Dünyadaki Çeşitli Yönetim Şekillerinin İsimleri Nereden Geliyor?
Anarşi, Monarşi, Komünizm gibi yönetim şekillerinin isimlerinin anlamları ve nereden geldikleri.
Dünyadaki Çeşitli Yönetim Şekillerinin İsimleri Nereden Geliyor?
iStock.com

öncelikle üç ana kelime var; "cracy", "archy" ve "ismos" . bazılarının sonu -cracy ile biterken bazıları -archy ya da -ism ile bitiyor. demokrasi* ya da monarşi* ya da komünizm* gibi.

cracy: iktidar, devlet, yönetme gücü anlamında. kökeni yunanca kratia ya da kratos. örn. (bkz: democracy)

archy: yönetici, lider, baş anlamında. kökeni yunanca arche yani başlangıç. örn. (bkz: monarchy)

ismos: öğreti, eylem, sistem anlamında. örn. (bkz: communism)

- anarşi: -an olumsuzluk eki ve archy kelimesinin birleşimiyle yöneticisiz, başsız anlamına gelir. her türlü iktidar, devlete karşı bir yönetim anlayışıdır, sanılanın aksine şiddet değil şiddetsizliği savunur. toplumsal kurallara ya da düzene değil, düzenin ve kuralların bir güç tarafından uygulanmasına karşı çıkar.

- otokrasi: auto yani "kendi kendine" ve kratos kelimeleriyle oluşur, tek bir kişinin bütün yönetim gücünü elinde bulundurmasına denir, krallıktan yani monarşi'den farkı bu yönetim gücünün aile bağlarıyla değil kendi yaptıklarıyla elde edilmiş olmasıdır. yönetici devletin, iktidarın tüm imkanlarını kendine göre istediği gibi yönlendirebilir, bir nevi modern krallık.

- komünizm: latince communis yani "genel, ortak, halka açık, kamu" ve ismos kelimelerinin birleşimiyle oluşur. her türlü üretim ve üretim aracı halkın ortak malıdır, toplumda sınıf yoktur, devlet yoktur dolayısıyla yönetici yoktur, tabii ki para da yoktur. toplumda yaşayan herkes eşittir. avrupa'da 18. yüzyılda sanayi devrimi ile birlikte çalışma şartları ağırlaştı, işçiler daha çok ezilmeye başladı ve fakir işçi sınıfıyla zengin sınıfı arasındaki fark gittikçe açıldı, bu durum bazı ülkelerde proletarya'nın yani işçi sınıfının devrim yapıp önce sosyalizm'i ve ardından komünizm'i getirmesiyle sonuçlandı. yani kabaca komünizm'e geçebilmek için önce kapitalizm'in dibine vurmak gerekli, zaten karl marx da komünist manifesto adlı kitabında bunu söylemiştir.

- sosyalizm: latince socialis (toplum) kelimesinden gelir. komünizmle oldukça benzer özellikler taşır, ancak komünizmde üretilen mallar insanlara ihtiyaca göre paylaştırılırken sosyalizmde üretilen mallar insanların verdiği emekle orantılı olarak paylaştırılır, kısacası ülkedeki her şey halkın ortak malıdır ve herkes çalıştığı kadar pay alır.

- şirketokrasi - corporatocracy: latince corporationem yani "bir vücutta toplanmış" anlamına gelir -corpus zaten vücut, ceset demek-. kısacası büyük ve güçlü şirketlerin devletin yönetiminde söz sahibi olduğu ve kendi çıkarlarına uygun davranan kişileri destekleyerek iktidara getirdiği yönetim şekli.

- demarşi : latince demarchia yani şehir yönetimi demek. demokrasi ve monarşi'nin karışımı bir yönetim şekli. yani iktidardakiler yönetim gücünü halktan alır ancak demokrasi gibi değil krallık gibi yönetir, halkın onları seçtiği bahanesinin arkasına sığınarak başka hiçbir gücü tanımazlar.

- demokrasi: demos [halk] + kratos [iktidar] kelimelerinden oluşur, halkın egemenliği anlamına gelir. bilindiği gibi halkın seçtiği kişilerin iktidara gelerek halkı yönettiği bir sistemdir ve günümüzde çoğu ülkenin yönetim biçimidir.

- cumhuriyet - republic: latince respublica kelimesinden gelir, anlamı cumhuriyettir. cumhuriyet ve demokrasi karıştırılmaması gereken iki ayrı kavramdır, demokrasi ülkeyi yönetecek kişilerin çoğunluğun oyuyla seçilmesidir bir yönetim biçiminden çok bir yöntemdir, cumhuriyet ise halkın her kesiminden insanların iktidara gelebilmesidir, örneğin monarşi'de bu mümkün değildir çünkü başa geçebilmek için soylu olmak gerekir, halktan sıradan biri devletin başına geçemez. kısacası anadolu'da bir köyde doğan bir çocuğun yıllar sonra devletin başına geçebildiği yönetim şekline cumhuriyet denir.

- despotluk: latince domestic[yurt içi, yerel] + potentia[güç, potansiyel] kelimelerinin birleşimiyle oluşur, tek bir kişinin bütün yönetimi elinde tuttuğu yönetim biçimidir, otokrasi'nin daha sert ve kaba hali de sayılabilir.

