Ders Çalışmaya Bir Türlü Başlayamayan Bünyelere Hızır Gibi Yetişecek Bir Tavsiye Listesi
Sınavla ölçülen herhangi bir sistemde son gün çalışmak yerine düzenli bir çalışmanın yararları, ders çalışmaya başlayamayanlar için inanılmaz yararlı.
Ders Çalışmaya Bir Türlü Başlayamayan Bünyelere Hızır Gibi Yetişecek Bir Tavsiye Listesi
iStock


öncelikle ders çalışmaya neyin etki ettiğini açıklayarak başlayayım

motivasyon. motivasyon sizin bir şeyi ne kadar istekle yapıp yapmayacağınızı belirler ve dışsal motivasyon kadar (ör: yüksek not almak, ders geçmek, iyi bir iş sahibi olmak), içsel motivasyon da (ör: öğrenmekten zevk almak, ufkunu açtığına inanmak) ders çalışma isteğine etki eder.

"sen kimsin ki seni dinleyelim?" diyenler için kendime ilişkin birkaç bilgi vereyim. psikoloji mezunuyum. şu an kendi alanımda doktora yapıyorum. üniversite sınavında sıralamam iyiydi. üniversitedeyken hiçbir zaman kendimi bir yere kapatıp ders çalışmadım açıkçası. birkaç öğrenci topluluğunda hazırlıktan mezuniyete kadar aktif olarak görev aldım. arkadaşlarımla düzenli olarak görüştüm. bunun karşılığı olarak epey geniş bir çevre, dolu geçen bir öğrencilik yaşamı ve fena sayılmayacak bir ortalamayla herhangi bir derece elde etmeden mezun oldum. kendimi kapatıp ders çalışmadım dedim ama, çok düzenli ve disiplinli çalışırdım. size kendi kullandığım yöntemleri aktarmaya çalışacağım.

1) derslere düzenli gitmek ve not tutmak

öncelikle dersin derste öğrenildiğine inandığım için hiçbir derse, o dersi sevmesem bile kaçırmadan ve hiç geç kalmadan gittim. yoklama alınmayan derslere dönem sonunda 3 kişi kalmış olsak bile gittim ve not tuttum. not tutmak çok önemli; çünkü sizin kitaba bakıp hangisinin daha önemli olduğunu anlayamadığınız bilgileri hocalar derste size sıralıyorlar ve örnekler vererek açıkladıkları için daha iyi anlıyorsunuz. sınavlarda neyin çıkacağı da az çok belli oluyor. ayrıca başkasından not isteyip çalışan biri hiç olmadım. hastalıktan gidemediğim derslerin notlarını arkadaşlarımdan almak durumunda kaldığımda fark ettim ki ben başkasının tuttuğu notu anlamıyorum zaten. bazı hocalar derste anlatacakları konuyu ppt dosyayı olarak yollarlardı. eğer durum sizin için de böyleyse önceden çıktı alıp derste üzerine not alabilirsiniz. yoksa bir defter ya da her ne yöntem kullanıyorsanız ona not tutun.

2) derste tutulan notları temize çekmek

ben her ders için tuttuğum notu en geç birkaç gün içinde defterime temize çekerdim. aslında yapabiliyorsanız aynı gün içinde yapmaya çalışın ki aklınıza daha çok yerleşsin. aslında burada kilit nokta düzenli şekilde yazmak. yazarak çalışılan bilgiler okunarak çalışılanlardan daha fazla akılda kalıyor çünkü.

3) ders kitaplarını okumak

o ders kitaplarını süs olsun ve kitaplıkta yer kaplasın diye almıyorsunuz. okuyun. hatta dersten önce ilgili bölümü okuyarak gidin. yapılabiliyor ve ister inanın ister inanmayın, okuyarak gittiğinizde o dersi çok daha rahat biçimde anlıyorsunuz. ben şöyle yapardım: ders notlarımı kitaptan önemli bulduğum noktalarla birleştirerek temize çekerdim. bazen kitabın üstüne yazardım; bazen de sınava çalışırken deftere geçirirdim ikisini birlikte. size kalmış.
  


