Fazla Takip Edemeyenler İçin: Euroleague'de Olup Bitenlerin Şu Ana Kadarki Özeti

Euroleague 2019-2020 sezonu 3 Ekim'de başladı. İlk haftaları kaçıran ve yeterince takip edemeyenler için aşağıdaki özet arayı kapatmaya yardımcı olacaktır.
Fazla Takip Edemeyenler İçin: Euroleague'de Olup Bitenlerin Şu Ana Kadarki Özeti

Önden güncel puan durumunu verelim (18 Ocak 2020)

euroleague'de çift maç haftasının ilk maçlarında beklenenin dışında olan pek bir şey olmadı

anadolu efes ilk maçında deplasmanda asvel'i yenerken aslında hem zorlandı hem de zorlanmadı. asvel'in seviyesi efes'e denk değil ama potansiyeli inanılmaz. efes cephesinde shane larkin'i tekme tokat dövdüler. efes buna dikkat etmeli, daha fazla başına gelecek bu shane'in. shane'i döverek sindirmeye geri adım attırmaya çalışıyorlar da shane pek oralı değil. onu döverek korkutamıyorsun. ama sakatlık riski var haliyle. maçın sonunda lomazs çok sakat bir hareket yaptı ve larkin çok kötü düştü. aslında shane larkin'in de suçu var buralarda, biraz kendini çekmesi ve riski azaltması gerekiyor. micic şu anda lig'de en değerli oyuncular arasında ilk 5'te. eğer bir takım kuruyor olsam ya mirotic ya da micic'in etrafına kurarım. bu maçta da mükemmel oynadı. asıl dikkat çeken sertaç'ın performansı. dunston yokken mükemmel oynuyor. son 5 maçta 15 sayı ortalaması var sertaç'ın, maşallah diyelim.

fenerbahçe beko acı veriyor. izlemesi gerçekten çok zor. ne bileyim çok güçlü birinin sakat kalması gibi. jamie lannister'in elini kaybetmesi gibi. dağ gibi adamın hastalıktan çökmesi gibi gözümüzün önünde bir anda eridi gitti. şu anda açık ara euroleague'in en kötü takımı. kızıl yıldız'dan, zenit'ten daha kötü basketbol oynuyorlar. barcelona maçında skora aldanmayın, 26 sayı fark barcelona'nın insafı ile oldu. çok rahat 50 sayı fark atabilirdi barcelona. üzerine konuşmak bile üzücü. vesely ne yapmaya çalışıyor belli değil. öyle instagram'dan "ay çok üzücü, kötü oynadık" diye paylaşım yapmakla olmuyor, pr çalışması yerine adam gibi basketbol oyna. sahadaki/hatta ligdeki en kötü oyuncu şu anda. bu adam 3 milyon dolara yakın para alıyor. obra'nın "lütfen biraz savunma yapar mısınız rica ediyorum" molası mükemmeldi. küfür etmesinden bile daha hakaret içerikliydi. sadece boxscore'a bakın. derrick williams'ın, vesely'nin, ali muhammed'in istatistiklerine bakın. fenerbahçe takım olarak 2/10 serbest atış attı. üçlük yüzdesi, ribauntlar her şey felaket. maçı izlemediyseniz özetini bile izlemeyin, boşu boşuna canınız sıkılmasın. şimdi yarın asvel maçı var. asvel'i de yenebilecek gibi durmuyorlar. asvel çok atletik ve sert bir takım, açıkçası bir galibiyet beklemiyorum asvel deplasmanından.


barcelona hakkında pek söylenecek bir şey yok. çok sert savunma yapıyorlar. hücumda nasıl olsa skor bulurlar diye savunmaya odaklanmışlar. döve döve maç oynuyorlar.

cska patlamalar ve düşüşler yaşamaya devam edecek. mike james mike james'liğini yapıyor. asıl sıkıntı darrun hilliard'ta. onun performansı düşük. şu aralar strelnieks form buldu ama yetmedi. mike james'in yanında strelnieks ve hilliard'ın iyi oyunu şart cska için.

baskonia perosovic'i göndermenin eşiğinde. bu maç nefes aldırmıştır ama ne kadar onu orada tutar bilinmez. baskonia'nın kadrosu kötü değil ama o kadar da iyi değil. pierria henry ilk defa bu seviyede ve ana oyun kurucuları jason granger sakat. luca vildoza'da geçen seneden uzak olunca her şey shengelia'nın sırtına kaldı. bir tık daha iyi olabilirler.