- diktatörlük: latince dictate yani dikte etmek, söylemek kökünden gelir (bkz: diksiyon). aslen roma imparatorluğu döneminde ortaya çıktı ve savaş gibi acil kararlar alınması gereken dönemlerde ülkeyi yönetmesi için senato ve halk meclisi tarafından seçilen kişiye diktatör denirdi. günümüzde kullanılan anlamı ise despot'un yerine geçmiş durumda.

- tiranlık: yunanca tyrannos yani gücün acımasızca kullanılması anlamına gelir. tiranlık, despotlukla neredeyse aynıdır ancak aralarındaki fark despotlukta güç yöneticiye halk tarafından verilir, tiranlıkta ise yönetici gücü zor kullanarak elde eder, örneğin askeri darbe yaparak başa gelmek.

- faşizm: italyanca fascio (birlik, topluluk) kelimesinden gelir. buradaki birlik olumsuz anlamdadır çünkü faşizm tek tip insan yaratmaya çalışır, bütün halkı aynı şeyi desteklemek zorunda bırakıp muhalefeti ortadan kaldırmayı amaçlar. insanları birleştirmek için, millet, ırk, din gibi kavramları kullanır. kısaca kendinden olmayanı, çoğunluğun dışına çıkanı ötekileştirir ve yaşama hakkı tanımaz.

- feodalizm - derebeylik: latince feudal (bkz: tımar) kelimesinden türemiştir. halk yani köylü sınıfının, lord denilen askeri güce sahip kişilere ait topraklar üzerinde tarım ve hayvancılık yaptığı, köylülerin ürettiği malların ve işlediği toprağın neredeyse hepsinin lorda ait olduğu ve lordun da buna karşılık köylüleri koruduğu yerel bir yönetim sistemi.

- kakistokrasi: yunanca kako (kötü, kaka) kelimesinden gelir, "defecate" yani dışkılamak kelimesiyle bağlantılıdır. aristokrasi'nin tersine iktidarın toplumdaki en kötü, en vasıfsız insanların elinde olmasıdır.

- teokrasi: yunanca theos(tanrı) kelimesinden gelir, anlamı tanrının düzenidir. tanrının yeryüzündeki yönetim şekli olarak görülür ve devlet tanrının kutsal kitaplar ile gönderdiği kurallarla yönetilir.

- monarşi: latince mono (tek, bir) kelimesinden gelir. tek bir kişinin iktidarda olduğu yönetim şeklidir, yöneticiye genellikle kral denir. üç tipi vardır; kabaca eğer kral ülkeyi yönetirken bir meclisten izin alıyorsa meşruti monarşi, izin alma zorunluluğu yoksa mutlak monarşi ve günümüzde ingiltere'de olduğu gibi meclisin iktidarda olduğu ve kraldan izin almak zorunda olmadığı sembolik monarşi.

- oligarşi: kökenini yunanca oligo yani "ufak, birkaç, küçük" kelimesinden alır. iktidar küçük bir gruba aittir, oligarşi iktidarda bulunan grubun özelliğine göre farklı isimler alabilir *.

*aristokrasi: oligarşi'nin yönetimde soylular olduğunda aldığı isimdir, aristos yani "en iyi" ve kratos kelimelerinin birleşmesiyle oluşur ve en iyilerin yönetimi anlamına gelir. aristoteles'le olan benzerliği sadece tesadüf, aristoteles isminin anlamı her şeyin en iyisi anlamına gelir -aristos(en iyi) + totalis(hepsi)-. yönetimde soylu sınıfı bulunur, antik yunan'da liyakata dayalı yani başarılı insanların soylu sayıldığı ve yönetime geçtiği bir sistemken zamanla başarılı olmayıp sadece ailelerinden dolayı soylu sayılan kişilerin yönetime geçtiği bir sistem haline geldi ve halk yöneticilerin makamlarını haketmediklerini düşündü, fransız ihtilali'yle birlikte zayıfladı.

* meritokrasi: yunanca merit (ödül, değer) kökünden gelir, oligarşi'de yönetimdekilerin kişisel yetenek ve başarıları sayesinde iktidar sahibi olduğu yönetim biçimidir yani liyakata dayalı bir sistem vardır.

*cunta: kökenini ispanyolca junta (konsey, toplantı) kelimesinden alır, oligarşik yönetimin askeri bir grubun elinde bulunduğu durumdur. stratokrasi yani askeri hükümet de denilebilir.

* plütokrasi: yunanca pluto (varlık, refah) kelimesinden gelir, oligarşik yönetimde iktidarın zenginlerde bulunmasıdır. çok benzeri için (bkz: timokrasi).

* teknokrasi: yunanca techno (bkz: teknoloji) kelimesinden gelir ve oligarşik yönetimde üst düzey mühendisler gibi teknik açıdan bilgili kişilerin yer aldığı yönetim şeklidir.

*talassokrasi: kökenini thalassa (yunanca deniz) kelimesinden alır. oligarşi'de iktidarın denizcilerde bulunması ve denizcilik faaliyetlerinin önemsendiği bir yönetim şeklidir. örn. venedikliler, vikingler gibi.