Game of Thrones'un 7. Sezon 5. Bölüm İncelemesi
5. bölüm, geçen haftaki bölüme göre biraz sönük geçti açıkçası.
Game of Thrones'un 7. Sezon 5. Bölüm İncelemesi
HBO

senaryonun, göte mürekkep sürüp a4 kağıt üzerine oturmak suretiyle yazıldığı bir bölüm izledik. söyleyecek iyi bir şeyim neredeyse hiç yok.

--- 7 x 5 - eastwatch spoiler ---

reach

geçen hafta, jaime'nin ejderha ateşinden zıplayarak kaçmasını hiç eleştirmedim, çünkü dizi böyle son dakika kurtarışlarına bayılıyor. bronn'un, jaime'yi kurtarmasını da bekliyordum, ama üzerinde 20 kiloluk metal zırh olan bir adamla beraber 500m yüzebilmiş olması ve bunu yaparken daenerys ve drogon'un gözünden tamamen kaçmış olması nasıl bir saçmalıktır? üzerine mızrakla saldıran jaime göle düştükten sonra, dany hiç merak etmedi mi yani ne oldu bu adama diye? peki olayı izleyen tyrion? geçtiğimiz sezonlarda, yaptıkları hataların bedelini ödeyen karakterlerin günahı neydi? onurlu olmayı seçip kellesini kaybeden eddard stark, verdiği sözü bozduğu için öldürülen robb stark, fırsatı varken rakibini öldürmeyen oberyn martell... westeros, hata yapanın bedelini ödediği bir yer değil miydi? at ve mızrakla ejderha avlamaya çalışmak gibi bir salaklığa imza atan jaime'nin ödediği bedel nedir? ıslanmak mı?


jaime, hiç bir şey olmamış gibi king's landing'e ışınlansın ama yan karakter olan randyll tarly'i öldürmekte bir sakınca yok. nasıl olsa diziyi izleyen milyonların, onun kim olduğundan haberi bile yok. yakın anasını satayım. daenerys madem canlı canlı adam yakmak istiyor, neden gidip red keep'i eritmiyor arkadaş? elimizde kötü adam kalmadı, cersei bize lazım, o yüzden dany, başkente saldırmasın ama varoşlarda adam yaksın.

daenerys, kendi ailesinin tarihini bir okusa ya mesela. aegon targaryen, westeros'u işgal ederken, "aman bana işgalci demesinler" diyerek mi hareket etmiş, yoksa o dönemin en güçlü kalesi harrenhal'ı yakarak mı işe başlamış? nasıl aegon, harrenhal lordu harren the black'e teslim olması için uyarıda bulunduysa, neden dany, cersei'ye "teslim ol, yoksa gelip ortamı yakarım" demiyor? king's landing'e uçup sarayı yakmak, oraya giden tahıl konvoyunu yakmaktan daha mı kötü? hepsini geçtim, cersei'yi kim koruyor şu an? lannister ordusu büyük darbe almadı mı geçen bölüm. ejderhaları hiç kullanmadan, dothraki ile şehri kuşatıp, "cersei'yi bana verin kimsenin canı yanmasın" desen, zaten şehirde ayaklanma başlatırsın.


yok bunların hiç birini yapmayalım, benim daha iyi bir fikrim var.

şimdi, tyrion'u bir kayıkla king's landing'e sızdıracağız ama bunu yaparken, varys'in kullandığı gizli tünellerle filan kullanmaya gerek yok. kuşatmaya hazırlanan şehrin herkes tarafından görülebilecek bir yerine insek yeter. hazır king's landing'e gelmişken, tamamen alakasız bir karakter olan gendry'i de kurtaralım ki, insanlar "o hala kürek mi çekiyor?" diyerek bizle taşak geçmeyi bıraksın. araya robert'ın war hammer'ı göndermesi sıkıştırır, onların gönlünü alırız zaten.


tyrion, jaime buluşmasını ayaralaması için para için babasını bile satacak bir karakter olan bronn'a güveneceğiz ve jaime'nin de bize ihanet etmeyeceğinden eminiz. jaime'ye dicez ki, "hocam git şu cersei'ye söyle, biz white walker tehlikesiyle savaşırken ateşkes yapalım". 100bin dothraki ve 3 ejderha ile 15 dakikada öldürebiliriz cersei'yi ama nedense onun ateşkesine muhtaç hissediyoruz kendimizi. bu arada cersei, white walker tehlikesine inanmazsa, ona bir de wight bulup getireceğiz. çünkü, cersei, verdiği mantıklı kararlarla tanınan bir karakter, eğer gözüyle görürse, bu tehlikeye kesin inanır.

