Görür Görmez Sizi Geçmişe Götürüp Duygulandıracak Unutulmaz Cep Telefonları
Teknolojinin henüz şimdiki kadar gelişmediği dönemlerde hayatımıza eşlik eden bazı cep telefonlarını unutmak mümkün değil.

Alcatel One Touch Easy

turuncu ekranından aldığım keyif bambaşkaydı. ama asıl konu hoparlörleriydi bence.

telefon çalmadan önce televizyon, radyo vb şeyler öter ya dıdıdıt. bu telefonun kendisi öterdi ufak frekansta. sese alışık olduğumdan 2 saniye evvelinden "aha telefon çalacak! " dediğimde arkadaşlarım şaşırırdı.

Ericsson GH 688

zamanında devrim gibi bir özellik olan 3 satır digital ekran ile piyasaya çıkmıştır. 3 satır diyorum olm. aynı anda hem operatörü hem saati hem de tarihi gösterebiliyordu boru değil!

Ericsson A1018

amcam hediye etmişti bundan, ilk cep telefonumdu. o dönem küçük kardeşime baktığım içün bu telefonu taşımakta pek zorlandığımı söyleyemem, hemen hemen eşit boyuttalardı çünkü. fakat yine de okula haftada 2 gün götürüyorsam 3 gün evde bırakıyordum. zira ağırlık çalışması yapmaya müsait bir yapısı vardı ve okul yolu bunun içün uygun yer değildi maalesef. konuşmanın ve mesajlaşmanın dönem koşullarında biraz pahalı olması bugün bir arnıld şıvarzınıgır ya da silvıstır stallon görünümüne sahip olmamamın yegane sebebidir. hiçbir şey içün değilse de sırf bunun içün minnettarım.

Ericsson T28

kapağını yanakla kapatıldığında oluşan hava şuanda 2 elinde de piyasada olmayan iphone 6 taşısan yakalanmaz.

Panasonic GD 90

iphone da dahil olmak üzere sahip oldugum en kullanışlı özelliklere sahip telefondu. 

mesela telefon konuşması esnasında yandaki tek tuşla ses kayıt ve ayarladigin saatte telefonun kendi kendine acilabilmesi gibi ozellikler neden iphone'da yok ki??? adamlar zamanında yapmışlar. ah gd90'im ah...

Nokia 5110

mobil telefonlar tarihinde işlevselliğiyle bir kilometre taşıdır.

Nokia 3210

üniversite ikiye giderken oda arkadaşımın aldığı telefondu bu. antensiz olması o dönemde bir devrimdi ve çok şaşırmıştım. benim telefonum olmadığı için odadaki diğer arkadaşımın 5110'u ile yılan oyununu oynardım ama o telefonun tuşları sebebi ile pek randımanlı olmazdı. 3210 ise bu konuda sanırım rakipsizdir. zira 3210'la yılan oyununu birinci seviyden sekizinci seviyeye kadar tek tek bitirmiştim.

Nokia 5210

şoka ve darbelere dayanıklı olması özelliği gerçekten abartılmış bir telefondur. en üst kattan atma, kamyon tarafından ezilme , futbol topu olarak kullanılma gibi durumlara rağmen hala bana mısın dememekte, taş gibi çalışmaktadır. belki de nokia'nın şu ana kadar yapılmış en dayanıklı modeli. mavi kapaklısını tek geçerim.

Nokia 3310

tarihin en dayanıklı cep telefonu.

10 küsür yıl olacak hala çalışmaktadır. artık görevini çalar saat olarak sürdürse de saygı nedeniyle bozulsa bile atılmayacak telefondur, gözümde.

Nokia 6600

2005 yılında o zamana göre baya kallavi bir para ödeyerek sahip olduğum telefon. internetten indirdiğim polifonik melodilerle ve mp3'lerle manyak etmiştim cihazı. bir arkadaşımın 'insan bir telefondan daha fazla ne bekleyebilir ki, bence telefonda gelinen son nokta budur, daha başka bir şey ekleyemezler' demesiyle koltuklarımı kabartmıştı vakti zamanında. 

dönemine göre büyük bir ekranı, son derece kullanışlı bir joysticki vardı. o joystickle ne oyunlar oynamış ne işler başarmıştık. çevredeki birinde aynı telefondan görünce hemen temaydı, duvar kağıdıydı, melodiydi, videoydu elinde ne varsa bluetooth aracılığıyla toplardık. güzel aletti vesselam.

Nokia N-Gage

zamanında oyun için üretilen efsane telefon.

şimdi en ucuz akıllı telefon bile çok güzel oyunları bize sunuyor. ancak n-gage çıktığında bu pek mümkün değildi. mantık olarak gameboy ve akıllı telefonun bir senteziydi. bence tek kusuru konuşma şeklinin çok absürt olmasıydı.

Nokia 7610

bu telefonun tasarımı biraz daha değiştirilip güncel özelliklerle piyasaya sürülse yine satar bence. o kadar da zamanının ilerisinde bir telefondu tasarım olarak.

Siemens SX1

iphone 5 hariç tüm iphone serisini çıkış tarihleri akabinde kullanmış biri olarak diyebilirim ki, sahip olduğum en güzel telefondu.

sms'in çok moda olduğu dönemde o yandaki tuşlarıyla öyle bir sms yazardim ki, sağda solda ne kadar kız varsa ağızlarının suyu akardı, vay be ne kadar da hızlı tıklayan bir delikanlı derlerdi.

Sony Ericsson W810i

beş yıl kullandığım, ah bir dili olsa da konuşsa, 2007 yılına baktığımızda şimdilerin iphone 5'inin havasını rahatça ezip geçecek kadar üstün özellikler barındıran telefon. daha akıllı telefonlar yaygınlaşmamışken facebook'ta gezerdim kendisiyle. uçuş modu bile vardı. en güzeli, telefona hiç bakmadan mesaj yazabilmekti herhalde. çok ses çıkarırdı tuşları o ayrı. defalarca düşmüş -bir keresinde tam bir kat aşağı, merdivenlerden yuvarlanarak- bana mısın dememiştir. kulaklığı özlenendir. sonra başka sony kulak içi kulaklıklar da aldım lakin bir daha aynı ses kalitesini yakalayamadım. gözleri kör eden flaşını sevdiğim.

Samsung E250

samsung'un sanırsam ülkemizde ilk defa en çok sattığı modelidir. yanılmıyorsam 2008'de 160-180 lira gibi bir fiyata aldıydım. 2008-2009 arası türkiye'de bir kızaklı telefon akımı başladı. siyah olanı karizmatiktir, gri olanın ise zamanla boyası renk atar altındaki plastiğin asıl rengi gözükürdü.

kamerası vga'ydı tost makinesi gibi çekerdi ancak o zamanlar bana dslr fotoğraf makinesi gibi gelirdi. birde bu telefonun arka kapağı çok zor açılırdı. avucun içine alıp zorlamak gerekiyordu.

özel ses açma kodu vardı onu girip samsung'un fabrika çıkışlı tanımladığı sesin üstüne çıkabiliyordunuz. tabi hopörlör belli bir zaman sonra patlayıp cazır cuzur sesler çıkartıyordu sonrasında.