Dünyadaki Vahşetin Acımasız Örneklerinden Olan Tarihte Vuku Bulmuş Korkunç Olaylar
Günümüzde yaşanan kötü olaylar sadece şimdiye özel bir şey değil. Vahşet her zaman vardı. Hatta tarihte yaşanan örnekleri çok daha korkunç boyutlarda olabiliyordu. Sözlük yazarı "alebahad", tarihte yaşanmış bazı korkunç olayları paylaşmış.


sisamnes isimli bir yargıçlar başkanı hakim, rüşvet alırken yakalanır. pers kralı cambyses ona verilecek cezanın örnek teşkil etmesini istemektedir. pers mahkemelerinden bu suçlu yargıcın yerine geçecek insanların bir daha benzer suç işlememesi için çarpıcı bir ceza vermesini talep eder, öyle de olur.

sisamnes idam edilir ama bu daha başlangıçtır. kralın emri ile iç organları söküldükten sonra tüm derisi yüzülür ve işlenir. 

uploads2.wikiart.org


sisamnes'in derisi dikilerek bir koltuğa geçirilir. bu koltukta sisamnes'in makamına konur böylece yerine gelecek kişiler insan derisinden koltukta oturacaklardır.

olay biraz daha dramatik hale gelir sonraları çünkü sisamnes'in yerine onun oğlu geçer. pers yargısına hükmederken her gün babasının derisinden yapılmış koltuğa oturan oğul uzun yıllar yönetimde kalır. kral cambyses ise gerçekten sonraları hep hatırlanacak bir cezayı tarihe geçirmiştir. 

kaynak


bir diğer cezalandırma yöntemi ise küllerle boğulmak.

23 metre yüksekliğinde ve içi kül dolu bir kule düşünün. en üstte kaygan bir platform. içerideki havayı karıştıran tekerlek düzenekleri dışarıda sıralanmış. 

hainlik veya tanrılara hakaret gibi en kötü suçlulara uygulanıyormuş bu ceza. en üstteki platformdan aşağı kaydırılan suçlu ağzına kadar küllerle dolu kulenin içine düşerken küller onu yavaşlatır ve yere çarptığında ölmesini engeller. epey bir kemiği kırılan suçlu en dipte, küllerin ortasında karanlıkta acı çekmekte iken tekerlek düzenekleri ile küller karıştırılır. böylece suçlu nefes aldıkça külleri içine çekecektir ve usul usul acı bir şekilde ölecektir.

incil'de geçen bir bahiste bozgunluk yapan bir yahudi din adamı bu şekilde öldürülmüş ve ailesinin onu gömmesine dahi izin verilmemiştir. "zaten o tam da bunu haketmişti" diye bitirir konuyu incil.

aha


roma kralı valerian pers askerlerine esir düşünce çok kötü bir son ile karşılaştı. game of thrones dizisindeki sahneye benzer hatta daha beteri ile can verdi.

staticflickr.com


roma imparatorluğu'nun en büyük baş belalarından olan krallar kralı lakaplı pers kralı shapur ( 3 büyük roma ordusunu yoketmesi, pers imparatorluğunu bir süper güce dönüştürmesi ile meşhurdur) roma kralını kişisel kölesi olarak kullandı. ellerini ve ayaklarını zincirleten kral, ordusunun önünde onu bir köpek gibi zincirinden çekerek yanında taşıyordu. 

pinterest.com

atına bineceği sırada yere kapaklanmış valerian'ın sırtına basarak ata binerdi. bir süre sonra oyuncağından sıkılan shapur, onu boğazından aşağı erimiş altın döktürerek öldürttü. tahnitçilik yaygın olduğundan tahnitçileri onu tahnitletti(oha bu nasıl cümle lan? bugün de bir kelime öğrendim çok şükür). içi saman dolu ceset pers tapınağında bir duvara asıldı. bu ney lan? yuh!

kral shapur'un 7 metrelik heykeli shapur mağarasında yeralıyor günümüzde. o mağaranın kralın mezarı olduğu düşünülüyor.

plus.google.com

kaynak


hırsızlar? o zamanlar imparatorluk yollarında yolculara rahatsızlık veren, soyan hırsızlar ve yağmacılar idam ediliyordu. ama öyle kafa kesme şeklinde değil.

yol kenarında yan yana 2 uzun yaş ağaç bulunuyor, ağaçların tepelerine bağlanan iplerle ağaçlar yere kadar eğiliyor ve bu iplerin diğer uçları suçlunun bacaklarına bağlanıyordu. mekanizmanın harekete geçirilmesiyle serbest kalan ağaçlar büyük bir hızla doğruluyor, bu esnada da her bacağı bir ağaca bağlı suçlunun bedeni yırtılıp ikiye bölünüyordu. bir zamanlar tek beden olan 2 beden parçası ağaçta bırakılıyor ve insanlara uyarı amacıyla orada öylece asılıyordu. hadi götün yiyorsa yoldan geçene bir şey yap. çoğaltırlar adamı kamil!