wight demişken, onun için de süper bir planımız var. white walker ordusuna karşı tek umudumuz olan jon'u, night's king'ten wight çalmaya duvarın ötesine yollayacağız. jon, başrolde olduğu için, başına bir şey gelmez heralde. gelirse de diriltiriz elemanı daha önce yapmadığımız şey değil. bu görev tehlikeli olduğundan, birilerinin ölmesi gerek, o yüzden elimizde ne kadar yan karakter varsa, jon ile beraber kuzeye yollayacağız. beric, thoros, hound, lord friendzone, gendry... bu kadar adama kim senaryo yazmakla uğraşacak amk. yollayın hepsini telef olsunlar işte. eğer soran olursa, last hero efsanesine selam çaktık deriz.


bu elemanlar, onbinlerce zombiden oluşan orduya hiç görünmeden yaklaşacaklar ve aralarıdan bir tanesini rehin alacaklar. sonra, o zombiyi binlerce kilometre ötedeki başkente canlı olarak taşıyacaklar ki, cersei lannister bize inansın. kişisel koruması bir zombi olan cersei, bizim getirdiğimiz zombinin, ona oynadığımız bir oyun olduğunu filan düşünmez zaten. bunu görünce "evet gençler, bak gözümle gördüm inandım, eğer 1 tane zombi varsa, kesin bunlardan onbilercesi westeros'u işgale de hazırlanıyordur. artık psikopatlığı bir kenara koyup, ne isterseniz hepsini harfiyen yerine getireceğim, bana güvenebilirsiniz. siz kuzeyde savaşırken sizi arkadan vurmaya filan kalkmam." gibisinden bir cevap verecektir. cersei de ikna olduğuna göre, artık rahat rahat kuzeyde savaşabiliriz. bu mükemmel planı, night's king duvara ulaşmadan uygulamaya koymak için yeterli vaktimiz olduğuna da eminim zaten. eğer bir vakitle ilgili bir sorun olursa, euron greyjoy'dan ışınlanma aletini rica ederiz.

dizinin sızan senaryonlarını okumamak için aylardır kasıyorum, bana o senaryolardan spoiler içeren mesaj atan sözlükçüleri blokluyorum filan, ama boşuna uğraşıyormuşum. bu senaryoyu okusaydım, bunun gerçek olduğuna zaten inanmazdım. bir çok yazarla, olup olmadık teorileri tartışıyorum, ama bana birisi "hocam jon, cersei ile ateşkes yapmak için wight çalmaya çalışacak teorisi var" diye mesaj atsaydı, "ya bi siktir git" derdim heralde.

george martin'in muhtelemen 15 senesini alacak olan, bu seriye bir son yazma olayının pek de adil olmayan bir şekilde dizi yapımcılarının üzerine kaldığının farkındayım. onlardan kitabın seviyesine ulaşmalarını da beklemiyorum. tek istediğim, biraz akıl mantık sınırları içerisinde kalmaları ve dramatik anlar yakalayacağız diye, bütün konsepti çöpe atmamaları. eğer jaime, bir ejderhaya at ve mızrakla dalacak kadar salaksa, bırakın ölsün. yok onu öldüremeyiz diyorsanız, bırakın o saldırıyı randyll tarly yapsın. bir sonraki bölümde idam edileceğine, ejderhaya saldırırken yanarak can versin. illa bu işi jaime yapacak ve kurtulacaksa, o zaman esir düşsün. wight yakalamaya çalışacağınıza, esir düşen jaime'yi kullanın cersei'yi ikna etmek için.

yok, biz mantıklı olmak yerine, 7 tane adamı, ölülerin ordusuna karşı yollamayı tercih ediyoruz. böyle saçma bir karar aldığınız zaman, başka saçma kararlar da bunu takip etmek zorunda kalıyor. önümüzdeki hafta, jon ve ekibi, wightlardan kaçacak nasıl kurtulacak bahislerini açalım o zaman,

