Dünya Dönüşünün Rüzgardan Füzelere Kadar Her Şeyin Hareketine Etkisi: Coriolis Kuvveti
Dünya'nın kendi etrafındaki dönüş hızı dünya etrafındaki hava ve suyun hareketlerini de etkilemekte. Bununla sınırlı kalmayıp, Dünya'nın şeklinden eski çağlardaki birçok durumu da etkilemiş bu ilginç olaya Sözlük yazarları açıklık getirmiş.


coriolis, fransız matematikçi ve mühendis gaspard gustave coriolis'in tanımladığı, dönen sistemlerde cisimlerin hareketini, sözgelimi, dünya yüzeyinde hava kütlesinin hareketini ve roketin yörüngesini açıklamaya yarayan görünmez güç. 


dünya'nın dönmesi sonucunda ekvator üstünde yer alan bir nokta, saatte yaklaşık 1670 km hızla hareket eder. bu noktanın üstünde yer alan hava kütlesi de aynı hızla hareket ederken bir yandan da kuzeye doğru ilerlerse, kuzeye yaklaştıkça, altına rastlayan noktanın saatteki hızı azalır; bu yüzden, yerde bulunan bir gözlemciye hava kütlesi sağa doğru hareket ediyormuş gibi görünür. kuzey yarım küredeki rüzgarlar ve su akıntıları bu yüzden sağa, güney yarım küredekilerse sola saparlar.

önemli not: sapmanın nedeni özel bir güç değil, doğrudan doğruya dünyanın dönmesidir.

daha anlaşılır biçimde açıklayacak olursak

aslında var olmayan kuvvettir, kuvvetin var sayılma sebebi hareketli koordinat ekseninini sabit kabul etmemizden kaynaklanır.

dünya'nın ekvator kısmından kuzeye doğru bir topu fırlattığınızı düşünün, eğer dünya sabit olsaydı top dümdüz bir yörünge izleyerek kuzey kutbuna ulaşacaktı, fakat dünya gerçekte sağa doğru döndüğü için top gene aynı düz yörüngeyi izlemesine rağmen dünyadan bakan gözlemci için top sola doğru gidiyor gözükecektir.


etkilerini birçok yerde görebiliriz, örneğin 1000yard(914 metre) üzeri sniper atışlarında çok net olarak kurşunun yönünü değiştirmekte, bir balistik füzeyi dünyanın herhangi bir noktasına atarken, musluktaki suyun akış yönünden, dünya üstündeki rüzgarların hareket yönüne kadar her alanda karşımıza çıkmakta.

son bonus olarak: eski çağlarda çöllerde yolculuk yapmak isteyen toplulukların öncüleri, bir sağlak bir solak olur, arkadan gelenler de onları izlermiş, bunun sebebi sağlakların uzun vadede sağa solakların da sola daire çizerek sürekli bulundukları noktaya geri dönmeleri, bir sağlak ile bir solak yan yana yürürken ikisi birbirini düzelterek ilerler ve tam düz bir yol izlerlermiş. coriolis ivmesi ise insanlık tarihinin çok eski zamanlarında henüz yön bulmak için yıldızların bile kullanılmadığı zamanlarda, kuraklık, savaş, doğal afetler gibi felaketlerden kaçmak için kuzeye doğru göç etmeye çalışan gruplar için seçilimde belirleyici bir etken olmuştur, sağa doğru daire çizmek isteyen sağlak gruplar corisolis ivmesi ile dengelenip düzgün bir rotada yukarı doğru çıkabilmiş, solak gruplar ise daha küçük yarıçaplı daireler çizerek bulundukları bölgeden kaçamamışlardır.

güney yarım kürede ise bunun tam tersi bir durum gerçekleşmiştir bu yüzden örneğin aborjinlerde solaklık %50nin biraz üstündedir. (coriolis kuvvetinin düzgünce hissedilmesi için ekvator çizgisinin 15 paralel alt ve üstünde bulunmanız gereklidir) fakat şuan güney yarım küredeki yerleşimin büyük çoğunluğu kuzeyden yapılan göçler ile olduğu için sağlak oranı hala daha fazladır.


uzun lafın kısası coriolis ivmesi insanlığın sağ ve sol el, ayak baskınlığını etkilemiştir, insan nüfusunun %90ının sağlak olmasının asıl sebebi bu ivmedir.

coriolis, aynı zamanda dünyanın geoid şeklinin ana sebebi.

dairesel dünya ekvatorlarda daha hızlı olduğu için savrulma buralarda daha fazla olur ve atmosfer ekvator'da bu kuvvetin etkisine maruz kalarak daha kalın tabakalaşır. neticede atmosferin kalınlık değişimlerinin sebeplerinden bir tanesidir coğrafyada. ayrıca dediğim gibi dünyanın geoid şekilde olmasının yani kutuplardan basık, ekvatordan şişkin olması bu kuvvetle bağlantılıdır. merkezden savurma kuvvetinin en fazla olduğu yerde cismin genleşmesi artar, az olduğu yerde azalır bu şekilde açıklanabilmektedir. ayrıca okyanus akıntılarının başlıca yön sebebide dünyanın dönüş yönüne bağlı olarak koriolis kuvvetidir.