4) sınavlara son gün değil, günler öncesinden çalışmaya başlamak

ben bir sınava en azından 4-5 gün öncesinde çalışmaya başlardım. bölerek çalışmaya yani 4-5 gün, bazen de 1 hafta öncesinden başlayıp parça parça çalışmaya gayret ettim. eğer dönem içinde düzenli biçimde çalışmışsanız sınav için öğrenmeniz gereken bilgi oldukça azalmış olacağı için iş yükünüz de azalmış olacak ve kaygı seviyeniz de artmayacak. son gün başlarsanız yığarak öğrenmeye çalışacağınız için yaptığınız çalışma, bölerek çalışmak kadar etkili olmayacaktır ve sizin "öğrenme" sandığınız şey aslında çoğunlukla "aşinalık kazanma" oluyor. sınavda "ya ben bunu biliyordum" diye yapamadığınız sorunun yanıtını aslında bilmiyorsunuz; çünkü hiç öğrenmediniz. yalnızca aşinalık kazandınız. yani sınavlara çalışmayı son güne bırakmayın. günler öncesinden bölerek çalışmaya başlayın.


5) derslerin önceliğini belirlemek

sizin de fark ettiğiniz üzere her hocanın beklentisi ve dersin yükü aynı olmuyor. bu yüzden de vize ve final dönemlerinde sınavlarınıza bir öncelik sırası belirleyin. söz gelimi, benim için sosyal psikoloji dersindeki kavramları ve kuramları anımsamak gelişim psikolojisi dersine göre çok daha kolay olduğu için sınavları aynı tarihe denk gelmişse gelişim psikolojisine çok daha önce çalışmaya başlıyordum. sizin için zor olana öncelik verin.

6) grupça çalışmak ve birbirine öğretmek

bu söylediğim, birlikte çalışabilen arkadaşlar için daha çok geçerli olabilir. tek başına tam bir sessizlik ortamında çalışan biriyseniz işinize yaramayacaktır; ama ben çok yararını gördüm bu yöntemin. sınıftan yakın olduğum arkadaşlarımla bölümleri bölüşürdük ve birbirimize sırayla anlatırdık. anlatan arkadaşın eksik bıraktığı bir taraf varsa biz tamamlardık ve böylece hiçbir şey atlamadan her şeyin üstünden de geçmiş olurduk. benim görece daha iyi olduğum dersler vardı ve arkadaşlarıma da 3-4 gün, günde 7-8 saat ders anlattığımı bilirim. başkasına anlattığım için de her şeyi eksiksiz öğrenmiş ve geçilebilecek en yüksek notla geçmiştim o derslerden. birilerine anlatarak neyi öğrenip neyi öğrenmemiş olduğunuzu fark ediyorsunuz ve anlattıkça da pekişiyor. anlatın. eğer bunları yapamıyorsanız alakasız arkadaşlarınıza "bak ben bugün ne öğrendim" diye anlatın. benim şansım, herkesin psikolojiye ilgisi olmasından ötürü dinleyici sıkıntısı çekmemiş olmamdı. düşündüm de insanları da az daraltmamışım hani. o da olmazsa ve konu kafama bir türlü girmiyorsa kendi kendime anlattığım bile oluyordu (ne kadar tuhaf bir insanım).

şimdilik aklıma gelen yöntemler böyle; ama hiç usanmadan vurgulayacağım tek nokta düzenli ve disiplinli çalışmaktır. yetiştirmeniz gereken bir ödeviniz var; ama akşam dersten sonra arkadaşlarınızla çıkıp gezmek mi istiyorsunuz? 3 saatlik ders arasında kütüphaneye gidip çalışacaksınız öyleyse. zaman yönetimi önemli. zamanınızı verimli kullanın.