Cinsel İlişkiye Girmeye İhtiyaç Duymayan ve İlişkiden Zevk Almayan Aseksüel İnsanlar
Aseksüel insanlar, sadece cinsel ilişkiden haz almayan insanlar değiller. Karşısındaki insandan kolaylıkla cinsel anlamda etkilenmeyen bu insanlar haliyle cinsellik odaklı yaşamıyorlar. Aradıkları şey daha derin, daha gerçekçi olan aseksüelleri Sözlük yazarları anlatıyor.
Cinsel İlişkiye Girmeye İhtiyaç Duymayan ve İlişkiden Zevk Almayan Aseksüel İnsanlar
CBS


aseksüellik, bir cinsel yönelimdir. yaşadığınız ilişkilerden aldığınız darbelerle geç olgunlaşmakla falan hiç alakası olmayan bir durum. heteroseksüellik ne kadar tercihse/travmaysa aseksüellik de o kadardır.

seksten tamamen elini eteğini çekmek anlamına gelmez. cinselliğin her noktasında olduğu gibi aseksüellik de bir spektrumdur. bazısı sadece duygusal bir bağı bulunan insanlarla seks yapmak ister (bkz: demiseksüellik) bazısı mastürbasyon yapar seks istemez bazısı hiçbirini istemez (bunların hepsinin ayrı ayrı adları da var, aşağıya link bırakıyorum).

"seks yapmak istemiyorum" ya da "evlenene kadar seks yapmayacağım" diyerek aseksüel olunmaz - aynı "et yemek istemiyorum" ya da "akşama kadar et yemeyeceğim" demekle vejeteryan olunmayacağı gibi. aseksüeller de bunları diyebilir ama bunları söylemek aseksüel olmak demek değildir. 


son olarak, aseksüeller vardır. hasta değillerdir, kezban değillerdir, travma kurbanı değillerdir, naz yapmıyorlardır. sekse bu kadar anlam yükleyen toplumlarda ses çıkarmak zorlaşsa bile varlar. ve bu ciddiye alınmak için yeterli bir neden.

link1
link2

özellikle türkiye gibi bi yerde insanlar senelerce cinselliğini çeşitli yollarla bastırma yoluna başvuruyor genelde yanlış cinsel eğitimler, bilinçsizlik vs.. de cabası.

ergenlik ve sonrası dönemde bu insanlar genelde aşırı derecede sekse yükleniyo(sürekli düşünmek, arzulamak, aşırı masturbasyon) bişey yapamamanın acısıyla. neredeyse her gördüğü "nesne"ye cinsellik yükleyen bu insanların aseksüelliği anlaması elbette çok çok zordur. çünkü seksüel insan birşeyi görünce kararını verir cinsel olarak fakat aseksüel insan için görüntü önem taşımaz, bakıp arzulamaz herhangi birini.

aseksüel bir erkeği herhangi bir kadının hiç bi yeri cezbetmez,arzulamaz, aseksüel kadını herhangi bir erkeğin vücudu cezbetmez, arzulamaz.


bunlar sadece çok spesifik durumlarda cinsellik dışı gelir, diğer duygulardan sonra yakınlaşma isteği gelebilir(aşık aseksüel ki bu da daha çok duygusal olur sevmekle sevişmek birmiş gibi sadece o kişiye özel bir durumdur) ya da hiç gelmez. aven de de örnekleri mevcut. bu insanları sizden ayıran en büyük özellik genel bir nesne-obje cinselliği taşımamaları.

eşcinselliğin nasıl ki pasif aktif halleri var ise aseksüelliğinde bazı halleri vardır mesela her aseksüel hormonsuz libidosuz değildir. bunlar arasında spesifik olarak cinsellik yaşayanlarda vardır. ama bunlar genelde nesneyi çekici bulmazlar seksüel insanlar gibi. kişiyi olduğu gibi sevmesi gerekir dokunabilir, sarılabilir vs... hatta bu spesifik insanlarla birşeylerde yaşayabilir. seksüel insanlardan en büyük farkları cinsel obje denen şeyin hayatlarında olmamasıdır ya hiç yoktur tamamen cinsellik iticidir ya da bahsettiğim gibi birine aşık olma, sevme hallerinde kısmen varolur.

insanların anlayamadığı nokta nedir merak ediyorum...eşcinselliği kabul ediyorsunuz, karşı cins ilişkisini kabul ediyorsunuz ok. cinsel şeylere genel ilgisizliği neden kabul edemiyorsunuz? ki ben bunu her insanın hayatında görece olarak yaşadığını düşünüyorum. mesela aşık olan bi erkeğin bi süre porno izlemediğini yakın arkadaşlarımdan çevremden çok duydum. aseksüel misiniz? üzgün terkedilen bi insanın bi süre libidosuz yaşadığını çok gördüm. aseksüel misiniz?


e siz de yaşıyorsunuz işte bu durumu kısa süreli olsa da o zaman neden başka bir insanın bunu hayatı boyunca yaşayabiliceğine inanmıyorsunuz? o dönem, o insanlarda daha uzun ve eşikleri daha farklı demek ki değil mi?

sizin onları anlayamadığınız gibi onlarda sizin cinsellik odaklı hayatınızı anlayamıyor olabilir, garipsiyor olabilirler.

