Filipin Adalarını 20 Milyon Dolara Alan ABD'nin Savunma Amaçlı Kurduğu Üs: Concrete Battleship
1898 Paris Antlaşması'nı takriben ABD'nin satın alma işlemi ve sonrasında kurduğu dev üssün detayları savaş ve siyasete dair ilginç bir anektod.

concrete battleship, filipinler'deki manila körfezi'ne yapılacak bir deniz saldırısını önlemek ve zorla körfeze girerek filipinleri işgala yeltenecek düşmanı engellemek amacıyla körfezin hemen girişindeki el fraile adasının üzerine inşa edilmiş olan fort drum kıyı savunma üssü'nün takma adı.

Manila Körfezi.

ispanyol'lar ile savaşan amerika birleşik devletleri savaşın sonunda 1898 paris anlaşması uyarınca 20 milyon dolar ödeyerek filipinler adalarını devraldı. bu devri takip eden yıllarda amerikalıların bölgeye egemen olma ve hakimiyetlerini kurma çalışmaları sürerken başkent manila'nın da savunulması meselesi ortaya çıktı. bunun için yapılacak en akıllıca şeyin de körfezin girişindeki 4 tane adaya (en küçüğünden en büyüğüne göre gidersek el fraile, caballo, carabao ve corregidor adaları) askeri tesisler ile çeşitli çaplardaki toplardan oluşan kıyı bataryaları kurmak olduğu düşünüldü ve bu doğrultuda işe girişildi.


bölgenin en büyük adası olan corregidor adasındaki üssün adı fort mills idi ve bu isim 1908 yılında verildi. adada 1918 yılına dek tam bir garnizon kurulmadı. körfez girişindeki en büyük ada olması nedeniyle en büyük askeri yığınak buraya yapıldı.

ada farklı türde onlarca top, havan topu, uçaksavar silahı ve makineli tüfekler içeren bataryalar (battery hearn, battery smith, battery way, battery geary, battery cheney, battery wheeler, battery crockett, battery grubbs, battery rj-43, battery morrison, battery ramsey, battery james, battery keyes, battery cushing, battery hanna, battery martin, battery hamilton (south), battery kysor (north), battery rock point, battery sunset, battery stockade, battery monja, battery concepcion, battery levagood, battery ordnance point, battery morrison hill, battery denver, battery chicago, battery flint, battery boston, battery hartford, battery globe, battery indiana, battery kingston, battery lansing, battery mobile, battery byrne, battery dawes, battery ek, battery farris, battery fulmer, battery gulick, battery lehr, battery rose, battery wright), siperler, tünel sistemleri, 8 adet ışıldak istasyonu ve 40'a yakın atış kontrol noktası kuruldu.

caballo adasındaki üssün adı fort hughes idi ve 1909 yılında bu adı alan üssün askeri tesisleri de 1904-1919 yılları arasında inşa edildi. farklı çaplarda ve sayılardaki toplar ile uçaksavar silahları farklı noktalara (battery woodruff, battery gillespie, battery craighill, battery leach, battery fuger, battery williams, battery idaho, battery hooker) konuşlandırıldı. bundan başka adaya 2 adet ışıldak istasyonu ve 15 adet atış kontrol noktası kuruldu.

carabao adasındaki üssün adı fort frank idi ve 1909 yılında bu adı alan üsteki askeri tesisler ise 1908-1919 yılları arasında inşa edildi. farklı çaplarda ve sayılardaki toplar ile uçaksavar silahları farklı noktalara (battery greer, battery crofton, battery koehler, battery hoyle, battery ermita ve battery frank (north)) konuşlandırıldı. bundan başka adaya 3-4 adet ışıldak istasyonu ve 12 adet atış kontrol noktası kuruldu.

entry'ye konu olan "concrete battleship/beton savaş gemisi" ise bölgedeki en küçük ada olan ve neredeyse kayalık olup üzerinde barınılmasına imkan vermeyen el fraile üzerine kurulan gemi şeklindeki "askeri bir kale"

Savaşgemisi kurulmadan önce adanın hali.
Kurulumdan sonrası.

bölge ispanyollardan devralındıktan sonra adanın üzerine bir savunma tesisi kurmak isteyen amerikalılar adanın kayalık yapısı gereği ne yapacaklarını düşünmeye başladılar. çok geçmeden bir istihkam subayı olan john j. kingman adanın kayalık bölgelerinin traşlanarak düzeltilmesini, düzeltilen kısım üzerine bir yapı inşa edilmesini ve bu yapıya savaş gemilerindeki mantar şeklindeki taret sistemlerine benzer 2'şer adet 12 inçlik topa sahip 2 adet taret takılmasını önerdi.


