Farkında Olmadan İnsanın Omuzlarına Ağır Yük Bindiren Bir Olay: Beklemek
Beklemek, bazen karar vermekten daha kolaymış gibi görünse de aslında insanın omuzlarına ağır bir yük bindiriyor.
Farkında Olmadan İnsanın Omuzlarına Ağır Yük Bindiren Bir Olay: Beklemek
Leyla İle Mecnun


beklemek, kucağınızda taşıdıkça ağırlaşan küçük bir çocuk gibidir. ilk kucakladığınız an hafif bile gelir. küçük bir çocuk ne kadar ağır olabilir ki? beklemek ne kadar zor olabilir ki?

sonuçta çocuk küçük, kaç kilo olsun? on diyelim mi?

diyelim. 

on kiloluk çocuk, kucakta geçen dakikalar boyunca yavaş yavaş ağırlaşır, kollarınız titreyene kadar ağırlaşır, bir noktada on değil elli kilo olur.

beklemek de çok kolay gözükür başta. ne yapıyorsunuz ki? hiç. hiçbir şey. sadece duruyorsunuz, olduğunuz yerde. oysa çocuğun ağırlığını taşıdığınız ve o ağırlığa direndiğiniz gibi, beklerken de hayata karşı mukavemet gösterirsiniz. geçen anlar kapınıza dayanır, birikir de birikir. kapınız anları tutamayacak gibi olur. kapı da kollarınız gibi titremeye başlar. olur da anları tutamaz olursanız ve beklediğiniz şey hâlâ vuku bulmadıysa hayatın akışına kapılır, sürüklenir gidersiniz.

beklenen gelse de gecikmiştir artık, siz bambaşka bir yere akmış gitmişsinizdir o biriken anların basıncıyla. peki beklenen de sizi bekler mi acaba?

o da başka bir geceye, başka bir hikayeye, bekleyenlere kalsın artık.

Kripto Paraların Yükselişi Neden Durdurulamaz?