* benjen stark gelip kurtaracak
* ghost gelip kurtaracak
* ejderha(lar) ortama inecek
* bronn gelip kurtaracak (adam durduramıyor kendini)
* euron greyjoy'un donanması ortama ışınlanacak (koordinatları yanlış girmiş)
* beric dondarrion, yanan kılıcıyla buzu eritecek
* hound, wightları küfrederek savuşturacak

bu hafta saçma bir karar aldık, önümüzdeki hafta başka bir saçma kararla götü kurtarmamız gerekecek. aferim bize.

büyük ihtimal, dizi yapımcılarının george martin'den aldığı hikayenin sonuna dair bilgilerin içerisinde, jon'un duvarın kuzeyine yaptığı bir yolculuk var ve dizi bunu bir şekilde kendi senaryosuna adapte etmeye çalışıyor. ancak, bunu "wight çalma" gibi ipe sapa gelmez bir saçmalığı bahane ederek yapmasının tembel senaryo yazarlığından başka bir açıklaması olamaz. bari, o çalacağınız wight, jon'un yanındaki elemanlardan birisinin dirilmiş hali olsun. (sandor wight olarak king's landing'e dönerse belki undead-claganebowl ihtimali doğar.)

bu kadar mızmızladıktan sonra hala bu yazıyı okumak gibi bir isteğiniz kaldıysa, buyrun diğer olaylara da bakalım.

winterfell

geçtiğimiz haftalarda, dizinin yarattığı suni gerilimlerden bahsetmiştim. dizi, önce sansa-jon olarak başladığı "gerilim" zorlamasına, şimdi de sansa-arya olarak devam ediyor. binlerce güçlük atlatıp ölümlerden döndükten sonra tekrar kavuşan stark çocukları, daha terleri kurumadan amdan götten sebeplerden dolayı tartışıp duruyorlar.


"sen orda jon'a neden laf söylettin?",

"laf söyleyenleri idam ettirsen ya", 
"sen güzel şeyleri seviyorsun", 
"anne-babamızın odasına mı yerleştin", 
"lady stark mı oldun şimdi sen?".

"ananın amı oldum arya!!! evet jon'a laf söylediler diye vadinin en önemli lordunun kafasını kesmek de mükemmel bir fikirmiş gerçekten!! "

bu nasıl bir karakterdir arkadaş? gerçekten arya'yı dünyanın en sinir bozucu karakteri yapmak istediğinize emin misiniz? umuyorum, bu saçma gerilimin altında yatan sebep, sansa ve arya'nın littlefinger'a oyun oynamasıdır.


arya'nın, baelish'in odasında bulduğu mektup, sansa'nın, babasının idamından sonra, cersei'nin zoruyla robb'a yazdığı mektuptu. bu mektupta sansa, "babam tahtı zorla almaya kalktı" diyerek ned stark'ın suçlu olduğunu kabul etmiş gibi duruyor ve littlefinger da, bunu öğrenen arya'nın sansa ile arasının bozulmasını umuyor. aynı jon-sansa geriliminde olduğu gibi, buradan da baelish'e ekmek çıkmayacak. hatta, ben bütün olayların sansa'nın bilgisi ve planı dahilinde olduğuna da inanıyorum. littlefinger, arya'nın kendisini izlediğini farkında, ama arya da, baelish'in farkında olduğunun farkında bence. farkındaception olayı var yani.


sansa-arya yapay geriliminin altında, bu ikilinin littlefinger'a oynadıkları bir oyun olduğunu umuyorum. aksi takdirde, arya'nın böyle bir mektup yüzünden sansa'ya atar yapması son derece saçma olur, hele ki ortamda "her şeyi bilen" bran varken. arya, littlefinger'ın oynadığı oyunları harrenhal da gördü; bran da geçen bölümdeki "kaos bir merdivendir" lafıyla bu oyunlardan haberi olduğunun sinyalini verdi. yani, winterfell'deki 3 stark çocuğu da, littlefinger'ın ne mal olduğunu biliyorken, baelish'in onların arasını bozabilmesinin mümkün olmaması gerek. bu da beni, her şeyin sansa'nın planı olduğunu düşünmeye itiyor. zaten, sansa'nın, littlefinger'ı entrika oyununda yenmesi, onun karakteri açısından da tatmin edici bir gelişme olur.

