En Karanlık Hayallerin Mimarı Edgar Allan Poe İçin Dünya ve Türk Edebiyatından Gelen Şık Yorumlar
19 Ocak 1809-7 Ekim 1849 tarihleri arasında kısacık bir ömür sürmesine karşın koca bir dünya edebiyatını etkilemiş olan muhteşem yazar Poe hakkında yine işinin ehli kalemlerden çıkmış tanımlar okumak, kuşkusuz ki sıkıcı biyografilerden çok daha eğlenceli.
En Karanlık Hayallerin Mimarı Edgar Allan Poe İçin Dünya ve Türk Edebiyatından Gelen Şık Yorumlar


1
- dünya edebiyatında edgar allan poe

- "poe, avrupalıların ilk yazınsal mitidir. bununla poe'nun bir mite dönüştürülen ilk amerikalı yazar olduğunu kastediyorum. poe bir yaratı olmaktan çok, charles baudelaire'in çevirisidir. onun öykülerini çevirirken baudelaire kendisini çevirir. poe, baudelaire'dir"

octavia paz, çamurdan doğanlar - can yayınları, 1996, sf 113.

- "mutsuzluk kısa olmaz, ama kısa ve mutsuz bir yaşamı oldu. iradesiz ve en çelişik duygulara boyun eğebilen bir insandı. ama akla ve sağduyuya neredeyse tapıyordu. temelde romantik bir yazar olmasına karşın, yaratıcılıkta esinin değerini yadsımaktan, estetik yaratıcılığının salt zekadan kaynaklandığını savunmaktan hoşlanıyordu" 

jorge luis borges, bir ada bir kıta, can yayınları, 1995, sf 105-106.

- "yazmaya hazır insan kibirlidir. fakat poe'nun kibri, içine sığındığı esrarlı zayıflıktan kaynaklanır. bu kibir büyük bir zaaftır; ama bu zaafiyetin edebiyata kazandırdıklarını kim ölçebilir? poe, edebiyatın en mükemmel egoistlerinden biridir. sevdiklerinin onu anlamaması onun için önemli değildir. onların sevgisi ve ilgisi ona yetiyordu. entelektüel özgüveni için onlara ihtiyacı yoktu. nihayetinde kendine hayranlık deliliğe dönüşecektir"

julio cortazar, notos dergisi sayı 48, sf 24

- "ne tuhaftır, ne muazzam yetenekli yazardır şu edgar poe! aynı zamanda ne cüretkardır onun hayal gücünün beklenmedik iniş çıkışları! neredeyse hep en uç gerçekliği seçer. kahramanını dış dünyada veya psikolojik alemde en sıradışı durumlar içerisinde bırakır. sonra da onun iç dünyasını müthiş keskin zeka örneğiyle, parmak ısırtan bir gerçekçilikle betimler. üstelik onun şahsına münhasır bir özelliği var ki onu bütün yazarlardan ayırır: hayal gücünün dinamikliği"

fyodor dostoyevski, notos dergisi sayı 48, sf 29

- "poe'nun şiirleri, teknik ve soyut güzelliğe dair keskin bir zekanın örneğidir"

walt whitman, notos dergisi sayı 48, sf 32

- "poe baudelaire'i aydınlatmış, zenginleştirmiş, pek çok konuda fikirlerini etkilemiştir; sözgelimi, yazı sanatının felsefesi, yapaylık teorisi, modern olanı anlama ve yerme, istisnai ve tuhaf olanın önemi, aristokratik tavır, mistik coşku, zarafet ve keskinlik zevki, hatta siyaset...baudelaire her bakımdan poe'dan gebe kalmış, esinlenmiş ve derinlik kazanmıştır"

paul valery, notos dergi sayı 48, sf 41

- " son zamanlarda edgar poe'ya dair çok şey konuşuldu. hakikaten de bunu hak ediyor. poe, her şeyden öte şaşkınlık uyandırıcıdır. heyecanı vermek ya da duyguları harekete geçirmekten ziyade hayret içinde bırakır"

charles baudelaire, notos dergi sayı 48, srf 43

- "poe'yu belli bir dereceden sonra ciddiye almak, kişinin ciddiyetten yoksun olduğunu gösterir. baudelaire onun engin bir filozof olduğunu düşünüyordu. bununla birlikte, her ikisi arasında daha büyük bir şarlatan, aynı zamanda daha büyük bir deha poe'dur"