kaynak


bak bir de şu film gibi bir olay var. harbi game of thrones sanki. eğer asilzadelerdenseniz sizin işlediğiniz bir suç için sizin yerinize köleleriniz kafaları taşla ezilerek öldürülürdü.

m.ö. 5 yyda yaşayan kral artaxerxes'in annesi parysatis, gelininden yani kraliçeden nefret ediyordu. duygular karşılıklı idi ve her ikisi de birbirini öldürmek için fırsat kolluyordu. bunu uluorta da yaptıklarından kral duruma el koydu ve birbirlerini zehirleme ihtimali nedeniyle tüm yiyeceklerini paylaşmalarını emretti. bir elmayı dahi ikiye bölüp paylaşmak zorundaydılar. ama tabi kralın annesi zeki idi. bir meyve bıçağının sadece bir tarafına zehir sürdü ve yemekte yine herşeyi ikiye bölüp paylaştılar gelini ile. sonuç? gelin yani kraliçe zehirlenerek öldü.

fail elbette kralın annesi idi. kralın emri ile annesinin onlarca kölesi onun yerine işkence edilerek öldürüldü, başları taşla ezildi. 

kaynak


şu simgeyi bilenler bilir zoroastrianizm yani zerdüştlük, zerdüşt dininin simgesidir. hani şu en eski tek tanrılı dinden bahsediyorum.

http://azyemura.blogspot.com.tr/


zerdüşt din adamları pers imparatorluğu zamanına oldukça önemli idi. magi derdi halk onlara.  

enfal.de


smerdis isimli bir magi, ulu kral cyrus'un oğlu olduğuna inandırdı insanları. yandaşları ile tahtı da ele geçirdi hatta. ancak uzun sürmedi, tam game of thrones olayları sonucunda öldürüldü. ancak bu yetmedi insanlara. öyle bir hal aldı ki durum, insanlar sokaklara, caddelere yayılıp buldukları her magiyi vahşice öldürmeye başladılar. hatta "lan bu oldukça rahatlattı ha! hatta yengeyi çocukları da al seneye tekrarlayak" dendi ve senenin belirli bir günü magi avı yapılan festivale döndü iş. tatil oldu hatta o dönem tüm ülkede.

kaynak


iğrenç bir yönteme geldik sıra. scaphism diye bilinen meşhur bir pers cezalandırma yöntemi var.

suçlu, birbirine bağlı iki kayığın içine çıplak halde konuyor ve sıkıca bağlanıyor. sadece kafa, eller ve ayaklar dışarıda kalıyor. adama sürekli süt ve bal içiriliyor zorla. ishal olan adama süt ve bal içirilmeye devam ediliyor. kendi pisliği içinde debelenen adamın her yerinde yaralar oluşur. ellerine ayaklarına bal sürülüp zaten pislik içinde olan yere böceklerin akın etmesi sağlanıyor. günler sonra böcekler sarıyor adamı ve diri diri yemeye başlıyorlar usul usul. adamı uzun süre canlı tutmaya da çalışıyor gardiyanlar. lan kafamda canlanınca bile bir acayip oldum. nasıl bir kafa bu?

hala bu entriyi okumaya devam ediyorsanız son olarak meşhur general harpagos'tan bahsedeyim.

kral astyages, bir gün rüyasında torununun kendisinden tahtı aldığını zorla ele geçirdiğini görür. general harpagos'a henüz bebek olan torununu alıp ormanda ölüme terk etmesini emreder. harpagos bunu yapamaz ve ormanda bir çobana teslim eder.

10 yıl açığa çıkmaz bu yalan ancak sonunda kral bir şekilde aldatıldığını öğrenir. harpagos'un oğlunun boğazını kestirir, vücudunu lime lime kestirir ve kavurtup harpagos'u davet ettiği ziyafette yemek olarak ona sunar. elbette harpagos kendi oğlunu yediğini bilmemektedir ancak kralın emri ile askerler harpagos'un oğlunun kesik başını masaya getirip tam önüne koyar. eğlence durur, dans edenler çekilir, müzik susar.

kral astyages harpagos'un gözlerinin içinme bakarak "general! hangi hayvanın etini yediğini biliyor musun?" diye hiddetle sorar.

harpagos gözyaşı dahi dökmez, bir şey diyemez çünkü en ufak bir karşılıkta anında öldürüleceğini bilir.

"biliyorum kralım. kralımız hep en iyisini bilir ve yapar" der.

yemeğin kalanını ister ve evine dönüp bahçesine oğlundan kalanları yani daha doğrusu yemeği gömer.

kaynak

her konuya ilişkin kaynaklardan sadece birer tane ekledim. araştırırsanız daha fazlasını bulacaksınızdır.

DAHA FAZLA İÇERİK