Feromonlarla Kurulan Konuşmaktan Daha Etkili Bir Bilinçaltı İletişimi: Kimyasal Dil
Feromon, aynı canlı türleri arasındaki sosyal ilişkileri düzenleyen bir kimyasal madde. Kimyasal dil ise feromonlarla oluşturulan bir bilinçaltı iletişimi. Mesela hayvanların birbirinin yumurtlama dönemini anlayabildiği bu iletişim aynı zamanda insanlar için de önemliymiş. Sözlük yazarı "sirius", konuşmaktan daha güçlü bir iletişim olan kimyasal dil olayını anlatmış.
Feromonlarla Kurulan Konuşmaktan Daha Etkili Bir Bilinçaltı İletişimi: Kimyasal Dil
iStock


iletişim, bildiğimizi sandığımız yollar dışında bir milyon şekilde daha gerçekleşir. bunlardan biri de kimyasal haberleşmedir. aslında sadece insanlarla sınırlı değil bu durum; köpeklerde, farelerde, kuşlarda, böceklerde - yani neredeyse bütün canlılarda - ayrıntıda ayrılsa bile temelde ortaktır. konuşma yeteneğini geliştirmeden önce haberleşemediğimizi düşünmüyordunuz herhalde. neyse.

kimyasal dilin cümleleri de bu feromonlardır işte. birçok canlıda sırf bu feromonları algılayıp merkezi sinir sistemini durumdan haberdar etmekle sorumlu duyu organları bulunur. (bkz: altıncı his) erkek köpekler dişilerin kıçlarını koklayarak yumurtlama dönemlerinde olup olmadıklarını anlayabilirler misal. bir çok kişi bir arada yaşayan kadınların menstürasyon süreçlerinin feromonlar vasıtasıyla senkronize oldugunu bilir. genelde bilinmeyen erkeklerin salgıladığı kimi feromonların da bu sürece etki edebildiğidir. yine erkekler, yumurtlama dönemlerindeki kadınları daha çekici bulurlar bahsi geçen kimyasallar yüzünden.


aslında şunu söylemek için geldim buraya

bilinçli iletişim ile biz farkına varmadan bedenlerimizin kurduğu iletişimi bir skala üzerine koyup orantısal olarak değerlendirmeye kalksaydık, konuşmanın sadece çok dar bir bandı kapsadığını, birçok mesajın jestler, mimikler, feromonlar gibi çoğunlukla bizim bilincimiz dışında gelişen süreçler aracılığı ile iletildiğini görebilirdik. tüm bu bilinçsiz iletişim faaliyetleri arasında hakkında en az bilgi sahibi olduğumuz kimyasal iletişimin, aslında zaten devasal kimya fabrikaları olan vücutlarımızın en çok kullandığı haberleşme yöntemi olması da muhtemeldir. üstelik koku sinirleri diğer duyulardan farklı olarak hiçbir işleme tabi tutulmadan direkt içgüdülerimizin kaynağı alt beynimize bağlanırlar.


tabii ki hiper karmaşık insan ilişkilerini sadece bu kimyasallara bağlamak, direkt feromonlarla açıklamaya çalışmak yerinde olmaz. lakin yine de denyo denyo "senden elektrik alamadım" diyeceğinize "senden feromon alamadım" demeniz daha mantıklıdır. bir şeyleri bilmiyor olmanız ne yazık ki kıçınızdan uydurmanızı, dahası kıçından uyduranlara inanmanızı haklı göstermiyor. (bkz: bir seyin teorisi)

bir şey daha

bu feromonların kokuları çok önemli değil, kokuyu almasanız bile - ki muhtemelen koku sinirlerinizi aktive etmezler - etkilenirsiniz varlıklarından. çok daha baskın bir koku arkasına saklanmış olsalar bile farkedilirler yani. rica ederim feromon yayacağım diye deodorant kullanmamazlık etmeyin.

(bkz: konusma tembelliği)
(bkz: ruya dinamiği)