Doğadaki Oluşlarda İrade ile Değişiklikler Yapma Sanatı: Maji
Türkçe karşılığı "büyü" anlamına gelen fakat bu anlamından daha derin hatlara sahip olan Maji hakkında ufkunuzu açacak bilgiler.
Doğadaki Oluşlarda İrade ile Değişiklikler Yapma Sanatı: Maji
iStock


maji'nin kabul görmüş popüler tanımlarından pek azı, aslında majinin en yüce hedefinin ne olduğunu belirtir

majinin "uyumdaki iradeli değişim" olduğunu söylemek, çekicin esasen marangozculuk için kullanılan bir alet olduğu tanımının yanında, belirli ebatlara sahip sert bir metal parçası olduğunu söylemeye benzer. bu, hiçbir içerik sunmadan ve işe yarar imalarda bulunmadan mümkün olduğunca genel ve boş bir tanım yapmaktır. bu tanımdan yola çıkarak maji, aleister crowley'nin de söylediği gibi en basit haliyle iradenin nihaî bir sonuç yaratmak üzere kullanıldığı(elma toplamak gibi, ancak bu kadarla sınırlı olmayan) her çeşit yönteme verilen addır. hiç de kullanışlı olmamanın yanı sıra, elle tutulur bir şeyler isteyen bir kimse için böyle bir tanımlama o kadar geniştir ki bu durum tanımı neredeyse anlamsız kılar. majik ağaçtan meyveleri toplamak isteyen kimse için ise bu yaygın tanım asla yeterli gelmeyecektir.

o halde majinin ideal amacına ve işleyişine göre kendisini uyumlayabilen tanımlarından hangisini kabul edelim? 

mesela bu olabilir:

maji, doğal ve ilahî yasaları anlama ve onların, aydınlığa ulaşma yolundaki bütünleşmiş farkındalığı ve uygulamalarıdır.

bu tanımı kullanarak majinin ne olduğu kusursuzca görülebilmekteyken aynı zamanda tek bir cümlede, hem amacına hem de işleme biçimine değinilmektedir. bu tanım öğrenciye elle tutulabilir bir şeyler verebilirken diğer bir yandan da kendisini ileri taşıyabileceği bir zemin hazırlamasına yardımcı olur; bu yetenek, daha sonra tartışacağımız gibi esas gelişim için zorunludur. böylesine bir tarif majinin bireyin kaprislerine mahkûm bir iskeletimsi yapıda gözükmesi yerine yüksek bir ilim olarak görülmesine olanak tanır.

şimdi, genellikle bariz inkâr veya yersiz eleştiride bulunan bazı kimseler vardır ki majinin bir ilim olarak sayılamayacağını tartışırlar. bense, buna karşılık, sayılabileceği ve sayılması gerektiğini tartışırım. majiye karşı sahip olunması gereken bakış açısı onun yüksek bir ilim olduğudur, o halde gelin burada "yüksek" ve "ilim" kelimelerinin neye karşılık geldiklerine birlikte göz atalım.

maji "yüksek"tir çünkü ona ait bilginin büyük bir kısmı başlangıç noktası olarak insanlıktan önceye aittir ve fiziksel dünyayı ayağa kaldıran manevî yasalarla yakından ilgilenir. o zaman, bir bakıma, maji yüksektir çünkü özünde fiziksel değildir. başka bir deyişle, maji yüksektir çünkü onun en olgun meyveleri, sadece karakterlerini soylu ve dürüst bir seviyeye kadar yüceltmiş kimselere sunulur ve en yüce hedefi şah damarınızda saklı olan yaratan'ın varlığını fark ettirmektir.

yazıtlarımıza uymak adına, bu görüşe dayanarak, majinin yüce olduğunu çünkü amacının "iyi olan" olduğunu, dolayısıyla bir şeylerin yüce olabilmesi için de "iyi olan" ile uyumuna değindiklerini anlarız. bu yücelik, bu yükseklik, majiyi büyücülükten ayıran kilit noktadır. bilge eflatun'unkinden hiç de aşağı olmayan bir figürden bize aktarıldığı haliyle, bilgelik yücedir. bunun yanı sıra, tek başına üstün bir majisyen olabilmeyi başardığı konusunda hemfikir olduğumuz paracelsus'a göre ise, maji bilgeliktir, ama büyücülükte bilgelik yoktur; bize öğretildiği gibi. her iki yargının da doğruluğunu ve onları yüzyıllar ötesinden birbirine bağlayan maji sanatı ile uyumunu kabul ederek, majinin bilgelik, bilgeliğin ise yüce olduğunu gözlemleriz.

