Faiz Artırımlarıyla Sürekli Olarak Gündeme Gelen FED Tam Olarak Nedir?
Zaman zaman "FED faiz artırdı" şeklinde haberler okuyup bunun tam olarak ne manaya geldiğini bilmeyenlerdenseniz "diesel1907"nin entry'si tam sizlik.
Faiz Artırımlarıyla Sürekli Olarak Gündeme Gelen FED Tam Olarak Nedir?
iStock


fed nedir?

fed abd merkez bankasıdır.

fed'in görevi nedir?

fed'in kendisine görev bellediği 2 şey var ve geri kalan herşey bu iki şeye bağımlı. ilk olarak abd'deki enflasyonu belli bir çerçevede stabil halde tutmak, ikincisi de abd'deki işsizlik oranını stabil olarak belli bir çerçevede tutmak.

nasıl yani? neden "enflasyon ve işsizliği sıfırlamak" demedin de "stabil hale getirmek" dedin? fed'in amacı bunları sıfırlamak değil mi?

hayır. fed'in amacı enflasyonu %2 civarında, işsizliği de %3-4 civarında tutmak. fed her ne kadar ne enflasyonun ne de işsizliğin artmasını istese de bunların sıfırlanmasını da istemiyor. fed'in gözünde (ve kapitalizmde) işsizliğin sıfır olması demek şirketlerin çalıştıracak eleman bulamaması demektir. işsizliğin %3'un altına inmesi maaşları kontrolsüz bir şekilde arttıracağı ve şirketler mevcut işçiler için rekabete girip zarar etmeye başlayacağı için fed işsizliği bu rakamın altına indirmek istemiyor. enflasyonun da sıfırlanması istenmiyor çünkü enflasyonun sıfırlanması demek üretilen hizmet ve ürünlere olan talebin azalması demektir. zira kapitalizmin bir numaralı kuralı eşya ve hizmetlerin bedelinin arz-talep dengesinde olmasıdır. ekonomilerin sağlıklı bir şekilde büyümesi için enflasyonun %2 civarında tutulması öngörülmüştür.


fed işsizliği ve enflasyonu nasıl etkileyebilir ki? örneğin işsizliği düşürmek için şirketleri eleman almaya mı zorluyorlar?

fed'in elinde 2 tane araç var. biri piyasadaki para hacmini arttırmak, diğeri de kısa dönem faiz oranlarını belirlemek. fed bu ikisini kullanarak ekonomiye direk olmasa da dolaylı yoldan etki yapmayı planlıyor. faiz oranlarının kısa dönemde ekonomiye 3 etkisi var: 1) faiz oranları düşükse insanlar paralarını bankada tutmak yerine harcarlar veya yatırım yaparlar, 2) faiz oranları düşükse şirketler borç alıp yatırım yaparken daha cesur davranırlar, 3) faiz oranları düşükse insanların borç alıp ödemesi kolaylaşır. kısaca faiz oranları düşükken para biriktirme oranları düşer, yatırım ve harcamalar artar ve bu ekonomi için kısa vadede iyidir ama uzun vadede enflasyona sebep olur. bu yüzden enflasyonun ilk işaretleri görününce faiz oranları yeniden yükseltilir.

fed faizleri düşürünce türkiye, çin, brezilya gibi gelişmekte olan ülkeler bundan nasıl nasipleniyor?

para parayı çeker derler, ki sonuna kadar doğrudur. şimdi bir bankamız var ve banka parasını faiz veren bir yere yatırıp parasına para katmak istiyor, zira bankanın müşterileri de kendilerine faiz ödenmesini istiyor. abd devleti dolar adlı para birimine hakim olduğu için abd devletine verilen borçlar en güvenli borç olarak kabul ediliyor. yani ben abd'ye dolar üzerinden borç verirsem o borcun geri ödeneceğini bilirim. bu yüzden abd'ye borç verirken faiz oranı daha düşük tutulur. örneğin abd'de 10 yıllık borç vermenin faiz oranı %3 işe türkiye'de 10 yıllık borç vermenin faiz oranı %7-8 olabiliyor. bu durumda banka "ben paramı ödemesi garanti olan abd'ye mi yatırayım yoksa küçük de olsa risk taşıyan türkiye'ye yatırıp daha mı çok faiz alayım" diye düşünüyor. abd'deki faiz oranları düşünce bankalar daha fazla faiz kazanabilmek için başka ülkelere borç verip risk almak zorunda kalıyor. bu yüzden türkiye, brezilya gibi ülkeler bu durumdan nasipleniyor.

sonra fed paraları geri mi çağırıyor?

burada "geri çağırma" diye bir şey yok. fed faizleri arttırınca doğal olarak paranın bir kısmı riskin daha az olduğu abd'ye geri dönüyor. aslında fed sadece kısa dönem faiz oranlarını belirliyor. yani uzun dönemde yine faiz oranlarını pazarın kendisi belirliyor.

o nasıl oluyor?

