda gibi olun kim nerden bilecek? ortamlarda hiç şişmedi ki dersiniz. ki bu olay herkeste olmuyor. bende çok az oldu mesela. bünyem zayıf olduğu halde.


ilk 3 gün dişlerinizi fırçalayamayabilirsiniz. yemek olarak çorba, beyaz peynir, patates püresi gibi yumuşak, dille ezilebilecek şeyler yemenizi tavsiye ederim. suyu pipetle için daha rahat oluyor. ani hareketler yapmayın, alaturka tuvalet kullanmayın. kanamalara neden olur.

ilk 1 hafta saçınızı, yüzünüzü yıkamaya çekineceksiniz muhtemelen. saçı yağlı olanlar için burası biraz sıkıntılı.

gülemiyorsunuz ki bu benim baya canımı sıkan bir noktaydı. gülemedikçe gülemediğinize gülesinizin gelmesi gibi garip bir durum var, ben çok yaşadım umarım siz yaşamazsınız :)

çeşitli yerlerde yazan 3 gün içinde işinizin başında olabileceksiniz cümlesi çok iddialı bir cümle. bence en az 2 hafta sabredilmeli. bu sürede geceleri kısa yürüyüşlere çıkabilirsiniz. gündüz demiyorum çünkü bir süre güneş görmemeniz, yararınıza olacaktır. hatta ben tam 1 ay sonra istanbul'a gezmeye gittiğimde, elimle burnumu sürekli kapatmama rağmen burnumun üst kısmı kızarmış, pul pul olmuştu. eğer çok önemli bir durum yoksa, 1-2 ay öğlen güneşinden uzak durun derim.

psikolojik olarak etkisi kesinlikle yadsınamaz. en başta hayatınızdan büyük bir takıntınızı çıkarmış oluyorsunuz ve bu sizi ciddi biçimde rahatlatıyor, özgüven veriyor.

özetlemek gerekirse, çekeceğiniz sıkıntı 3-4 günü geçmiyor. hadi olsun 1 hafta. 8 gün olmaz inanın. eğer gerçekten burnunuzun şeklinden hoşnut değilseniz, ya da burnunuzun şekli nefes alıp vermenize engelse, en yakın zamanda aklınızdaki tüm korku ve benzeri duyguları bir kenara bırakıp iyi bir doktordan randevu alın. ömrünüz boyu bu takıntıyla yaşamaktansa varsın 3 gününüz ağrılı, şişlikli geçsin. hem küçükken hiç mi kabakulak olmadınız? o kadar bile şişmiyor gerçi :)

Bu içerik de ilginizi çekebilir