Fantastik ve Bilim Kurgu Edebiyatından Oluşan ve Çok Eleştirilen Tür: Kaçış Edebiyatı

Bazı insanlarca sanatsallıktan çok hayal gücü barındırması sebebiyle gerçek edebiyat sayılmayan bu türe dair pek çok eleştiri yöneltildi, yöneltiliyor. Peki bu eleştirileri hak ediyor mu?
Fantastik ve Bilim Kurgu Edebiyatından Oluşan ve Çok Eleştirilen Tür: Kaçış Edebiyatı

Kaçış edebiyatı nedir?

Aslında bu biraz da olumsuz bir itham. Fantastik ve bilim kurgu edebiyatına dahil eserler uzun yıllar boyunca nitelikli bir şey düşündürmediği, sadece gerçek hayattan kaçış amacı taşıdığı öne sürülerek hakir görüldü. Bu algının etkisiyle zaman içinde kaçış edebiyatı olarak da isimlendirildiler.

Sözlük yazarlarının yorumlarıyla inceleyelim bu türü

bu dünyaya karşı duramamaktan, veya 'gerçeklik' denilen şeyle başa çıkamamak yüzünden değildir bu kaçış, bu dünyayı güzel, ilgi çekici, zevkli, vb. bulmamaktandır en genel tabirle, sıkıcı bulmaktır başka dünyalara yönelmenin gerekçesi.. ya da bir macera arayışı, yeni bir şeyler görmek ama bunun bile altında elde var olandan sıkılmışlık vardır.

hep umut edilir, evde otururken yerde bir portal açılsa veya açık gökyüzünün altındayken şu yuvarlak şekilli bulutlar dönmeye başlasa da içine çekse, veya denizin dibindeki kumlarda bir girdap olsa aslında kapı olan, şu sıkıcı, suyu çıkmış dünyadan başka yere gidebilmek için bir yol olsa.

konuşunca anlamlı seslerle cevap veren elinde sadece insan denilen türün olduğu, çeşitliliğin olmadığı ve zaman geçtikçe bu tek türün her ferdinin birbirine benzemeye çalıştığı sıkıcı dünya... determinist veya mekanik teorilerle açıklanmaya çalışılan, tüm gizemleri, büyüleyici yanları ortadan kaldırılmaya çalışılan dünya, büyüme zorunluluğu getirilen, büyümeyi reddetmek (bkz: adam olmak) için direnilmesi gereken dünya, toplumun sana biçtiği rollerden birini seçmek için yapılan baskılardan sıkınılan dünya, aşkların sevgilerin romantizmi kaybettikleri hatta eski moda romantizm diye adlandırmaların olduğu dünya, günlük yaşamdan daha önemli daha büyük şeylerin olmadığı, bu boşluğun doldurulması için ırk, din, millet, savaş, ideoloji, kimlikler, siyaset, kariyer vs. oyunların uydurulduğu dünya, kendine uymayanları zorla kendisine benzetmeye çalışan dünya, sıkıcı yanlarını sayarken bile sıkan dünya...

Ejderha Mızrağı serisi

hayal gücü, henüz portal bulunamadığında yardıma koşan tek yeti, maddeni burda bırakıp seni sıkıcı olmayan, ilginç, zevkli, gizemli, büyüleyici yerlere taşıyan veya bu özellikleri taşıyan şeyleri yanına getiren eşsiz yetenektir, kişinin kendi kendine etrafındaki bu sıkıcılığı değiştirme çabasıdır kendisi. herakleitos'un kumda oynayan tanrısı gibi hissetse de kendini kişi, mutlu olur bu şekilde bir süreliğine.ve başkalarının hayal gücünün yardımına koşarak getirdiği çeşitlilik.