şimdi abd devleti borç alacağı zaman bankalara, sigorta şirketlerine, çeşitli ülkelere filan gidip "100 milyar dolarlık borç almam gerekiyor" diyor. bu kişi ve kurumlar da "borç veririz de yüzde kaç faiz verirsin" diyorlar. abd %4 deyince bazıları vazgeçiyor bazıları "bana uyar reyis" diyor. eğer "bana uyar reyis" diyenlerin vereceği borç toplamda 100 milyar dolara ulaşırsa olay kapanıyor. yok eğer bu adamlarda sadece 80 milyar dolar varsa geri kalan 20 milyar doları alabilmek için faiz oranı yükselecektir. abd bu kez vazgeçenleri ikna etmek için %4 yerine %5 vermeye çalışacaktır. bunun tam tersi de geçerli. abd %4 faizle 100 milyar dolar borç almak istiyor ama piyasada abd'ye borç vermek isteyen o kadar çok banka ve kurum var ki 200 milyar dolar para toplanıyor. bu durumda devlet de "madem herkes bana borç vermek istiyor, ben de sadece %3 faiz öderim" diyor.


peki bu uzun vadede halkın kullanacağı faiz oranını nasıl etkiliyor?

amerikalı john abimiz teksas'ta (bu kez oregon değil teksas'ı örnek veriyorum) ev alacağı sırada bankaya gidip kredi çekiyor. bankadan 200 bin dolar çeken john abimize banka "ben bu parayı sana %5 faizle veririm çünkü amerika devleti bile borcuna %4 faiz ödüyor" diyor. bu durumda abd devletinin ödediği faiz oranı abd halkının ev kredisi alırken ödediği faiz oranını belirliyor.

peki bu türkiye'deki tüketiciyi nasıl etkiliyor?

abd'de ekonomi yavaşlarsa bankalar borç verecek adam bulabilmek için faizleri düşürüyorlar. bu da ise yaramazsa bu kez yabancı bankalara dolar bazlı borç vermeye başlıyorlar. yabancı bankalar da kendi ülkelerinde borç verirken bu faiz oranını baz alıyor. böylece fed'in belirlediği ve amerikan hükümetinin kullandığı faiz oranı türkiye'de ev kredisi almak isteyen mehmet ağayı etkilemiş oluyor.

bu arada dolar niye değer kazanıyor?

abd'deki faiz oranı artınca herkes abd'ye borç verip garanti faiz kazanmak istiyor ama abd'ye borç verebilmek için dolar'a sahip olmanız gerekir. bu durumda banka ve kurumlar abd'ye borç verebilmek için eldeki parayı dolara çeviriyor, herkes dolara yüklenince dolar değerleniyor.

fed'e abd devleti sahip değil mi?

fed devletten bağımsız ama devletin denetimi altında olan bir kurum. kurum yolsuzluğa bulaşmadıkça veya abd ekonomisi yere çakılmadıkça devlet genelde kurumu kendi haline bırakıyor. abd ekonomisi yere çakılsa bile devlet fed'e direk müdahale edemiyor ama fed'in harekete geçmesi için siyasi baskı uygulayabiliyor. bir de fed'deki bazı yöneticileri abd devleti atıyor. yine de fed kağıt üzerinde özerk ve bağımsız bir kurum.

bu mantığa göre faizlerin düşük olması halk ve ekonomi için iyi ama bankalar için kötü mü oluyor?

tam anlamıyla değil. ekonomi krizdeyken veya krizden yeni çıkıp toparlanma aşamasındayken düşük faizler ekonominin büyümesini tetikler ama ekonomi ayakları üzerinde durabiliyorken düşük faizler devam ederse enflasyon tetiklenebilir. bu da herkes için kötüdür.

fed'in amacı abd'de işsizliği ve enflasyonu kontrol altında tutmaktır diyorsun ama fed'in yaptıklarının etkileri tüm dünyada görülüyor. fed'in amaçları arasında neden "tüm dünyada işsizliği ve enflasyonu kontrol altına almak" yok da sadece abd var?

çünkü fed sadece dolara direkt etki edebiliyor ve diğer para birimlerine müdahale etme yetki ve görevi diğer merkez bankalarına verilmiş. zaten fed uluslararası bir kurum olmadığı için kağıt üzerindeki amaçları abd'yle sınırlıdır ama abd ekonomisi dünya ekonomisiyle bağlantılı olduğu için de bir yandan böyle bir paradoks oluşuyor işte.