Genelev Anlayışı Üzerinden Toplumdaki Cinselliğe Bakış Açısına Dair Üzücü Bir Tespit
Türkiye'yle birlikte dünyada da çok iç açıcı bir mesele olmayan genelev anlayışı aslında cinselliğe dair pek çok ipucu barındırıyor. Ülkemizde erkeklerle birlikte kadınların da oldukça anlayışsız yaklaştığı bu olayın doğurduklarına bakalım.
Genelev Anlayışı Üzerinden Toplumdaki Cinselliğe Bakış Açısına Dair Üzücü Bir Tespit
iStock

genelevlerin taciz ve tecavüzü engellemek için savunulması kadar can acıtıcı bir durum olamaz herhalde. bir takım "namuslu" kadınlar, bir takım cinsellik ihtiyacı karşılanmazsa ölecek hastalığından muzdarip erkekler tarafından taciz edilmesinler diye var öyle mi bu kurumlar? e niye azalmıyor o zaman taciz, tecavüz? ilk cinsel deneyimini "mal" olarak, "düşmüş" olarak gördüğü bir kadınla, parayı bastırıp onun "bedenini satın aldığını" düşünerek yaşayan birinden, bu kadar travmatik bir hatırayı tamamen unutarak hayatına devam etmesini bekleyemeyeceğimiz için olabilir mi?

öyle acaip bir kurum ki genelev, içi de dışı da ayrı yakıyor. 

ben kalkıp da erkekleri "kadına karşı şiddet uyguluyorlar genelevlerde" diyerek suçlayamıyorum. bir kısmı öyle anlatıyorlar ki ilk deneyimlerini, onların da geneleve götürülüp, "milli olmak" adına aynı şiddete maruz bırakıldıklarını düşünüyorum. o ilk cinsel deneyimin, sonraki hayatlarında, dokundukları bütün kadınlarda karşılarına çıktığını, sevişmeyi neredeyse sevdikleri kadına yaptıkları bir saldırı olarak görüp "benim sevdiğim kadına en fazla yapacağım, göğsümde yatırıp uyutmaktır" gibi şeyler söylediklerini duyuyorum. ha o "özel kadın" değilse karşılarındaki, o zaman diğer "düşmüş" kadından farkı kalmıyor, ona da ne yapılsa mübah.

e genelevlerde çalışmayan kadınlar da bu sefer, kim olduklarını ispatlamak için çabalamaya başlıyorlar. birbirlerine orospu diyen kadınlar az mı, kendi farkının altını çizmenin tek yolunun başkasını aşağılamak olduğunu düşünerek? "evlenmeden olmaz" lafının altında "ben senin bildiğin kızlardan değilim"i kanıtlama çabası yok mu? seks işçilerini "mal" diye, "düşmüş" diye tanımlayarak onlara nazaran kendi pozisyonlarını sağlamlaştırmak isteyen kadınlar yok mu? çok afedersiniz, kim nereden düşüyor? namuslu kadınların yaşadığı, rakımı 300 mt. olan hayali bir köyümüz mü var, gitmesek de görmesek de?

dışını bırakıp da içine geçersek, genelevleri kapatmanın sonuçlarına bakabiliriz beraberce. 

ne yazık ki, genelevleri kapatınca seks işçiliği puf diye ortadan kaybolmuyor. illegal bir ortamda, seks işçiliği yapmak zorunda olan/yapmak isteyen kişi her tür saldırıya daha da açık hale geliyor. örneğin şu anda türkiye'de geneleve çalışmak için girmek çok zor, çünkü hükümet resmi rakamları düşük göstermek ve vicdanını aklamak istiyor. zaten doğuştan kadın, türk ya da 25 yaşının üstünde değilseniz, yasalara göre genelevde çalışamıyorsunuz. e nedir durum? binlerce kadın-erkek-transvesti-transeksüel-rus-türk vs. sokakta çalışıyor. polisten dayak yiyor, tutuklanıyor, tecavüze uğruyor, parasını alamıyor ve bu durumu şikayet edebileceği hiç bir yer yok, çünkü illegal bir iş yapıyor. seks işçiliğinin yasak olduğu avrupa genelinde ya da cezalandırıldığı irlanda gibi ülkelerde de durum böyle.

farklı yöntemler de var. örneğin isveç'de (ve bir nebze norveç'te de) 1999 yılında yürürlüğe giren bir yasa var ki, müşteriyi suçlu, seks işçisini mağdur görerek, bunun satın alınmış bir tecavüz hakkı olduğunu savunuyor ve yakalandığı anda müşteriyi cezalandırıyor. fakat sonuç, yasal olmadığı halde müşteri olmayı göze alan kişilerin genellikle, suça ve şiddete daha meyilli olmaları, dolayısıyla böyle bir riski göze almışken beraber oldukları seks işçilerine çok daha sert davranmaları. ayrıca seks işçilerinin yalnızca kadın oldukları yanlış varsayımı ve müşteri bulabilmek için başka ülkelere taşınmak zorunda kalınması gibi durumlar da var.

bir de düzenleyici modeller var, yunanistan, almanya, hollanda gibi ülkelerde uygulanan (aslında uygulamada eksikler var). bu ülkelerde seks işçiliği yasal, ama tehlikeli tarafları olduğu için normal bir meslek olarak da görülmüyor. normatif yargılarla ahlaksız, düşmüş, mal, kader kurbanı vs. diye de etiketlenmiyorlar. özgür iradeye vurgu yapılıyor ve sendika, sözleşme, sigorta gibi hakları koruma altına alınıyor. bence tek eksikliği diğer modeller kendi iradesiyle seks işçiliği yapanları görmezden gelirken, bu modelin de zorla bu sektörde çalışanlara yeterli desteği vermemesi.

aslında her ikisi de var. yani zorla çalıştırılan seks köleleri de, özgür iradesiyle bu işi seçmiş seks işçileri de. her ikisiyle ilgili de durumun birinci dereceden muhattaplarının fikrini almadan herhangi bir düzenleme yapmaya kalkmak zaten ağır olan bir durumun, daha da ağırlaşmasından başka bir işe yaramıyor.