Eski Rus Ajanının Zehirlenmesiyle Başlayan İngiltere-Rusya Krizinin Baş Aktörü: Noviçok Gazı
4 Mart'ta eski Rus ajanı Sergei Skripal ve kızının İngiltere'de zehirlenmesinin ardından başlayan süreç Rusya ve İngiltere arasında büyük bir gerilim yarattı. Sözlük yazarı "anglachelm", bu süreci ve zehirlenme vakasında kullanılan noviçok gazını enine boyuna irdelemiş.
Eski Rus Ajanının Zehirlenmesiyle Başlayan İngiltere-Rusya Krizinin Baş Aktörü: Noviçok Gazı
Olay yerinde toplanan yetkililer, Salisbury/İngiltere. Fotoğraf: Getty Images/Chris J Ratcliffe


Önce olayı bir özetleyelim. 4 Mart'ta İngiltere'nin emekli şehri olarak bilinen bölgesi Salisbury'de, 66 yaşındaki eski Rus ajanı Sergei Skripal ve 33 yaşındaki kızı Yulia, bir bankta baygın halde bulunmuştu. Hastaneye kaldırılan baba-kız hala yoğun bakımda ve durumları kritik.


Bunun üzerine İngiltere hükümeti, Skripal'lerin Novichok isimli bir kimyasal saldırıya maruz kaldığını açıkladı ve bundan Rusya hükümetini sorumlu tuttu. İngiltere başbakanı Theresa May, saldırı hakkında Rusya hükümetinden bir açıklama beklediklerini ve bunun İngiltere vatandaşlarının hayatını tehdit ettiğini söyledi.


Şimdilik iki ülke arasında ipler bir hayli gerilmiş durumda. Son olarak Theresa May, Rusya'nın saldırı hakkında hala açıklama yapmaması sebebiyle İngiltere'de ikamet eden 23 Rus diplomatı sınır dışı edeceğini ve üst düzey diplomatik ilişkileri askıya alacağını açıkladı. Rus hükümeti ise İngiltere'nin bu suçlamalarını "provokasyon" olarak değerlendiriyor.


Sözlük yazarı "anglachelm" de tüm bu olaylar zincirinin başlamasına sebep olan "noviçok (novichok)" kimyasalını değerlendirmiş

noviçok, sovyetlerin 1970'lerde arge'sini yapıp rusya'ya miras bıraktığı bir sinir gazı. mart 2018 ingiltere rusya gerilimi'nin de ana konusunu oluşturan madde.

gaz demek de ağız alışkanlığı, aslında bu tam anlamıyla bir gaz değil. veya türkçede nerve agent tanımını karşılayan başka bir kalıp yok. bilinen diğer sinir gazlarının aksine noviçok türevleri talk pudrası kıvamında kristaller olarak saklanabiliyor.

neyse sovyetler dedik. 1992 yılında yazılıp 1993'te üye devletlerce imzalanan ve meclislerinde 1997'de yürürlüğe giren kimyasal silah konvansiyonu uyarınca anlaşmaya taraf olan devletler depolarında sakladıkları kimyasal silahları karşılıklı olarak hemen hemen tamamen yok ettiler. anlaşmaya konu olan kimyasal silahlar ise ta birinci dünya savaşının primitif silahlarından (fosgen - difosgen - hardal gazları) onlardan kat kat ölümcül sinir gazlarına kadar (sarin - soman - tabun - vx) geniş bir skalayı kapsıyordu. iran-ırak savaşı'nda yaşanan insanlık dışı görüntüler ve körfez savaşında yaşanan kimi olaylar dünyayı bu konuda bir şeyler yapmaya itmiş, amerika rusya ingiltere çin gibi büyük abiler bu silahları artık üretmemeye kullanmamaya stoklamamaya söz vererek imza atmışlardı.

İran-Irak Savaşı'ndan bir görüntü. (1980-1988)

bu anlaşma dünyadaki tüm kimyasal silahların %96'sını yok etmeyi başarmıştır. türkiye de bu anlaşmanın tarafıdır. bu anlaşmanın en can alıcı kısmı da silahların sökülmesi ve imhası sürecinin uluslararası opcw komisyonunca yapılıyor olmasıdır. yani hangi silahtan ne kadar nerede imha edildi onların verileri de bağımsız bir kaynaktan doğrulanabiliyor. bu bilgi şimdilik aklımızda kalsın.


