Dünyanın En Ünlü Seri Katil Çiftlerinden Birinin Korkunç Kadın Kişisi: Myra Hindley
1963-1965 yılları arasında sevgilisi Ian Brady ile İngiltere'de korkunç cinayetlere imza atan Myra Hindley'in hikayesi.
Dünyanın En Ünlü Seri Katil Çiftlerinden Birinin Korkunç Kadın Kişisi: Myra Hindley


myra hindley 23 temmuz 1942’de manchester’da şiddet yanlısı bir baba olan bob ve ondan sürekli dayak yiyen karısı hettie’nin kızı olarak dünyaya geliyor

1946 yılından itibaren büyükannesi ile yaşamaya başlıyor çünkü anne ve babasının maureen adında bir kızı daha oluyor. myra büyükannesine güya geçici bir süre için gidiyor ancak bir türlü geri dönemiyor ve hayatının geri kalanını onunla geçiriyor. zekası düşük değil ama ya ev işlerine yardım etmek ya da başka nedenlerle okula çok fazla devam etmiyor ve bu yüzden ancak ikinci bir sınıf liseye devam etmeye başlamaya hak kazanabiliyor.

myra lise yıllarında en yakın arkadaşı michael higgins’in boğulması üzerine ağır bir depresyona giriyor. myra michael’ın davetini kabul edip onunla gitmiş olsa her şeyin farklı olabileceğine ve tüm bunların kendi suçu olduğuna inanıyor ve bu düşünceler myra’yı okulu bırakmaya kadar götürüyor. çekingen, tahsilsiz ve depresif bir genç kız olan myra birkaç işten sonra hayatının erkeği olan ıan brady ile tanışacağı millwards şirketine giriyor. millwards’ta myra sekreter ıan ise depo katibi olarak çalışıyor. ıan brady 2 ocak 1938’de hiç görmediği gazeteci bir babanın ve bekar bir annenin (margaret stewart’ın) çocuğu olarak dünyaya geliyor. margaret kendini mrs. stewart olarak tanıtıyor ve kendine peggy denmesini istiyor. 

çalışıyor ancak bebeğine bakamıyor ve ian’ı bakabilecek birilerinin yanına vermek adına gazeteye ilan veriyor. ilanı yanıtlayan 4 çocuklu bir çift mary – john sloane, ıan’ı 4 aylıkken alıyor. ancak gerçek annesi peggy teyze olarak bir aile dostu gibi sürekli gelip gidiyor, ıan’a hediyeler alıyor. ıan 12 yaşına gelip peggy teyze patrick brady ile evlenene kadar ıan her sıradan çocuk gibi – ki yaşadıkları yer gorbals– glascow oldukça sert bir mahalle – kavga dövüş büyüyor. huysuz ve huzursuz, akıllı ama kendini derslerine vermeyen, suça yatkın, hayvanlara zarar veren bir çocuk. arkadaşlarından biri ıan’ın bir kediyi canlı olarak gömüp ne kadar süre yaşayabileceğine dair testler yaptığını anlatıyor yıllar sonra.

ian genç bir erkek olmaya adım attığında 13-16 yaşları arasında bir çok hırsızlık ve yankesicilik suçundan yakalanıyor ancak ciddi bir ceza alma durumu ilk defa karşısına çıktığında hayatını yerle bir eden bir gerçeği öğrenerek ıslah evine girmekten kurtuluyor. hakim ancak annesi ile yaşarsa cezayı erteleyeceğini söylüyor ve ıan’ın gerçek annesiyle yani o güne kadar peggy teyze olarak tanıdığı kadınla yolu bir kez daha kesişiyor. ıan yeni hayatına uyum sağlamaya çalışıyor. adını ıan stewart’tan ıan brady’ye çeviriyor. ancak içindeki suçlu durmuyor ve nihayet 17 yaşında soyguna ortaklık suçuyla ıslah evine koyuluyor ve bu ıan için ciddi bir değişimin ilk adımı oluyor. ıan kendini kitaplara veriyor özellikle nazilik konusunda okudukları onu ciddi bir nazi saplantısına itiyor. (bkz: kavgam), (bkz: suç ve ceza) başucu kitapları oluyor, (bkz: marquis de sade) ise belki de yeni hayatını şekillendiren yazar.