maji bir "ilim"dir çünkü önceden belirlenmiş veya tahmin edilen süreçlerden hiçbirisi bireyi niyet edilen amaca yönlendirmez. hiç kuşkusuz ki kazanç dağına çıkan birçok yol vardır, ama kabul etmemiz gereken bir nokta var ise o da, o dağın dibine doğru giden bir çukur açmanın muhtemelen en hızlı tırmanma yolu olmadığıdır. aynı şekilde eğer kişinin elinde bir pusula ve bir harita yoksa yolculuğunda kaybolacak ve kazayla yanlış yöne sapacaktır, bunun sonucunda yolculuk uzun ve elverişsiz bir şekilde sonuçlanarak son bulur. neyse ki dağın dibinde bulunan kimseler için, dağın tepesine ulaşmış birtakım insanlar geri gelmiş ve oraya nasıl ulaştıklarını paylaşmaya karar vermişlerdir. yolculuğun detayları bazen çeşitlilik gösterse de, başarılarının şablonları ve sonuçları, bünyelerinde her zaman çok benzerdirler. işte ilim bu bünyedir, kesin ve minik detaylar değil. dolayısıyla bu bünye, bu köklü şablon takip edildiği müddetçe başarı neredeyse büsbütün garantilenmiş olur. eğer takip edilmez ise, başkalarından gördüğüm kadarıyla, oldukça zor bir tırmanışa dönüşür. 

ilimin, bu bakış açısıyla uyumlu bazı tanımları için american heritage (amerikan mirası) sözlüğüne göz atmamız gerekirse

-"fenomenin gözlemlenmesi, tanımlanması, betimlenmesi, deneysel araştırılması ve teorik açıklanışıdır."

-"yöntemsel aktivite, disiplin veya çalışma"

-"çalışma ve disipline ihtiyaç duyduğu görülen bir aktivite"

-"bilgi; özellikle deneyim yoluyla elde edileni"

genellikle kabul görmüş bu sözlük tanımlarından yola çıkarak, araştırma, deneye tabî tutma ve buna bağlı deneyimler, amaçlanan deneyimi yeniden yaratmayı sağlayan bir yöntemin oluşturulmasına olanak tanıyorsa, bunun bir ilim olduğunu söylememizde bir sakınca yoktur. bu sonuçlandırma yönteminin tek yöntem olduğu anlamına gelmez. mesela, denenmiş -ve- doğru ilimsel yaklaşımı kullanarak, kibrit ve biraz çıra ile bir ateş başlatabilirim. çünkü bu yöntem kullanıldı ve sonuçta ateş ürettiği fark edildi, o halde ben güvenli bir biçimde(%100 olmasa dahi) eğer bu yöntemi takip edersem, uygun şartlar altında(kuru çıra, açık hava, vs.) ateş üretebilmem gerektiğini varsayarım. oysa ben ateşi, iki çubuğu birbirlerine sürterek veya bir büyüteç kullanarak da yapabilirim ve bunlar da çoğu kez sonuç olarak ateş ürettikleri kanıtlanmış yöntemler arasındadırlar. dolayısıyla bütün bunlar, bir şeyi ilim yapan tanımlamalara göre ateş başlatmak için bilimsel yöntemler arasında sayılırlar.

benzer bir şekilde birçok başka denenmiş ve kanıtlanmış, bizim geleneğimizde gnosis adını alan, kendini kavrama yöntemleri mevcuttur. astral ve zihinsel taşıtların eğitimi ve terbiyesi, majikal yetilerin ve majikal kudretlerin eldesi ve/veya bireyin alana yaydığı manevî etkinin büyümesi. bazen bu aşamaların hepsi tek bir "yol" adı altında bir aradadırlar ve bazen değildirler, ancak ikinci durumda da parçalar halinde bir araya getirilmişlerdir. oysaki nasıl bir kova suyu odun yığınının üzerine boşaltmak bir yangın başlatmayacaksa, aynı şekilde majiye de kayda değer kazançlar sağlaması pek mümkün olmayan bir sürü yaklaşım vardır. bu biçim yaklaşımların popülaritesi, bu sistemleri en çok kullanılanlar haline getirmiş ve bu da insanların aslında majinin var olmadığına ikna olmaları ile sonuçlanmıştır. suçlanılması gereken ise sistemdir, maji değil. insanlar oduna su dökerek alevlerin yükselmesini bekliyorlar ve herhangi bir tutuşma olmadığında da ateş kavramının hepten geçersizliğini ilan ediyorlar.

yüksek bir ilim olarak maji, bu yüzden ruhsal aydınlanmayı ve kendini kavramayı hedefleyen düzenli gelişime imkân tanıyabilmek için mutlak ve tam yöntemleri kullanan manevî bir sistemdir.

~ ramose daskalodos

kaynak ve daha fazlası için: https://thedivinescience.org/…c-as-a-divine-science

Evrenin Nasıl Çalıştığını Açıklamaya Çalışan Ezoterik Yahudi Öğretileri: Kabala

DAHA FAZLA İÇERİK