bu anlaşmanın kapsama alamadığı bazı hususlar da vardır

mesela klor gazı çok zehirli olmasına rağmen klor gibi birinci sınıf bir sanitasyon malzemesinin kimyasal silah ön malzemesi halinde sunulması mümkün olmamıştır. diğer türlü şehir su şebekelerini mikroplardan arındırmak için çok pahalı başka yöntemler bulunması gerekecekti. bu yüzden klor gazı kimyasal silah konvansiyonuna göre direkt kimyasal silah olamamıştır. "herhangi bir maddenin zehirli etkisi bilinerek kullanılınca bir silaha kimyasal silah muamelesi yapılır" diye anlaşmada muğlak bir madde olsa da klor üretimi konvansiyonun takibine bağlı değildir. esat rejimi de suriye'de bu sayede gün aşırı bol bol insan klorlamaktadır. öte yandan beyaz fosfor gibi maddeler zehirli etkileri de olsalar daha çok incendiary/yanıcı mühimmat ile bu etkisi gözönüne alınarak kullanıldığı için bunlar kimyasal silah muamelesi görmezler.

diğer tüm gazların bir tür ön kimyasalı (precursor'u) bulunduğu ve hepsi çok iyi kodifiye edildiği için takipleri zor değildir. fosgen biçilmiş çimen kokar. klor çamaşır suyu kokar, soman vicks buharı ya da çürük meyve gibi kokar, tabun kesilmiş kavun gibi kokar, holokost'un meşhur zyklon b'si acı badem kokar. sarin ve vx ise kokusuzdur. bunların varlığına ilişkin en ufak bir belirtide havadaki bir metreküpte 4 miligrama kadar tarama yapabilen nato hizmete özel bazı cihazlar sayesinde kimyasal silahlarda kullanılan ön kimyasalları yakalayabiliyoruz. genellikle bu kimyasallar da klor-siyanür altyapısından geliyor. alanım değil yüzeysel biliyorum ancak örneğin en ölümcül sinir gazlarından sarin (izopropil metilfosfonofloridat) organik kimyada ch3-p(=o)(-f)(-och(ch3)2) olarak üç klorlu bileşikler içerdiği için ve sinir gazları hep asetilkolinesteraz denen bir enzime bağlı olarak çalıştıkları için bu ön kimyasalları tespit etmek çok zor olmuyor.

açalım, sarin gibi sinir gazları birer asetilkolinesteraz inhibitorüdür. bu da asetilkolin denilen nörotransmitteri, yani hücreler arasında etkileşimi sağlayan bir kimyasalı degrade eder. nöronlar ve merkez sinir sistemi arasında etkileşimi bitirmeye kasar. asetilkolin biz kaslarımızı hareket ettirirken anlık olarak salgılanan enzimlerden biridir. kas sıkılaştığında asetilkolin salgısı en üst seviyededir, rahatlatıldığında ise en azdır. sarin kolinesteraz bu kimyasalla hemen kovalent bağ kurarak kaslarla sinir sistemi arasındaki bağlantıya saldırır. kasların istemdışı hareketlerine sebep olur. vücudunuza kısa bir zaman içinde hükmedemez bir hale gelirsiniz.

sovyetler 1970'lerde yeni bir kimyasal silah ar-ge'sine işte nato'nun tespit ve ekarte kapasitesini göz önüne alarak girdiler

askeri anlayışlarına göre düşmanları nato ellerinde bulunan kimyasal stoğa karşı hazırlıklıydı. sarin soman tabun vx çok tehlikeli olmalarına rağmen aynı işi yapıyordu, insan bedeninde aynı yere saldırıyordu. tüm nato personelinde nbc elbisesi ve gaz maskesi olduğundan bunların etkileri de sınırlanmış oluyordu. hele ki sinir gazı ana başlığı 4 tane olunca herkes bu gazlara karşı ilk yardım ve tedavi konusunda söz sahibiydi. sovyetlere nato'nun bilmediği yeni bir sinir gazı gerekiyordu.

adamlar da kendilerine 4 adet hedef belirlediler:

1- nato kimyasal silah tespit ekipmanına yakalanmayacak
2- nato nbc kıyafet ve maskesiyle korunulamayacak
3- taşınması ve stoklanması daha güvenli
4- kimyasal silah konvansiyonu gibi şeylere takılmayacak

yüzlerce farklı silah deneyip geliştirdiler. bunların adına da rusça kısaca "yeni gelen" (yeni mal gelmesi gibi) anlamında noviçok dediler. noviçok türevi silahların o yüzden tek bir altyapısı tek bir kimyasalı yok. bazıları araştırma alfa aşamasında kalmış ve üzerine gidilmemiş. bazıları da beklenilenin çok çok üzerinde etkili çıkmış. bunların en meşhuru çifte ajanlardan sızan bilgilere göre a-232 kod adıyla üretilen noviçok-5 sinir gazıdır. belirtmek gerekirse ruslar bu kimyasal silah arge'sini tarım ilaçları üreten merkezlerde tam gizlilikle adına da "ayrıkotu temizleyici" gibi şeyler diyerek yaptılar.