12 inçlik toplar, adanın şekli itibariyle eliptik olarak yapılması planlanan kalenin iki ucuna yerleştirilecekti. 2 katlı olarak düşünülen yapı cephane depoları, bakım-tamir istasyonları, hastanesi, dinlenme ve yaşam bölmelerini de içerecekti.

bu fikir başlangıçta reddedilse de daha sonra bir parça geliştirilerek uygulanabilir olarak görüldü

üzerinde iyice kafa patlatıldıktan sonra hazırlanan yeni projeye göre eliptik olan kalenin şekli bir parça değiştirildi ve bu yeni şekle göre topların yerleştirildi.

1
2
3

12 inçlik toplar 14 inçlik olanlarla değiştirildi ve takıldıkları taretler birbirlerini engellemeyecek ve aralarında yükseklik farkı olacak şekilde ardarda konumlandırıldı.

Taretler
Konumlandırma.

adanın etrafındaki mayınlı bölgelerin korunması için inşa edilecek kalenin yan duvarlarına 6 inçlik toplar konması planlandı. yan duvarların kalınlığının 25 feet (yaklaşık 7,62 metre), tavanın kalınlığının ise 10 feet (yaklaşık 3,5 metre) olması düşünüldü çünkü bu kalınlıktaki duvarların doğrudan 12 inçlik topların mermilerine dayanabileceği öngörülmüştü. kalenin açıkta duran kısımlarında da daha küçük çaplı uçaksavar silahları oalcaktı. burada görev yapacak asker sayısının da yaklaşık 320 (20 subay, 300 er, erbaş) olması gerektiği hesaplandı.

ada üzerindeki inşaat nisan 1909'da başladı ve 1918 yılına dek sürdü. önce ada traşlanarak seviyesi azaltıldı


ve daha sonra üzerine beton atılarak asıl gövde oluşturuldu


asıl gövde içine de taret yuvaları ve diğer gerekli bölmeler inşa edildi. toplam inşaat maliyeti 2.391.694,67 dolar tuttu. bir gemiyi andıran şekilde yapılan tesisin asıl silahları olan 4 adet m1909 tipi 14 inçlik topları üreten şirket watervliet arsenal, taret ve diğer aksamları üreten şirket ise newport news ship and drydock company idi.


bu topların takıldığı 1. batarya william t. marshall, onun bir parça üzerindeki 2. batarya ise john m. wilson olarak adlandırıldı. marshall'ın görüş alanı 230 derece, wilson'ın ise 360 derece idi. bu topların her biri yaklaşık 70 ton ağırlığındaydı ve 755 kiloluk zırh delici mermileri toplam 197 kilogram barut ile 17,5 km'den daha uzak bir menzile gönderebiliyordu. topların takıldığı taretlerin ön yüzlerinin zırhı 45,7 cm, yanları ise 15,2 cm kalınlığındaydı. taretler normalde elektrik ile döndürülüyordu ama elektrik yokken elle de çevrilebiliyordu. gelgelelim tareti elle çevirmeye çalıştığınızda 90 derecelik bir döndürme yaklaşık 1 saat sürmekteydi!

ikincil bataryalar olan ve adanın kuzeyi ile güneyine bakan taraflarına yerleştirilen 6 inçlik toplar watervliet arsenal tarafından üretilen model 1908-mii tipiydi. güneye bakan 6 inçlik bataryaya benjamin k. roberts, kuzeye bakana ise tully b. mcrea adı verildi. adanın doğu tarafına kurulan ellicott machine corp. üretimi kafes tipi gözetleme direği ise 88 feet (yaklaşık 27 metre) yüksekliğindeydi ve üzerinde gücünü adanın merkezi elektrik üretim tesisinden alan 2 tane ışıldak bulunmaktaydı. adanın dış dünya ile iletişimi önceleri bir adet scr-99 telsiz ile sağlanırken daha sonra bu telsiz scr-136 tipi bir modelle değiştirildi.

kalenin hava koruması yine watervliet arsenal üretimi olan 2 adet 3 inçlik model 1917 top ve bir miktar 30 ila 50 kalibrelik makineli tüfekler ile sağlanıyordu. ilerleyen yıllarda model 1917 toplar yine 3 inçlik m3 topları ile değiştirildi.

kalenin elektriğini 7 tane general electric imali 225 beygirlik jenaratör sağlıyordu. tesiste 24 saatte 5000 galonluk tuzlu suyu ayrıştırabilen bir tuzlu su arıtma ünitesi, her biri 3 tonluk 2 adet soğutma ünitesi, havalandırma için 4 tane hava kompresörü mevcuttu. ayrıca yapının üzerinde farklı amaçlarla kullanılan birkaç ahşap bina da bulunuyordu.


tesise 59'uncu kıyı topçu alayına bağlı e bataryası yerleştirildi ve 2. dünya savaşı başlayıncaya dek tesis uzun bir sessizlik dönemine girdi. tüm bu zaman içinde eğitim haricinde toplarını ateşlemeyen tesiste hayat son derece sıkıcı bir şekilde devam ediyordu.