alba berlin yine mükemmel bir oyunla kızıl yıldız'ı geçti. 97'li schneider 13 dk, 2000'li mattiseck 21 dk. süre buldu. giedraitis bu sene iyice ayrıştı çekirdekten. 2 senelik daha kontratı var ama yine de seneye ellerinde tutmaları bence imkansız, alba buyout alır. gerçi onun başka bir takımda bu kadar etkin olacağını düşünmüyorum.


kızıl yıldız su kaynatmaya başladı. bu aba liginden gelen takımlar hep aynı. takım tutunamayınca su kaynatmaya başlıyor ve oyuncuları yollamaya çalışıyorlar. bu daha çok maliyet düşürmek için yapılıyor. zaten playoff yapamayacakları belli, ellerinde oyunculardan kurtulmaya çalışıyorlar. gist, derrick brown ve lorenzo brown'ı göndermeyi düşünüyorlarmış. coach'u zaten yolladılar.

zalgiris'te işler istenildiği gibi gitmiyor. gerçi geçen sene de gitmiyordu. sezon sonunu efsane oynadılar. şimdi de pek iyi gitmiyor. açıkçası bu seneki takımları geçen seneden daha kötü. beklentiler karşılığını vermedi. alex perez ile kontrat iptali görüşüyorlar. alex perez zalgiris'te hiç etkili olamadı, hiç uyum sağlayamadı. bu tip şeyler olabiliyor, bu alex perez'in berbat bir oyuncu olduğunu falan göstermez. galiba galatasaray doğa sigorta'ya gelecek. sezon başında galatasaray ile anlaşmıştı ama zalgiris araya girince elden kaçtı. galatasaray/alex perez/zalgiris için win/win/win senaryosu olur. ama ilginç olan alex perez yerine kc rivers'ın dedikodusu dönmesi. kc rivers daha çok forvet oynuyor. eğer bu dedikodu doğruysa şu demek; saras alex perez olmadan da guard rotasyonundan memnun ama forvetten memnun değil. zalgiris'te o bölgede grigonis ve ulanovas var. grigonis'in geçen seneye göre daha iyi istatistikleri var ama ulanovas bir fark yaratamamış gibi. 2'lik yüzdesi 47%'den 35%'e düşmüş. pg'yi thomas walkup/lekavicius ile kapatıp 2/3 numarayı derinleştirmek istiyor olabilir. ya da sadece dedikodudur bilemiyoruz. diğer dedikodular rasta vechta'dan steve vasturia. zalgiris'te nigel hayes seviye atlayamayan bir diğer oyuncu oldu, üçlük yüzdesi 33%, geçen sene galatasaray'da 43%'tu. ama saraş ona güveniyor demek ki. thomas walkup'ın istatistikleri ciddi gelişim içinde, 8.8 sayı/4 4ib/4.2 asist ile oynuyor. sayı ortalamasını 11'e çekebilirse gayet sağlam bir performans, çünkü savunmada ayı gibi güçlü ve inatçı. pana maçında yine maçı kafa kafaya götürdüler ama direnemediler, ellerinde maç kopartacak oyuncu sayısı az.

pana bu maçı 1 sayı ile kazandı, geçen maçı da 1 sayı ile kaybetmişlerdi. bu sene 4 maçları 1 sayı ile bitti ve birini kazandılar. eğer ikisini kazansalardı pedoulakis durabilirdi. pana bence bütçesine göre gayet iyi oynuyor. calathes'in bir asisti var maçta, tek kelime ile efsane. bu adam kadar iyi pasör dünya tarihinde az bulunur. şutu olsa cidden hall of famer olacak adam. bu arada şutu yok diyoruz bu maçta 5/7 üçlük attı. bu sene maç başına ortalama 3 üçlük kullanıp 43%'le üçlük atıyor. geçen sene 27% idi. gelgelelim 46% ile serbest atış atıyor, şaka gibi.


ve bunları yazarken pitino pana'da haberleri gelmeye başladı. pedoulakis'e haksızlık yapıldığı kesin ama pitino'yu tekrar sahnede görmek güzel. eurohoops'un haberi bu arada. şimdi pana'yı izlemek çok daha zevkli olacak. geçen seneki takım elinde, üzerine freddette ve wes johnson eklemesi var. bir de keith langford rice ile değiştirildi. bence bu takıma kesinlikle seviye atlatacak.