henry james, notos dergi sayı 48, sf 48

- "poe'nun şöhreti beni hep şaşırtmıştır. birkaç dizesini, ara ara derinlikli olan eleştirel denemeleri başta olmak üzere düzyazı eserlerinin birkaç sayfasını bir hayli beğeniyorum. geri kalanı bana bayağı ve basmakalıp geliyor. bence kuzgun'un kalıcı bir edebi değeri yok"

william butler yeats, notos dergi sayı 48, sf 48

- "poe bir sanatçıdan ziyade bilimadamıdır. adeta ruhun ve bilincin kimyevi bir analizini yapar. poe, insan ruhunun dehlizlerine, mahzenlerine ve korkunç yeraltı geçitlerine inmiş bir maceracıydı. kendi kör talihinin alameti olan korkunçlukları seslendirdi"

d.h. lawrence, notos dergi sayı 48, sf 54

- "kendisi sinirlerine değil, sinirleri kendisine hakim olduğu için daha az canlılıkla yaşamaktadır. kaleme aldığı his ve korkunç kabusları fevkalade yakından biliyordu. delirmeğe arpa boyu mesafede sayısız buhranlar geçirmiş, sapıklıklara kapılmıştı. hikayeleri son derece dramatize edilmiş ve açılmış oldukları halde, bir yanında okuyucunun zihni cehdine amade gizli bir köşe, bir esrarlı nokta kalırdı. israfil'in kalp telleri üzerinde dolaştı. bu tellerin sesi başkalarını uyandırdı"

kısa amerikan edebiyatı tarihi, carl von doren, varlık yayınları, 1961, sf 36-39

"amerikan şair ve hikayecilerinin en iyilerinden olan edgar allan poe, dünya edebiyatının yönünü değiştirmiş devlerden biridir" 

kısa dünya edebiyatı tarihi, richard alcock, varlık yayınları, 1961, sf 197-198

"pou'nun şiirinde amerikalı hiçbir şey yoktur. püriten gelenek ve amerikan yaşamı yapıtlarında hiç iz bırakmamıştır. ama avrupa edebiyatıyla da pek ilgisi yoktur; yalnız bir dahidir, yalnızca ardılları vardır, öncülleri yoktur. poe, romantik poetikanın esin kültüne karşı koyan ilk kişidir. uzun şiirin gerçek bir şiir olmadığını söyleyen ilk kişi de odur. şiirin amacı gerçeklik ve eğitici dersler vermek değildir"

dünya yazın tarihi, antal szerb, dost kitabevi, 2008, sf 545-546

"evlendiklerinde poe 26 karısı ise 13 yaşındaydı. buna bakarak pek çok kişi bu evliliğin mutluluk getirmeyeceğini ve yakında boşanma ile sonuçlanacağına hükmettiler. fakat durum hiç de öyle olmadı; ikisi bir arada romantik bir hayat sürdüler. çocuk denecek yaşta olan karısını poe, taparcasına sevdi ve bu sevginin verdiği güçle, ingiliz edebiyatının en kıymetli şiirlerini yazdı"

meşhur adamların bilinmeyen tarafları, dale carnegie, ak basın ve yayınevi, 1969, sf 16-17

"öldüğünde kırk yaşındaydı. hayatında hiçbir zaman tam başarı elde edemedi. sevdiği dört kadın da gözlerinin önünde acılar içerisinde kıvranarak öldü. dokunduğu her şey tam anlamıyla felakete dönüştü. ama bugün tüm dünyadaki insanlar herhangi bir amerikan yazarından çok edgar allan poe'nun şiirlerini, öykülerini okuyor. poe, amerika'nın dış dünyada tanınan bir numaralı, hatta mark twain'i bile gölgede bırakan edebiyatçısıdır"

oscar nasıl wilde oldu, elliot engel, sel yayıncılık, 2002, sf 79

"poe'nun karanlıktan korkması boşuna değildi. kendisi eğitimini bir mezarlıkta almıştı. poe'nun ingiltere'de gittiği yatılı okulun sınıfı mezarlığa bakıyordu. ders kitabını bile satın almayarak ucuza kaçan okul müdürü, matematik derslerini dışarıda, ölüler arasında verirdi. çocukların her birinden bir mezar taşı seçmesi, sonra da ölüm tarihinden doğum tarihini çıkararak ölünün yaşını bulması istenirdi. beden dersi de aynı neşeli ortamda (!) yapılırdı. okulun ilk günü her öğrenciye küçük bir tahta kürek verilirdi. sömestr sırasında ölen bir cemaat üyesi varsa, çocuklar mezar kazmaya gönderilir ve böylece vücudu canlandırıcı bir etkinlik yapılmış olurdu"

büyük yazarların gizli hayatları, robert schnakenberg, bkz yayıncılık, 2010, sf 33