2. dünya savaşı'nın çıkması ve 1941'de japonların amerika'ya saldırmasıyla bu durgun tablo değişti. bir miktar asker ve uçaksavar silahı ile takviye edilen fort drum'ın toplam gücü 250 askere ulaşmıştı ve bu sayıya kalenin sistemlerinin çalışması için orada olan birkaç sivil dahil değildi. ancak japonlar gözlerini yavaş yavaş bu bölgeye ve filipinler üzerine çevirmeye başlamıştı ve asıl hedefleri savunma hattının en büyük adası olan corregidor idi. ancak güçlü bir nokta olan fort drum'da bu durumdan etkilenmeye başlamıştı.

japonlar filipinleri işgal sürecine başladıklarından bu svunma hattına da saldırılara giriştiler. 1942'nin ilk aylarından itibaren fort drum üzerine sayısız hava ve deniz saldırısı yapıldı. japonlar kalenin gücünü öğrenmek için ağırlıklı olarak hava saldırıları yaptılar ancak yakındaki kıyılara getirdikleri toplarla da fort drum'a sürekli ateş açtılar. savaş bittikten hemen sonra 1945 yılında yazılan bir amerikan raporuna göre yapıya 3000 civarı japon mermisi isabet etmiş ancak etkileri çok az olmuş ve kalenin çok kalın olan duvarlarında küçük oyuklar açabilmişti. kale asla ele geçirilemeyecekmiş gibi dursa da aslında çok da fazla direnemedi. filipinler anakarasını ele geçiren japonlar dikkatlerini tamamen corregidor adası ve fort drum üzerine yoğunlaştırdılar. giderek artan çatışmalar nihayet 6 mayıs 1942'de amerikan kuvvetlerine verilen teslim olma emriyle bitti ve fort drum japonlar tarafınan işgal edildi. bununla birlikte japonların fort drum'ı tamir etme veya daha da güçlendirme gibi bir planları ve imkanları olmadığından yalnızca buradaki mevcut eski amerikan mevzilerine japon askerleri yerleşti ve fort drum, savaş öncesindeki sıkıcı günlerini yeniden yaşamaya başladı.

fort drum'ın yeni sahipleri için sıkıcı geçen 4 yılın ardından savaş japonlar adına kötü gidiyordu ve çok geçmeden bölgeyi temizlemek için amerikalılar geri geldiler. bu anda hala kale içinde zayıf bir japon garnizonunun konuşlandığı görüldü ancak yapılan keşif sırasında buradaki japonların sert bir yanıtı oldu. askerlerin açtığı aterş sonucu 1 deniz subayı kaybedildi. buradaki japonların hala savaşabilecek durumda olduğunu ve teslim olmaya niyetlerinin olmadığını değerlendiren amerikalılar önce hava ve deniz bombardımanı yapmayı denediler ama atılan mermilerin kalede çok az hasara neden olduğunu görünce vazgeçtiler ve yeni ve pek de acıması olmayan bir plan yaptılar. bu plana göre kaleye bir gurup istihkamcı, patlayıcı uzmanları piyade desteğinde çıkarılacak, kale içine bir miktar dizel ve benzin karışımı yanıcı sıvı pompalancak ve bu sıvı dha sonra ateşe verilecekti. tüm yangın söndükten sonra da girişler patlatılıp açılacak ve kalenin içi temizlenecekti.

bu plana sadık kalan amerikalılar 1 haftalık eğitim ve hazırlığın ardından 13 nisan 1945'de kaleye çıktılar.


yaklaşık 11.350 litre yanıcı sıvı kale içine pompalandı ve ateşe verildi.

meydana gelen ilk patlamada mcrea bataryası havaya uçtu ve kalenin içinden çıkmayı reddeden tüm japonlar yanarak öldü.


fort drum 14 gün boyunca için için yandı ve bunun sonunda yeniden kaleye çıkan amerikalılar gerekli incelemeleri yaptıktan sonra burasını yeniden inşa etmemeye karar verip terkettiler.

fort drum uzun yıllar boyunca yağmacıların hedefi oldu ve 14 inçlik topları ve taretleri haricinde işe yarar herşey sökülüp satıldı. bugün ise harabe şekilde eski günleri hatırlatır biçimde hala manila körfezi girişinde gelenleri selamlamakta.