myra ıan’ı ilk gördüğü anda ona karşı bir çekim hissediyor ancak ıan’ın onu fark etmesi yahut onunla birlikte olmaya karar vermesi için aradan bir yıl geçmesi gerekiyor

myra büyük görünmek için özel makyajlar tercih eden saçlarını boyayan bir kız. ancak ıan’dan sonra saçlarını sapsarı boyatıp nazi kıyafetleri giyerek tarzını biraz değiştiriyor. marquis de sade, nazi kamplarını ve işkenceleri anlatan kitaplar okuyup anlamaya çalışıyor. pornografiyle tanışıyor ve durumdan hiç de hoşnutsuz kalmıyor. ıan ona tanrı yok diyor ve katolik olan myra kiliseye gitmeyi bırakıyor. ıan’la sado mazoşist oyunlar oynuyor. kırbaçlanmaya bayılıyor, kırbaçlamayı da en az kırbaçlanmak kadar seviyor. ıan ona grese diye hitap ediyor. ((bkz: ravensbrück), (bkz: auschwitz) ve (bkz: bergen-belsen) nazi toplama kamplarında çalışmış, en ünlü savaş suçlularından biri olarak tarihe adını yazdıran ‘ (bkz: belsen sürtüğü)’ lakaplı (bkz: ırma grese)’ye ithafen.)


7 ekim 1965’te david smith (myra’nın kızkardeşinin genç eşi) isimli bir genç polise ıan brady’nin cinayet işlediğini ve cesetin hala ıan’ın evinde merdivenlerin altında olduğunu bildiriyor

ifadesine göre myra onu eve bira içmeye davet ediyor ve eve girdiklerinde ıan çekiçle bir kuklaya vuruyor. smith ancak kanları görünce bunun bir kukla olmadığını anlıyor. myra bu genç adamın eve girip ıan’a saldırdığını söylüyor ve smith ıan’ın direktflerine uyarak cesedin ortadan kaldırılmak üzere paketlenmesine yardım ediyor ve o esnada ıan bu defakinin gerçekten en pisi olduğunu söylüyor. ıan evde cesetle yakalanıp tutuklanıyor. myra serbest kalıyor ve ıan’ın evindeki bazı belgeleri toplaması için verdiği talimatı yerine getirmek üzere eve gidiyor. polis buna izin vermiyor. myra büyükannesinin evine dönüyor. polis önce ıan’ın arabasında sonra da myra’nın büyükannesinin evinde üzerinde isimler bulunan bir takım karalamalar ve çoğu saddleworth kırlığında çekilmiş bir sürü fotoğraf buluyor. işte asıl bomba o zaman patlıyor. 

isimlerden birinin john kilbride isimli kayıp olduğu bildirilmiş bir çocuğa ait olduğu ortaya çıkıyor ve araştırma myra’yı da içine alarak büyüyor. myra’nın büyükannesinin evinde manchester merkez istasyonundaki bir posta kutusuna ait bagaj fişi bulunuyor. polis ele geçirilen bavulda pornografik görüntüler, bir kız çocuğuna ait çıplak ve garip resimler ve bir sürü doküman buluyor. bir de kaset! lesley ann downey adlı 10 yaşındaki küçük bir kız çocuğun işkence anlarının kaydedildiği bir kaset. saddleworth’de de sıkı bir arama grubu çalışıyor ve onlarda bir çocuğa ait olduğunu sandıkları bir kemik bulunuyor. kemiğin isim listesinde adı yazan john kilbride’a ait olduğu belirleniyor. ardından itiraflar geliyor. ıan ve myra üç cinayetten de suçlu bulunuyor ve 6 mayıs 1966’da ömür boyu hapse mahkum ediliyor. ıan’ın aksine myra hiçbir zaman pişmanım demiyor. ıan 1978 yılında belki birazda myra’nın mahvolmasını hızlandırmak için işlediği suçların tüm sorumluluğunu aldığını ve cezasını kesinlikle kabul ettiğini açıklıyor. myra ise birazdan detaylı anlatacağım gibi sonuna kadar savaşıyor.