2- türk edebiyatında edgar allan poe

- "poe ile ergenliğimde tanışmamı ve ona aşkla bağlanmamı sağlayan bu öykünün (içerden gelen william wilson), ruh ikizini arama uğraşındaki şapşal insanlığa çok yaraşır bir tokat olduğunu düşünüyorum"

küçük iskender, notos dergi sayı 48, sf 33

- "sihirli, muhteris, kararsız, kumarcı ve içkiye müptela olan boston'lu amerikan edgar poe, muzayeka içinde yaşadı ve ancak ölümünden pek az evvel şan ve şöhret kazandı. şair sifatile, muzlim ve suzişli bir hüzün, sanatkarane bir ahenk vardır. hikayeci sifatile, grotesk ve arap tarzında hikayeler telif etti. poe, esrarengiz, korkunç, müstekreh şeyleri, soğuk ve vazıh bir mantıkla hikaye etmek hususunda mahirdir"

muhtasar avrupa edebiyatı tarihi, yusuf şerif, meb yayınları, 1935, sf 320 -321

- "19. asrın birinci yarısında an azametli şöhret temin eden şahsiyet ise meşhur romancı poe oldu. esrarlı, korkunç, müstekreh şeyleri, en harikulade vakaları, hiç heyecansız, bitaraf bir görüşle, açık bir mantıkla, sanki tabii bir şeymiş gibi anlatmayı bilen poe'nun romanlarına bodler (baudelaire) meftun olarak onları "harikulade hikayeler" serlevhasile ve mükemmel bir tercümeyle fransızcaya mal etti"

avrupa edebiyatı ve biz, ismail habib, remzi kitabevi, "1941, cilt iki - sf 210

- "poe, ruhun iki ziyası, fecrin, sararmış ve korkunç ölümün ve vahşi ümitsizliğin şairidir. onun kahramanları katiller ve mecnunlardır. prometheus gibi çıplak olarak ızdırabın kayalarında çekiçlenmiştir. o cam gibi berrak ve anlayışlı şuurun iblisane fantezilerini birleştirir"

dünya edebiyatı tarihi, fehmi yahya tuna, üçler basımevi, 1948, sf 263

-"yazarın en büyük gayesi olan güzellik, kendi içinde mevcut olan güzellik, insanların kolayca ulaşabilecekleri bir yerde olmadığı gibi, sadece saf, kesif ve yüksek heyecan anlarında idrak olunabilir. bu idrak tesadüfi değil, emek mahsulüdür. ona ulaşmak isteyenler çalışmalı, gayret etmelidir. bazı mesut tesadüfler kafi değildir"

büyük şairler ve şiirleri, tahsin yücel, varlık yayınları, 1968, sf 138

- "poe, romandan başka bütün yazı türlerini denedi. yaptıklarının temel niteliği birlik, kısalık, esrarlı, gözlem keskinliği, sembolizm, psikolojik alegoridir" 

dünya edebiyatçılar sözlüğü, seyit kemal karaalioğlu, inkılap yayınevi, 1979, sf 430

- "poe'nun iç sıkıntı yaratan malzemesi, kendi çevresindeki toplumsal gerçeklikte yatan bulanık günlük yaşamdan edindiği kaygı, korku ve kişisel sınırlamaların çarpık bir yansımasını oluşturur"

türk ve dünya edebiyatçıları, aziz çalışlar, remzi kitabevi, 1987, cilt 3 - sf 360

- "öykücülüğün ilk temel kurallarını poe koydu. yapıtlarında kendine özgü gizemli ve boğucu havayı daha iyi yansıtabilmek için çeşitli bilim dallarından geniş ölçüde yararlandı. yazarın dehası yaşamına benzer; alabildiğine acılı, sıkıntılı ve dokunaklıdır. imgelemi, cehennemi konulardan kurtulamaz. "

en ünlü dünya yazarları, türker acaroğlu, kaya yayınları, 1988, sf 380

- "poe, herman melville gibi amerikan edebiyatının en garip, en büyüleyici kişisidir. melville'e benzetilmesinin nedeni onun gibi, sistemli bir tuhaflıkla ve simgecilikte sıradışı olayları şiire ya da öykü türüne sokmanın yollarından birini bulmuş olmasıdır"

batı edebiyatı, ali ihsan kolcu, akçağ yayınları, 2003, sf 435

ABD'de, Siber Zorbalık İçin İlk Eyalet Yasasının Oluşturulmasına Sebep Veren Ölüm: Megan Meier