milano maccabi'yi zorlanarak geçti. sergio rodriguez takımı hücumda tek başına sürüklüyor gibi. ona en çok destek veren 40 yaşındaki scola. milano çok iyi gidiyor ama bir ipin üstünde diyebiliriz. geçen haftalarda riskli ama kaliteli uzun rotasyonundan bahsetmiştim. şimdi gudaitis yok, elde scola/biligha/tarczewski/aaron white var. eğer aaron white zalgiris'teki gibi oynamaya başlasa yine sorun yok ama böyle oynayacaksa ciddi sorun var. scola yorulduğu/sakatlandığı an rotasyon dibe vuruyor. acilen aaron white'i toparlayıp yükseltmeleri lazım.

maccabi için çok anormal bir mağlubiyet değil. herkes deplasmanda milano'ya yenilebilir. scottie wilbekin kendine gelmiş.


bayern evinde dengesiz/şuursuz olympiakos'u yenmiş. pek haber değeri yok aslında. olympiakos'un ligdeki yegane misyonu sürpriz yaratmak. cska'yı yendiler mesela. orada takılan takımların canı yanacak. geçen hafta da zalgiris'ı yendiler ve ciddi anlamda canlarını yaktılar. her hafta birileri skor yapıyor bu maçta da wade baldwin 19 sayı yapmış. kimin ne yaptığı belli değil takımda.

bayern'de greg monroe fazla kasıyor gibi. 7/17 ikilik kullanmış bu maçta. bayern sanki monroe'ya bunu taahhüt etmiş gibi getirirken. bu kadar fazla şut kullanması iyi değil. 10 civarı şut kullansın tamam da 17 saçma. bayern'in acilen tj bray'ın dönmesine ihtiyacı var. gerçi onu da euroleague'de hiç görmedik. geçen sene alman liginde döktürüyordu ama euroleague'de ne yapacak belli değil.

Greg Monroe

real khimki'nin içinden geçti. haliyle gerçek takımla iyi oyuncular topluluğu arasında ciddi farklar var. khimki'de hiç direnç göstermemiş. bir de sezonun ikinci yarısında görmek lazım khimki'yi. trey thompkins'i tekrar rotasyona katmış real, keşke katmasaydı da usman garuba daha çok oynasaydı.

vasatlar maçında valencia zenit'i zor da olsa geçti. ikisi de vasat'ın sözlük tanımı olduğu için yenişemediler, kafa kafaya gitti maç. yalnız takımlar sıkıcı diye maçlarına hiç bakmıyoruz ama valencia'da jordan lloyd adlı topçu 19/32 (59%!!!) ile üçlük atıyor. takibe alalım bakalım.

euroleague her hafta kıran kırana ilerliyor. ilk 2-3 maç biraz gevşekti ama şu anda her maç playoff maçı sertliğinde gidiyor. bundan sonrası da cadı kazanı.

Güncelleme (15 Ocak 2020): 19. hafta itibarıyla olanlar ve olacaklar

- 19. haftada artık düğüm çözüm noktasına doğru ilerliyoruz. filmlerdeki hikayenin belli olduğu heyecanın ve gerilimin arttığı döneme geldik. maçların aynı saatte oynanması sıkıntı. iki maça aynı anda bakacağım diye ikisini de doğru düzgün izleyemedim ama bunu kulüpler özellikle tercih ediyor. herkes kendi prime time'ında oynamak istiyor. şu anda hiçbir kulübün global takipçisi yok, bu yüzden farklı saatte oynamanın da pek anlamı kalmıyor.

- anadolu efes-milano ile başlayalım. yani başlayalım da ne diyelim... dunston gitti bir şey değişmedi, üstüne micic oynamıyor, takım temposu yine yerinde. moerman sene başından beri yok, hiç sıkıntı değil. shane larkin'e bir şey olmadıkça takıma da bir şey olmayacak gibi. biz larkin'in kendini kollaması gerekiyor dedikçe o inadına saçma işlere kalkışıyor. ikinci kez kafa üstü çakıldı. yani az buz değil en yukardan kafa üstü çakılıyor. bırak ribaundu shane, napıyorsun allah aşkına? ya şampiyonluğu falan geçtim, insaniyet namına kendini öldüreceksin. singleton çok formda, savunmada hücumda içeride dışarıda çok iyi oynuyor. açıkçası bu maçı çok takip edemedim, maç başladığında zaten efes yenilmeyeceğini gösterdi. anadolu efes maşallah, salonu sürekli fullüyor. ortalama 13 bin kişiye falan oynuyor. şu maça gelen ünlüleri sosyal medyada paylaşsalar, daha fazla ünlü şahsı, özellikle genç jenerasyona hitap eden kişileri maça getirseler marketing açısından çok iyi olacak. atıyorum ben fero'nun bir paylaşımı, yaptığınız bütün marketingden daha etkili.