bir kere tattıktan sonra vazgeçilmez olur kaçış edebiyatı ya da kaçışın diğer sanat alanlarına yansıması... evet çoğunun içinde salt estetik haz veren sanatsal öğeler vardır, bu nedenle bir çoğu pek güzel sanat eserleridir, ama bahsedilen bu eserlerin ortak yanları yardıma koşan hayal güçlerinin varlığa gelmiş hali olmalarıdır.küreklerini paylaşır çocuklar kumdan kalelerini yaparken, veya bu işte artık daha usta olanlar yardım eder diğer çocuklara, bu yardımlarla daha bir zevkli hale gelir kaçışlar.. bu nedenle vazgeçilmezdir kaçış edebiyatı. farklı dünyalara yolculuk etmek, daha ilginç, daha zevkli, daha güzel ve daha anlamlı keşifler için, portalı bulana kadar sıkıntıdan patlamamayı sağlayacak olandır.

son olarak çalmak lazım bir sloganı, (bkz: başka bir dünya mümkün)

Harry Potter serisi.

dün gece canım sıkkın olduğu için kaçış edebiyatına dalmak istedim

beceremedim ama. kaçamadım. ellerim hep geride kaldı; kurguladığım hikaye zihnimde olup bittikten çok sonra, ancak bir tarihçi gibi kayda geçirebiliyordum. yapamayacağımı anladım ve kariyerimi yarıda bırakmaya karar verdim, ama tek neden elbette bu değildi.

ismi çok garip geliyor. inşaat inşa edicisi veya tost pişirici makinesi gibi. edebiyat, kaçmak için değilse ne için var? romain gary de uzaklaşma ihtiyacımı karşılıyor, jrr tolkien de. burada ve şimdi varolmak istemediğim için kitap okuyorum. başka dünyaların, başka insanların varolma ihtimaline esir oluyorum kitap okurken. ne mutlu bir esaret o!

hayır ben bu işi yapamayacağım. "belki" cevabını sevmediği için dünyanın en güzel kadınlarını elinden kaçıran benim gibi insanların, daha net bir iş tanımına ihtiyacı olur hep. esnaf olmaya karar verdim; brülör satacağım. üçe alıp beşe satacağım.

Isaac Asimov'un Vakıf serisi

Ufak bir soru-cevapla bitirelim

- kaçış edebiyatı meselesine ne diyorsun? “kaçıştan kim korkar? tabii ki gardiyanlar.” sence nedir? 

+ bu tabii son derece güzel bir cevaptır; düz aydınlanmacı kafalara da çok güzel oturur. ama yeterli değil, bu cevabı vermeli ama sonra üzerine de düşünmeliyiz. bu öyle bir kaçış olmalı ki, geriye dönüş yolu da açık olmalı. dönüp diğerlerini de kurtarmayı düşünebilmeliyim. yani eğer hapishaneden kaçıyorsam, yerine başka bir hapishaneye gitmemin pek manası yok. evet o dünyadan kaçtın ama hala özgür değilsin. fantezi evrenleri kendi hapishanelerini kuruyor zaten. bu yüzden fantezi edebiyatı yazarı olmak yetmez, okuru da olmak lazım. oyuncu olmak yetmez, oyun tasarlamak lazım. yani üzerinde düşünmeden 7/24 oyun oynamak bir özgürlük müdür? bir kaçış mıdır? hayır, tam tersine. bu sefer de klavyenin kölesi olmuş durumdasın. oyunu oynamak, oyun üzerine düşünmek, oyundan bilgi üretmek. bütün bunları yaptığın zaman anlamlı. hapishaneden kaçtıktan sonra ne yapacağım? hapishaneyi yıkmaya çalışacak mıyım? onu bir sosyal tesis haline getirmeyi başarabilecek miyim?

alıntı: oyungezer

Evde Oturarak Mezun Olabilmeyi Sağlayan Güzel Olay: Online Üniversite

Harikulade Diyarlara Dalmak İsteyenler İçin Okunması Gereken Fantastik Kurgu Serileri