şimdi rusya noviçok türevlerini 1970-91 arasında legal bir şekilde üretti ve kullandı diyelim

kimyasal silah konvansiyonunun da bu yeni kimyasal altyapı kullanan silahlara dair bir bilgisi yoktu. rusların yeni sinir gazı ürettiğini de bilmiyorlardı (bir savaşta kullanılmadığından hiç karşılaşılmadı). nihayetinde ruslar da böyle bir silahları olduğunu kimseye söylemek durumunda kalmadılar. uluslararası anlaşmaya imza atıp kimsenin bilmediği çok çok ölümcül (raporlara göre medeniyet katili vx'ten 8 ile 10 kat daha güçlü) bir kimyasal silahı bile isteye depolamaya ve üretmeye devam ettiler. program direktörü viktor petrunin'e başarılarından ötürü lenin nişanı falan takdim edildi. raporlara göre ruslar amaçladıkları 4 hedefi de tutturdular.

bu silah türeviyle ilgili batı'nın edindiği bilgiler genel olarak lev fedorov ve vil mirzayanov'dan geliyor. sovyet kimyasal silah laboratuarlarında kimyager olan bu ikili, rusya kimyasal silah konvansiyonuna imzayı attığı hafta kimyasal depoların dışında ölçüm yapılamaması üzerine bir rapor yazarken ölçülebilen sinir gazı konsantrasyonunun normalin 80 katı falan olduğunu farkediyorlar. mirzayanov haftalık bir gazeteye çevreyle olan çekincelerini yazınca bizdeki can dündar tarzı bir vatana ihanet suçlamasıyla karşı karşıya kalıyor. işinden kovuluyor. vatana ihanet soruşturması da daha sonra basına sızan kimyasal formüllerin ve üretim merkezlerinin en üst seviyede gizlilik içermemesi yüzünden düşüyor. mirzayanov ve ailesi üzerindeki baskı gitgide artınca amerika'ya taşınıyor. o ne anlattıysa batılı uzmanların elindeki bilgi büyük oranda bununla sınırlı. şu raporun 25. sayfasında sovyet ordusunun noviçok türevlerini nerede test ettiği ve nasıl stokladığına bakabilirsiniz.

ancak mirzayanov'un da haklı olarak belirttiği gibi asıl ihanet noviçok gibi bir değil on değil 100'den fazla kimyasal silahı çatısı altında toplayan bir sinir gazı türevinin konvansiyon imzalandıktan sonra halen gizlice saklanması, konvansiyonun denetimine açılmaması, bildirilmemesi, kimyasal silah tehdidinin devam etmesi. rus yönetiminin ve generallerinin bunu ne rus ne de dünya kamuoyuyla paylaşmıyor olması.

noviçok türevleri neden çok büyük bir tehdit?

birincisi bu klasmandaki silahların çoğu ikili birer maddeden oluşuyor. yani a ve b kimyasalları bir araya geldiğinde bir tür noviçok oluşturabiliyor. ruslar da bu kimyasalların kimyasal silah konvansiyonu altında yasal kimyasallar olmasına dikkat ediyor. konvansiyon denetçileri geldiğinde a kimyasalını gösteriyorlar. sonra başka bir şehirdeki b kimyasalını gösteriyorlar. bunlar da tarımda kullanılan ilaçlar olduğu için kimyasal silah seviyesinde bir zehirleyiciliğe rastlanamıyor. oysa bunlar zaten ince un gibi toz halinde olduğu için taşınmaları saklanmaları sarin gazı veya buharına göre çok çok daha kolay. iki farklı şehirden iki farklı kimyasalı farklı plakalar içinde aynı silaha koyarak bir noviçok oluşturuyorlar. o ana kadar bunlar tarım ilacı olarak saklanıyor. yani daha önce yukarda bahsettiğim opcw denetimindeki silah söküm imha işlevi noviçok üzerinde sıfıra yakın. rusya böyle bir silahı olduğunu deklare etmediği için adamların ülkesinde uluslararası komisyon zorla bir şey yapamıyor. içeriğini bilmediğimiz şeyi de arayamıyoruz. rusya böyle bilinmeyen bir kimyasal silahlar ailesini bilinemeyen miktarlarda bir yerlerde stoklamayı sürdürüyor.

ikincisi, kaç tane kimyasal var, ne var, ne kadar nerede var bunu bilen bir kişi yok. her silah argesine ruslar farklı bir departman şefi kimyager atadığı için yüzden fazla noviçok türevi var diye biliyoruz. bu projelerin %10'u silah seviyesine kadar geliştirilmiş olsa şu anda bilmediğimiz en az 10 noviçok türevi kimyasal silah atılmaya hazır bekliyor. her biri sarin'den 10, vx'den 8 kat daha güçlü silahlar.