king's landing

cersei karakterinin, bond filmi kötü adamına dönüşümü tamamlanmak üzere. kendisinin göründüğü her sahnede şu hareketin gelmesini bekler haldeyim. 


bu sezon, kötü adamlığı euron "göteparmak" greyjoy üstlenir diye bekliyordum, ama o cersei'nin başı sıkıştığında ortama ışınlanıp sonra yok olan bir karakterden öteye geçemedi. biz de, 3 sezondur, cersei'nin odasında şarap içip dünyayı ele geçirme planları yapmasını izlemeye mahkum olduk. sanırısın ki 3 ejderha ve 110bin kişilik ordu cersei'nin emrinde, hatun habire "yıkacağız, yeneceğiz" diyor ama gökten zembille inen donanmalar olmadan bunu nasıl yapacağını bilen yok.

bu bölümde, cersei ile ilgili en gelişme, onun, jaime'ye hamile olduğunu söylemesi oldu. ilk izleyişte, bunun, cersei'nin, elinden kaçıracağını bildiği jaime'yi kendine bağlamak için, oynadığı bir oyun olduğunu düşündüm, ancak kitapta da benzer bir olayın olma ihtimali olduğundan, o kadar emin değilim.


eğer bu bir oyun değilse ve cersei gerçekten hamileyse, benim ilk aklıma gelen şey, onun 3 çocuğu olacağına dair kehanet oluyor. şu ana kadar bu kehanetteki olayların %100 isabetle doğru çıktığını gördük ve cersei'nin 4. çocuğunun olması, bu kahanete aykırı olacak. burada bir kaç ihtimal ortaya çıkıyor.

1- kehanet doğru ve cersei, jaime'ye oyun oynuyor.
2- kehanet doğru ve cersei, düşük yapacak.
3- kehanet doğru ve cersei, çocuk doğmadan ölecek.
4- kehanet yanlış ve cersei'nin çocuğu olacak
5- kehanet hem yanlış, hem doğru ve cersei, doğum yaparken ölecek.
6- kehanet yanlış ve çocuk euron'dan (götüne parmak atarak hamile bırakmış cersei'yi)

cersei'nin bütün hayatını şekillendiren kehanetin yanlış çıkması, ilginç bir ihtimal olurdu, ama dizi 1 veya 3'ü tercih edecek. ben hala jaime'nin cersei'yi öldüreceğini düşündüğüm için 1. seçenek yüksek ihtimal diyorum, ama 3 doğru çıkar da, jaime, hamile cersei'yi öldürürse oldukça güçlü bir son olur. dizide, cersei'nin köpeği olarak işlenen jaime'nin böyle bir şeyi yapabilmesi ne kadar mantıklı olur bilmiyorum.


bu arada, cersei, ensest ilişkiden hamile olduğunu açıklarsa, bu, onun çocuklarının ve dolayısıyla kendisinin, tahtta hiç bir hakkı olmadığı anlamına gelir. ama tabi, king's landing'te hak hukuk kalmış olsaydı, cersei, sept of baelor'u havaya uçurmak suçundan idam edilirdi. aynı bu suçun görmezden gelinmesi gibi, cersei'nin robert'tan bir çocuğu olmadığı ayrıntısı da görmezden gelinecektir. zaten cersei'nin boş tehditler savurmaktan başka bir işlevi de kalmadı. geçen haftaki zaferinden sonra, daenerys'in neden gelip tahtı devralmadığını ve cersei'nin nasıl olup da, dany'i ateşkese zorlayacak bir "güç" olmaya devam ettiğini, bir tek dizinin 'yaratıcı' senaristleri biliyor. bence burada da, jon'un kuzeye gitmesine benzer bir sorunla karşı karşıyayız. bence, grrm'in yapımcılara verdiği genel hatlarda, "daenerys, tahta oturamayacak" yazıyor ve dizi senaristleri de bunu hayata geçirebilmek için kastıkça kasıyor.

citadel

dizinin tek ilgimi çeken sahnesi, hiç beklemediğim bir yerde, hiç beklemediğim bir karakterden geldi ve bu sezonun en önemli ayrıntısını, gilly'nin ağzından duyduk;

rhaegar targaryen, karısı elia martell'i boşayarak, lyanna stark ile gizli bir tören ile evlenmiş.