kurbanlara göz atalım

pauline reade 1963’ün o şanssız gecesi 16 yaşında iken gittiği danstan asla geri dönmedi. çünkü adının myra olduğunu söyleyen genç bir kadın (myra’nın kız kardeşi pauline’lerin komşusu idi ve pauline bu genç bayanı az da olsa tanıyordu) eldivenini kaybetmiş ve bulmak için pauline’den yardım istemişti. üstelik bunun karşılığında pauline dans plakları kazanacaktı, hiç de fena bir alışveriş sayılmazdı. saddleworth’de ıan tarafından tecavüze uğradı boğazı kesilerek öldürüldü.

john kilbri de bir arkadaşı ile kısa birkaç iş yapıp sonunda para kazanmak için pazara gitti. eline geçen ise birkaç peni yerine tecavüze uğramak, ince bir ip ile boğularak öldürülmekti. 12 yıllık kısa bir hayat.

keith bennett tıpkı john gibi 12 yaşındaydı ve tıpkı john gibi 1963’te tecavüze uğrayıp boğulurak öldürüldü. myra yıllar sonra bennett çocuğun mezarını bile hatırlamıyorum diyecekti. adı bile hatırlanmayan silik bir kurban.

26 aralık 1964 10 yaşındaki lesley ann downey için kabus dolu anların başladığı tarihti. kaçırıldı, ayakkabı ve çorapları dışında çırılçıplak soyuldu, taciz edildi, pornografik pozlar vermeye zorlandı, ağzına siyah bir eşarp tıkıştırıldı, elleri bağlandı, tecavüze uğradı. myra ona sesini kes yoksa boğazını keserim diyordu. brady’den çok daha kızgındı. lesley yalvarırım yapmayın diyerek öldü. bu anların kaydedildiği 17 dakikalık korkunç ve yürek parçalayıcı kaset mahkemede en önemli kanıt oldu. tam 17 dakikalık bir cinayet kanıtı.

edward evans. 16 yaşındaki son kurban. yukarıda detaylı bahsettim. bedava içilecek birkaç bira ve karizmatik görünüşlü bir beyden alınan davet ona onlarca çekiç darbesiyle parçalanmış bir kafatası olarak döndü.

bu dava ingiltere tarihinde bir kadının iştirak ettiği ilk sex cinayeti davası idi

üstelik kurbanlar çocuktu ve seri cinayet söz konusu idi.myra’yı hapishanede içine bok karıştırılmış yemekler, duvarlarına bok sürülmüş duvarlar, nefret dolu bakışlar ve izole bir hayat bekliyordu. ancak kadın gardiyanlardan biri ile ıan’a yazdığı mektuba göre günde dört defa ranzanın altında’ düzüşüyordu’ . ki daha sonra bu gardiyanla kaçış denemesi yapıp pek de olası olmayan şartlı tahliye şansını iyice zora soktu. kiliseye devam etmeye başladı, saçlarını siyaha boyadı, peder peter timms’i ikna edip günah bile çıkardı. inanılmaz bağlantılar kurdu; lord longford isimli işçi partisi kabinesinde lordlara başkanlık etmiş çok aktif ve etkili bir kampanya yöneticisini ve lordun ünlü bir yazar olan eşini şartlı tahliye kampanyasını yürütmeleri için kandırdı. 1987de brady artık myra’ya iyice kızmıştı ve ona diğer cinayetleri açıklayacağını bildiren bir not yazdı. myra hızlı davranıp gazete ve televizyonlara haber verdi. pauline reade de dahil olmak üzere beş cesedin daha bulunmasına öncülük etti.

asla yılmadı sonuna kadar avrupa insan hakları mahkemesi dahil olmak üzere her yere başvurdu. ancak şartlı tahliyesinin yükünü omuzlayacak bir içişleri bakanı çıkmadı. üstelik çocuk cinayetine katılmış erkek katiller şartlı tahliye alabiliyordu.

myra ve ian çok şanslı insanlardı

ömür boyu hapse mahkum oldukları 6 mayıs 1966’dan tam bir ay önce idam cezası kaldırılmıştı. myra sahip olduğu ve kendini uzun süre rahatsız eden birçok hastalığa eşlik eden beyin anevrizması yüzünden hapishanede öldü. son ana kadar pişmanım demedi.

kaynaklar:

- the most evil women in history…. shelley klein
- a to z encyclopedia of serial killers…. harold schechter / david everitt
- wikipedia

DAHA FAZLA İÇERİK