üçüncüsü, raporlara göre kimyasal saldırıdan canlı çıkan bir askerin/insanın iyileşme olasılığının çok düşük görünmesi. yakın zamana kadar bunun tek bilinen örneği sovyet lab asistanı andrei jeleznyakov'un ölümüydü. jeleznyakov sinir gazı üzerinde çalışırken kazayla bir miktar noviçok gazına maruz kalmış ve hemen bilincini kaybetmiş. yoğun tedaviye 10 gün sonra cevap vererek bilincini tekrar kazanmış. tam iyileşiyorum derken yürüme kabiliyetini kaybetmiş, kollarını hareket ettiremez bir hale gelmiş, karaciğer sirozuna evrilen bir toksik hepatit geçirmiş, epilepsi belirtileri göstermiş, aşırı depresyona girmiş ve herhangi bir şeye konsantre olma ve okuma yetisini kaybetmiştir. bu olaydan sonra sağlığı hiç düzelmeyerek hep bozulmuş ve 5 yıl sonra büyük acılarla ölmüştür. yani noviçok türevlerine maruz kalınca hayatta kalmak çok da büyük bir anlam ifade etmiyor. öldürene kadar süründürüyor.

bu saldırıya maruz kalırsak ne hissederiz? nasıl bir şeydir?

sinir gazlarına maruz kalınınca ilk vuku bulan şey tükürük ve burun mukoza salgılarının coşmasıdır. salyalarınızı tutamıyorsanız ve bunun hemen farkına vardıysanız, burnunuz durduk yerde şakır şakır gürül gürül akmaya başladıysa bunlar işte ilk belirtiler. saldırıya maruz kalanların anlattıklarında acı bademden biçilmiş çimene yeni kesilmiş yeşil elmadan çürük eriğe kadar bir sürü keskin koku rapor edilmiştir. tabii bu gazın kokusu böyle diye değil, beyindeki kimyasal reseptörler ağır saldırı altında kimyasalı beyninize öyle temsil ettiği için bu kokuları alıyorsunuz. ardından asetilkolinesteraz inhibitörü kas diplerindeki asetilkolini degrade ettiğinde vücüdunuza hükmünüz kalmıyor. gözbebekleriniz ışığa tepki veremiyor, yakındaki objelere odaklanamıyorsunuz. uzaktaki objelere istemsiz kartal gibi zoom yapıyorsunuz. spazmlar geçirerek altınıza işiyorsunuz, sıçıyorsunuz ve bir süre sonra ciğerlerinizi şişirecek kaslar da kontrolden çıkınca boğularak ölüp gideceksiniz. gaz maskeniz vardıysa o da pek işe yaramıyor zira sarin tabun gibi noviçok da çok volatil olduğu için deriden de anında nüfuz ediyor. havadaki düşük konsantrasyonlarda bile çok ölümcül olduğundan noviçok atılmış bir yere günler sonra girdiğinizde bile sizi öldürebiliyor. daha da fenası kumaştan vs geçebildiği için saldırı anında mağdurların maktüllerin üzerinde olan kıyafetler temiz olan yerleri de anında kirletebiliyor. mesela kimyasal saldırıdan maskeyle kaçıp asansöre dalan biri içerideki herkesi kıyafetleri yüzünden sanki dışarıdaymış gibi zehirler.

ne yapabiliriz?

nbc kıyafeti ve atropin şırıngası yoksa hiçbir şey. varsa onun da kurtaracağı pek kesin değil. kimyasal silahlar öyle korkunç şeyler.

rusya o yüzden kendine ihanet eden ajanlarını aileleriyle beraber komple bu sinir gazlarıyla halka açık yerlerde başka ülkelerde infaz ederken bir yandan da noviçok'un bir bilinmeyen türevini bir nato ülkesinde ilk kez kullanarak gözdağı da vermiş oldu. ancak hepimiz biliyoruz ki bu noviçok türevi de literatürde olmayan, sovyet laboratuarlarında üretilmiş yüzlerce farklı sinir gazından bir tanesi. bu deklare edilmeyen, batı'nın sınıflandırmaya tabi tutmadığı, uluslararası ajansların ulaşamadığı, rusların daha savaş ortamında kullanmadıkları, zor günlere sakladıkları, tespit etmenin daha güç olduğu kimbilir neleri var. anlaşmaya taraf olmaları falan pek bir şey ifade etmiyor yani.

bu bağlamda sergei ve yulia skripal'ın bilinçlerini tekrar kazansalar bile eski bildikleri hayata bir daha asla dönemeyeceklerine hemen hemen kesin gözüyle bakılıyor.

DAHA FAZLA İÇERİK