mesela bu insanlarda hayatlarını, zevklerini, ilgi alanlarını birileriyle paylaşmak istiyor ne bileyim evlenmek isteyebiliyorlar. ama bu kişilerin ilişkilerini tutan evliliklerini tutan bağlarını tutan şey cinsel tabanlı değil daha salt birşey oluyor. adını her ne koyuyorsanız o duygunun onun en arınmış biçimi oluyor. (bkz: pure)


not: ha bir de aseksüellik demek beyne bol bol kan gitmesi demektir. bunu yaşayan insanlar; insana insan gibi bakıyordur. ne kadın ne de erkek aseksüellik olmadan karşı cins bilincini reddedemez, inkar etsede oradadır o.

toplumun %83'ü tarafından ceza gibi görülen, küçük bir azınlık tarafındansa faydalı ve üstün görülen, tarafımdan aylar, yıllar geçip gittikçe meyil edilen cinsel yönelim. neden bir lanet değil de ödül olabilir peki bu yönelim?

buraya yazacaklarım sadece insanlara özgü değil, hayvanlarla ortak paylaşılan içgüdülerdir öncelikle. sonralıkla, çok az kişinin bildiği şekliyle temelde çok arkadaş sahibi olmaktan iyi arabaya, telefona sahip olmaya, popüler olmaktan sağlıklı kalmaya ne kadar yönelimlerimiz, içgüdüsel arzularımız varsa temelde her biri tek bir şeye hizmet ediyor: soyunu devam ettirecek bir eş bulmak.

ters mantıkla bakacak olursak, elimizden çiftleşme güdüsünün alındığını düşünelim. bir anda çiftleşecek eşi bulma olasılığını kolaylaştıracak yol olan sosyal hayatta yer bulma çabası ve buna hizmet eden, örneğin belki hayvanlardaki parlak tüylerin karşılığı olan iyi eşyalara, aksesuarlara sahip olma, mümkün olduğunca iyi bir yuvada yaşama çabaları değersiz birer zaman kaybı olacaktır. ya da tüm bunlar bir hırsın, ihtiyacın ürünü değil, salt estetik kaygısının (*1) veya faydasal değeri üst seviyede olduğu için tercih edilen şeyler olacaktır.


asıl yararı ise sosyal alanda olacaktır aseksüelliğin. daha doğrusu, insanın kendine olacaktır. karşı cinsle münasebet uğruna zaman zaman kasıtlı, zaman zaman fark etmeden atılan onca takla dışarıdan bakıldığında; demek istediğim amacı içinde hissetmeyen biri tarafından bakıldığında nasıl gözüküyordur sizce? ilginçtir aseksüel olan insanlar bir şekilde büyük başarılar elde etmiş kişiler oluyorlar. yunan filozoflarına ya da rönesans sanatçılarına kadar gitmeye gerek yok ikinci dünya savaşı sıralarındaki teknolojik patlamaya önayak olmuş bilim insanları ya da günümüz sanatçılarına (*2) bakmak yeterli. düşünelim, hayattaki dertleri toparladığımızda aralarından karşı cins kaynaklı olanları çekip aldığımızda toplam sayı ne kadar azalır? çok!

tabii bir de aseksüelliğin bazı olumsuz durumları beraberinde getireceğini söyleyenler var ki haklılar mı değiller mi emin olamıyorum. onlara göre zaten tamamı çiftleşip soyu devam ettirme amacı üzerine kurulmuş hayatımızdan bu hissiyatı aldığımızda amaçsızlık, boşluk hissinin çok öne çıkabilir ve kişi intihar dahi edebilir. tabii bu argümana açlık/tokluk dengesini örnek vererek karşı çıkıyorum. şöyle ki, açlık çektiğimiz anlarda hemen herşeyi yerim, x mi o allahım ne güzel düşüncesinin yerini tıka basa doyduğumuzda x'in yüzüne bakmadığımız garip bir halin gelmesi gibi, cinsel dürtülerimizin etkisindeyken dünya'nın en iyi şeyi budur, bu olmazsa ne yaparız biz denmesi normaldir. bu hissiyat gittiğinde bir boşluk değil -tıpkı açlıktan uzak bir insanın gözünde yemeğin değerini yitirmesi gibi- cinsel dürtülerden azat olmuş ve bu dürtülerle yaşamanın anlamsız olduğu düşüncesi ile dolabilir insan.


*1: aslında bunun da temeli çiftleşme içgüdüsü ama sanatsal anlamda devam eder diyebiliriz.

*2: türkiye'de pek bilinmez ama amerika'da, çoğu avrupa ülkesinde ünlüdür; kendileri arasında çok ünlü bir akım haline gelmiş tercihler sebebiyle günümüz sanatçıları da, aseksüel olamasalar da suni yarattıkları koşullarla, mesela alaska'da bir çatı katında biraz soğuk tuttukları bir soba, bir koltuk ve çokça kitaptan, tablodan ibaret çatı katlarında soğukla, yarı açlıkla temel bazı ihtiyaçların karşılanmamasıyla çiftleşme içgüdüsünü saf dışı bırakıp sanatsal ya da bilimsel üretkenliklerini körükleme yoluna gidiyorlar. 2008'de bunun hakkında baya okumuştum daha öncesi de varsa bu akımın bilmiyorum.

ps: yazdın o kadar sen nesin derseniz ben de karşı cinse karşı ilgisi olan ancak elimde olsa tüm dürtülerimi ameliyatla aldıracak bir bireyim. kullandığım ilaçlardan ötürü bu noktaya yakınlaştım ve boşluğa düşmek bir yana hayat kalitem yükseldi.

DAHA FAZLA İÇERİK