jon'un ebeveynleriyle ilgili teorilerin bir çoğunda böyle bir şeyin olmuş olacağı tahmin edilen bir detaydı, ama bunun dizi tarafından onaylanması da önemliydi. bu gizli törenin en önemli sonucu, jon'un bir piç değil, meşru bir çocuk olması oluyor ki, bu, jon targaryen'in, tahtı devralma sıralamasında daenerys targaryen'in önüne geçiriyor. targaryen geleneğinde taht önce oğula, sonra amcaya ve en son kıza geçtiği için ortaya,

aerys -> rhaegar -> jon -> viserys -> daenerys -> aegon vi* -> rhaenys*

sıralaması çıkıyor.

(*rhaegar, evliliğini feshettiyse, elia'dan olan çocukları piç durumuna düşüyor)

bu bölümdeki jon-drogon sahnesinden de anladığımız kadarıyla, jon'un targaryen kökeninin ejderha kontrolü açısından önem taşıyacağı kesin gibi, ancak jon'un, taht sıralamasında dany'nin önüne geçmiş olmasının nasıl bir rol oynayacağını tahmin etmek zor. kitapta, jon, dany (ve aegon) arasında bir dance of dragons 2.0 olma ihtimali var, ancak dizinin böyle bir iç savaşı işleyecek vakti olduğunu sanmıyorum. umuyorum, bunu yine bir suni gerilim yaratmak için kullanmazlar.


ben, dany'nin öleceğine inandığım için, jon'un meşru bir targaryen olmasının, ancak dany öldükten sonra önem kazanacağına inanıyorum. dizi, büyük ihtimal "dramatik" olan yöne gidip, jon'u önce ejderhaya bindirecek ve onun bir targaryen olduğunu daha sonra öğreneceğiz.

kitapta da, rhaegar-lyanna evliliği ortaya çıkacak mı bilmiyorum, ama dizide boşanma yerine kullanılan "annulment" lafı, benim ilgimi çekti. annulment demek, bir söyleşmenin hiç yokmuş gibi feshedilmesi anlamına geliyor, yani boşanmaktan farklı olarak, rhaegar'ın elia ile olan evliliğinin tamamen yok hükmünde olması sonucunu ortaya çıkarıyor. eğer rhaegar, böyle bir şey yaptıysa, onun anlatılagelen "romantik prens" kişiliğini tekrar gözden geçirmemiz gerek.

rhaegar'ın, azor ahai, vaadedilen prens ve 'ejderhanın üç başı olmalı' kehanetlerine saplantılı olduğunu biliyoruz ve lyanna ile olan ilişkisinin temelinde aşk değil, bu kehaneti gerçekleştirme isteği olduğu da tahmin ediliyordu. bunu yapmak için, karısı elia martell ve ondan olan 2 çocuğunu gayrimeşru yapacak bir sözleşmeye imza atmış olması, olaya farklı bir boyut katıyor. elia'yı küçük düşürüp onu 2 çocuğuyla beraber deli kral'ın yanında bırakıp lyanna ile kaçmayı tercih eden rhaegar, tahmin ettiğimizden çok daha saplantılı bir karakter olabilir. eğer rhaegar, vaadedilen prensin doğması için buz ve ateş'in bir araya gelmesi gerektiğine inandıysa ve bunun için karısını hiçe sayabiliyorsa, belki lyanna'yı da gerçekten zorla alıkoymuş olabilir diye düşünüyorum. yani, lyanna'nın, bu gizli evliliğe zorlanmış olma ihtimali de var. çok uzun süre, lyanna - rhaegar ilişkisine bir aşk hikayesi olarak baktım, ama son yıllarda hep rhaegar'ın bu işi zorla yapmış olmasının daha mantıklı olacağına inanır oldum.

----

geçen bölümün, dizinin iyiye gideceğine dair verdiği umudu tamamen kaybetmiş durumdayım. jon ve dadaşlarının kuzeydeki maceraları saçmalık üstüne saçmalık şeklinde gelişecek. onun üzerine, bir de dizinin dany'e saçma işler yaptırmaktaki ısrarı devam ederse, ortaya gerçekten rezalet bir kaç bölüm çıkabilir. kendimi, en kötüsüne hazırlıyorum, size de öyle yapmanızı tavsiye ederim.