- milano disiplinini kaybetmek üzere, play-off potasından bile çıkabilirler. kızılyıldız valencia daha disiplinli geliyorlar. messina hocamın acilen marşa basıp 4-5 galibiyet alması lazım. shelvin mack tamamen rotasyon dışı, belki sakat bilmiyorum. aaron white'da ispanya'ya gidiyor. bu ikisinin çok önemli roller alması gerekiyordu, yollandılar. keifer sykes'in getirilmesi aslında messina'nın bir şeyler fark ettiğini gösteriyor. şu anda ligde bu tip oyuncular fark yaratıyor; cska mike james ile, maccabi wilbekin ile ve tabii ki efes de shane larkin ile. o da hızlı, potaya giden ve iyi şutör guard arıyordur herhalde. nba'de bu tip kısaların dökümünü çıkarmak lazım.

- fenerbahçe beko asvel'i yavaş yavaş, yıprata yıprata savunma ile yendi. savunma ile yenmesi çoook önemli, eğer sezonun ilk yarısını izlediyseniz. vesely fiziksel olarak iyi durumda gözüküyor. yine elleri kolları her yerde, yine rakibi delirtiyor. adrian payne'e sinir krizi geçirtiyordu. sloukas formda, rotasyon full. artık yelkenleri rüzgarla doldurmanın vakti geldi. derrick williams "showtime fenerbahçe"ye çeviriyor maçı. tek istirhamım williams'ın çok az backdoor cut yapması. daha fazla oralarda dolansa sanki oyunu daha fazla açacak. bu arada asvel öyle pota altında ezilecek takım değil. ribaundlarda 34-26 fenerbahçe üstünlüğü var. bu maçta herkes buradaydı, nba scoutları theo maledon'u izlemeye geldiler. pianigiani, tony parker, repesa... hepsi istanbul'a gelmiş. tabi çift maç haftasında asvel iki türk takımıyla oynayacak, efes-milano ve fenerbahçe-barcelona maçları var, istanbul için basketbol haftası. her şey iyi güzel ama fenerbahçe maçında 7800 kişi var. umarım barcelona maçı sold out'tur. bu arada fenerbahçe'nin sosyal medyasını kim yönetiyor bilmiyorum ama galiba 8-5 çalışan bir memur. efes sosyal medyada hareketli bir şeyler yapmaya çalışıyor ama fenerbahçe hesapları sadece skor paylaşıyor. bu çağ öyle bir çağ değil. sosyal etkileşim kovalamanız gerekiyor, tabi fenerbahçe ismi ile yüzbinlerce takipçi elde ediyorsunuz ama onların büyük çoğunluğu fenerbahçe basket'i değil fenerbahçe ismini takip ediyor. basketbolsever olgusunu oluşturmak için fenerbahçe basket olarak taraftarla etkileşime girmelisiniz. örneğin haftasonu itü maçında kıvanç tatlıtuğ salondaydı. muhtemelen euroleague maçlarına da geliyor. lakers maçlarında jack nicholson'ı, kardashian'ı kim gelirse onu gösterirler. bu hem gelen hem takım için önemli. lütfen şu takıma ciddi bir sosyal medya uzmanı ve hatta halkla ilişkiler uzmanı ve hatta marketing uzmanı alın. elinizdeki ürünü düzgün pazarlayamazsanız gelirleriniz zaten düşük kalır.

- cska-real madrid maçını izleyemedim, sadece özetlere baktım. skora bakarsak cska maçı kilitlemiş. itoudis hocama saygılar... harikalar yaratıyor. gm'ler en iyi koç olarak sfairopoulos'u seçmiş ama itoudis'in yaptıkları hiç az buz iş değil. strelnieks sakat, hackett sakat, clyburn sezonu kapatmış aam cska barcelona ile aynı galibiyet sayısına sahip. kaldı ki ron baker ve koufos'ta hiç beklentileri karşılayamadı. cska'nın bütçesi hala çok yüksek ama ellerinde o bütçeye yakışır takım yok. bu sene şampiyon olamazlar ama seneye bir rötuş atarak şampiyonluğun en büyük adayı olacaklar.

