Dünyayı Algılamak İçin Bilinmesi Gereken En Önemli Şeylerden Biri: Evrimsel Psikoloji
Sözlük yazarı ''pati'', evrimsel psikolojinin dünyayı algılama konusunda ne denli önemli bir şey olduğundan bahsetmiş.
Dünyayı Algılamak İçin Bilinmesi Gereken En Önemli Şeylerden Biri: Evrimsel Psikoloji
iStock.com


neden?

öncelikle tarihsel algıyı oturtmak ve devinim ve evrimi algılamak genel bir dünya çerçevesi kurar. siyasetten tut ikili ilişkilere ya da kişiliğimize kadar anlam çerçevesi diyeceğimiz şeyi oturtmadan görüş bildirmek ya da üretmek sığ kalır. 

sadece sosyal psikoloji ve evrimsel psikoloji biliyorsanız üretebileceğiniz herhangi bir dandik fikrin bile bir rasyonelliği, mantığı olacağını düşünüyorum nacizane. en azından tartışmaya, değerlendirmeye açıktır. bu ikisini bilmeden insana dair üretilen fikirlerin ise büyük bir kısmı çer çöp kategorisine girebilmektedir.

insanın kökeni ya da insanın doğası argümantasyonunda evrimsel psikolojinin duruşunu tanı teşhis ile sınırlayamayız. zaten evrimi de öyle sınırlamak mümkün değildir. yani oturup da bilimi götünden anlamış üç beş pop magazin gazetesi kadın erkek ilişkilerini evrim psikologlarının datasıyla maymun ettiğinde (literally) bu evrim psikolojisinin eksi hanesine diil, eksi hanesi hayli kabarık gazetecilerin -tabloid gazete deme ihtiyacı hissediyorum- hanesine yazılmalıdır.


seksüel seleksiyona "erkeklerin parfüm sürdüğünde kadınları çabucak etkilediği bilim adamlarınca kanıtlandı, o yüzden x marka parfüm sürün", "adet döngüsünün yumurtlama zamanındaki kadınların daha azgın olduğu bilim adamlarınca kanıtlandı, erkeğinizi memnun etmenin on yolu" şeklinde algılayan cosmopolitan sığlığında yaklaşılması evrimsel psikolojinin kabahati diildir, hatta alenen bu zihniyet evrimsel psikolojinin düşmanıdır. ayrıca evrimsel psikoloji bu gerzekçe ortamın evrilmesini kendiliğinden amaçlar, evrildiğinde de inceleyecektir.

evrim algısının en önemli etkilerinden biri, evrimin sürekliliğini de kabul etmesidir.


"insan doğası" diyeni çok pis üzerim.

evrimsel psikoloji insan doğasını -ve hayvan doğasını- davranışlar düzleminde inceleyerek, sosyal değişiklikleri -insan söz konusuysa antropoloji ve sosyoloji yöntemlerini de benimsemek suretiyle- değerlendirmeyi amaçlar.

yani sosyal değişimlerin evrimsel dayanaklarını bulur. bu onay anlamına gelmemektedir. doğaya dair bulunan her tür dayanak, insan olmanın doğayı altetmek -evet oh mon dieu altetmek- amacı için bir araçtır.

öğrenme teorilerinin de varmış olduğu doğal kısıtlamalar gerçekliğinde, insanın, huzursuz olduğunda yalanmaya koşullanamayan kediden, koşullandığı para alışverişinin bir yerinde parayı yiyecek sanıp paraları birbirine sürtme içgüdüsü gösteren rakundan veya şunu bunu yapan aslandan, arıdan, farkı bilincidir.


koşullandığını, doğasında x, y, z eğilimi olduğunu vb. tespit etmek insanın bunu değiştirme şansıdır.

insan doğasında tarihten gelen, hatta evrimden gelen agresyon, depresyon, regresyon, ajitasyon, fragmantasyon, aliterasyon vb. olması evrim psikolojisi tarafından tespit ve dahi inceleme konusu edildikten sonra önüne geçilebilir bir hal alır.