- real madrid kısa rotasyonunda sadece facu campazzo'ya bakıyor. onun da ana skorer olması imkansız, tamam spektaküler bir oyuncu ama hep söylediğimiz gibi ellerindeki skokrer guard rotasyonu erezyona uğramış bir rotasyon. önümüzdeki sene fark yaratacak bir adama ihtiyaçları var. bu maçta llull 0 sayı, casseaur 3 sayı, laprovittola 8 sayı, caroll 2 sayı atmış. en çok sayı atan guard campazzo. real madrid hala rotasyonu ile 18 takımın 14'ünden üstün gelir ama final four'da hatta playoff'ta işler o kadar kolay olmayabilir. karşılarına formda bir fenerbahçe gelirse işler değişir.

- valencia sakin sakin yukarı doğru çıkıyor. khimki iyice dağıldı. son 11 maçın 9'unu kaybettiler, 4 maç üst üste kaybettiler. yine playoff dışına doğru sürükleniyor. khimki seneye euroleague'de olur mu bilmiyorum. zenit kesin olmayacak ama khimki için de çanlar çalıyor. takım ismi çok iyi ama ortada takım yok, savunma yok. hücumda uyum yok. taraftar yok, tv geliri yok. valencia ise makul ve uyumlu takım kurmanın ödülünü alıyor. hala takım çok sıradan, açıp maçını izlemem. lloyd berbat oynamış, marinkoviç'te berbat oynamış, dubljevic oynamamış. resmen dedelerle khimki'yi yenmişler, san emeterio, doornekamp, van rossom, colom ile galibiyet alıyorlar. khimki utansın.

- olympiakos evinde alba'ya evinde yenildi. bartzoukas'ın bu takıma yapabileceği bir şey yok. bu sezonu bitirmeye çalışacak. alba berlin'de ritm buldu mu çok sinir bozucu bir takım. şut sokmaya başladıklarında herkesi yenebiliyorlar, çünkü şut atmakta hiç tereddüt etmiyorlar. giedraitis seneye nereye gidecek acaba? belki efes'e gelir anderson yerine.

- ve haftanın maçı. barcelona'yı bundan bir ay önce uyarmıştık hehe. barcelona art arda çok zorlu maçlara çıkacak, stres testinden geçecekler mi göreceğiz dedik. sırasıyla, baskonia, efes, lig'de bilbao ve son olarak maccabi'ye yenildiler. yarın fenerbahçe beko ile oynayacaklar. maccabi maçında da ne oynadıklarını anlamak zor. tamam savunma yapıyorlar. çok iyi savunma ile 92 sayı mı yiyorsun? takımın motivasyonu düşmüş durumda. hücum anlamında tamamen doğaçlama oynuyorlar. pesiç sene sonunu görürse tamamen ahde vefa olarak görecek. yine eurosteps'te pesic'in çok iyi koç olduğunu, saygısızlığı hak etmediğini söylediler, şu anda bu pesiç'i efes veya fenerbahçe'nin başına getirir misin? hatta alba berlin veya zalgiris'in başına getirir misin? pesiç'in koçluk yapabileceği iki takım var biri khimki, diğeri de bayern münih. barcelona seviyesinde bir takımı yönetmekten yıllar yıllar uzakta. bazen tanjeviç beşiyle oynuyor. deve gibi adamları sahaya sürüyor. şu andaki dünyadaki basketbol trendinin tamamen aksi yönde hareketler. oyun ne kadar hareketleniyorsa pesiç o kadar yavaşlatmaya çalışıyor. oyun kısaların oyununa dönerken pesiç uzun oyunu oynamaya çalışıyor.

maccabi'de mivtachim'de çok fena bir takım. çok akıcı, tempolu, enerjisi en üst seviyede takım. playoff'ta karşıma istemem. othello hunter'i tekrar tekrar çok beğeniyorum. tyler dorsey ve wilbekin ile hep delici kalıyorlar sahada, aslında efes'in geçen sene başladığı oyuna onlar bu sene tam olarak dahil oldular. maccabi her sene bu oyunu oynamak istiyordu ama beceremiyorlardı. bu sene oyun aklını getiren oyuncular gelince her şey yerine oturdu. casspi ve tarık black şu anda yok. onlar da geldiğinde nerelere gideceklerini göreceğiz. keşke avdija bu sene nba'e gitmese, 2 yıl daha maccabi'de kalsa. avdija gidecekse bender gelsin o zaman.

EuroLeague Şampiyonuna 1 Milyon Euro Ödül Verilmesi Gerçekten Anormal Bir Durum mu?

Nesiller Boyu Eskimeyen Tartışma: NBA ve Euroleague Arasındaki Farklar Nedir?