bir davranışın yapısı evrim psikolojisi ile açıklandıktan sonra sosyal evrim aşamaları da değerlendirmeye başlanır. bunun önkoşulu haliyle doğanın ve evrimin incelenmesi suretiyle davranışlara ve sosyal psikoloji ve antropoloji de katılarak sosyal normlara varılabilmesidir.


gelelim en favori pop evrim psikolojisi kavramı olan seksüel seleksiyona

insanın evrimsel geçmişindeki temelleri bulması, bugün bu doğal faktörlerle hareket edebilme eğilimini fark etmesi ve önüne geçmesi için bir olanaktır.

burada temel sorumuz "doğa mı insan mı?" sorusudur. doğanın insanı altetmesi, insan ve doğanın birlikte var olması, insanın doğayı altetmesi seçeneklerinden, doğanın insanı altetmesi evrimle çelişir, insanın doğa ile birlikte var olması zaten kapitalizm dahil bugünle uyumlu olandır, insanın doğayı altetmesi ise bilim ve evrim için -ultimate yazasım geldi- nihai amaçtır. (evrimin amacı neden insanın doğayı altetmesi olsun konusunu daha uzun süre yazmam gerekir, insan evrimi deyip geçeyim şimdilik burada, insan evriminin amacı haliyle doğa gibi bir rakibin ortadan kaldırılması, kendisinin varoluşuna etkisiz kalışı, kontrol edilebilir oluşudur)


bu noktada bilim insanı, ve evrim, insanın doğayı ve dolayısıyla kendi doğasını altetmesini amaçlar.

doğanın yaptığı seçimlerin doğruluğunu savunmak yöntemiyle, "aa genlerimizde agresyon var hadi birbirimizi keselim", "oyy biz kadınlar çocuğumuza en iyi baba olacak adamları birbirlerine gösterdikleri üstünlükle tespit edip çiftleşmek için eş seçimi yapıyormuşuz, oley!" gibi ultra über gerzekçe çıkarımları olumlamak, cosmopolitan yazar ve okurlarının tarihsel sorumluluğudur, 100 üstü ıq taşıyanların diil.

bilim insanı ya da "normal" insanın sorumluluğu evriminden gelen "deficiency" (ya da genlerinden gelen olası hastalık) olasılıklarını tespit ettikten sonra, bilinçle -bilimle- onları farklı bir aşamaya, evrilterek -iyileştirerek- taşımaktır. bu da bilinçtir.

bu noktada "insan doğasında çok eşlilik var ben sikişirim sokuşurum erkeğim" veya "ay benim doğam zaten en iyi avcıyı seçip evimde çocuk bakmak için onun av getirmesini beklemek, ev hanımıyım" diyen erkek ve kadınlar sadece evrim psikolojisini anlamamış diil, bilim felsefesini ve anlamını da anlamamış olan insanlardır.


bu insanların yüzüne bilimsel "fact"leri çarptığınızda gocunacaklarına "oley" diye sevinmeleri evrimsel psikolojinin kabahati de diil.

evrimsel psikoloji durumu ortaya koyar. ortaya koyduktan sonra bu durum karşısında bilinci olan insanın yapacağı -evrimin de gereği olan aşama- bu durumu aşmaktır. misal bu erkek için doğasının dışına çıkıp tek eşliliği seçmek, kadın için doğasının dışına çıkıp çocuk dünyaya getirmeme -korunma ya da kürtaj- yolunu seçmektir. misal erkek için diğer erkeklerle dövüşmeyi diil müzakere etmeyi seçmek, kadın için çocuğuna baba diil kendine eş seçmektir. kadın ve erkek için doğalarında et yemek var diye daha çok hamburger yemek diil, vejeteryan ya da sağlıklı diyet seçeneklerini değerlendirmektir.

bilinç bu değerlendirmeleri gerektirir. bir kadın ya da erkek içgüdüleri tarafından yönlendirildiği bir noktada, bu içgüdüleri izleyebilecek farkındalığa erişirse ve bilimsel nedenlerine vakıfsa (id-ego-süperego'ya mı dönsem burada?) kararını içgüdü diil bilinçle alması daha kolay olur. evrimsel psikoloji de sosyal psikoloji gibi bize karar/davranış mekanizmalarımızın farkında olmadığımız nedenlerini sunar. ha sen koşullandığın sana bilimsel olarak gösterilmesine rağmen sevinçle yine salya akıtırsın o ayrı konu, o zaman insan diil köpeksin zaten. bilincin yok çünkü.


aklımda kaldığı kadarıyla evrimsel psikolojinin kadın erkek ilişkileri üzerine yaptığı temel araştırmalardan birinden bir örnekle bu iç boğucu girdiyi bitireyim: evrimsel psikoloji çıkarımlarına göre erkek sperm saçmak dolayısıyla çok sayıda cinsel ilişki yaşamak ister, kadını -dişisini- ise kendi çocuklarını yetiştirme aracı olarak görür. kadın ise sadece yavrunun -çocuğun- bakımı için erkekten bakım ister, cinsellik yavru için araçtır.
(günümüzde evrimin survival of the fittest'ına faşist'ten kapitaliste bok atan solcuların, iş erkeklerin çok eşliliğine gelince doğa argümanına sığınmalarına da burada bir kez daha bsg demek isterim vesileyle, tutarlılığınız olsun len.)

bu durum misal "eşinizin sizi hiç fiziksel birliktelik yaşamadığı biriyle ruhsal olarak aldatmasını mı tercih edersiniz, yoksa hiçbir şey hissetmediği biriyle sadece cinsel ilişki yaşamasını mı?" gibi bir soruyla ölçülür. 

evrimsel psikoloji hipotezine göre bu soruya kadınlar "kocam kimseyi sevmesin cinsel ilişki yaşayabilir", erkekler "karım fiziksel bir şey yaşamasın aşkından bana ne" cevabını vermelidir. sonuç olarak da zaten bu çıkar. 

siz cosmo okurları "vay be doğamızda var demek ki, hakikaten bak o yüzden aldatılmışım/aldatmışım" diye sevinirken bilim insanları ülke/yetiştirme/gender ayrımlarını yaparlar ve şu sonucu çıkarırlar "evrim teorisinin öğretildiği ve içselleştirilebildiği ülkelerde sonuçlar tam ters çıkmakta (isveç, norveç, vb. medeniyet ülkeleri diyeyim), örneğin erkekler "cinsel ilişki yaşayabilir yeter ki sevmesin" kadınlar "sevebilir yeter ki aldatmasın" da diyebilmekteler. 

ancak evrimin tabu olduğu ülkelerin tamamında -iran, türkiye vb.- sonuçlar evrimin öngördüğü "doğa ile uyumlu" şekilde çıkmaktadır.

doğa ile uyum bilimin amacı diil sapmasıdır. bilim doğayı kontrol -alt- edebilmek için doğayı keşfetmeye çalışır. bilim ve bilinç ve insan söz konusu olduğunda evrim -yani evrimsel psikoloji- de ; insanın kendi doğasını olumlu yönde geliştirmesini -adı üstünde evrim demiş miydim?- amaç edinir.

bu noktada da evrimsel psikoloji, bir şeylerin iyiye gitmesini amaçlayan herkes için şu an bu şeylerin neden kötü olduğunu algılama amacıyla ve karşı çıkmak için bilincini, zekasını, birikimini -yani insanı aslandan kaplandan maymundan ayıran bilim, edebiyat, sanat, tarih yazımı, zeka vb. her şeyi- kullanarak neye karşı çıkacağını belirleme aracıdır.
bu aracın içinin boşaltılması evrimsel psikolojinin halt etmesi diildir.

(ayrıca "doğa ile uyum" güzellemesinin ne kadarı kapitalizmin oyunudur, modernite hedeflerinden olan "doğayı alt etmek"ten ne uğruna vazcayılıp hava kirliliği, ozon tabakası, tüketim kültürü, atom bombası vb. gibi 'doğal' insan agresyonuna (ya da doğa ile gayet uyumlu emperyalizm/kapitalizme) bağlı sonuçlar, bilimin doğa ile uyumlu olmayan ve bilince dayanan kendisine veya bilimin bu doğayı alt etme isteğine mal edilmiştir ve neden? vb. üstüne de düşünülebilir.)

DAHA FAZLA İÇERİK