Gözyaşlarının Kültürel Tarihinde Bir Kopuş Olan Modernliğin İcadı Olan Bir Laf: Erkekler Ağlamaz
Çocukluğumuzdan bu yana ''erkekler ağlamaz'' lafını sayısız kez duyduk ve ister istemez bunu kanıksadık. Mantıklı düşündüğümüzde bu böyle olmak zorunda değil. Önceden de bu şekilde değilmiş zaten. Sözlük yazarı ''balamir1'' de bu konuda bir şeyler söylemiş.
Gözyaşlarının Kültürel Tarihinde Bir Kopuş Olan Modernliğin İcadı Olan Bir Laf: Erkekler Ağlamaz
iStock.com


bu fevkalâde dangozca lafın sebebi, göz yaşlarının kültürel tarihinde bir kopuş olan modernliğin kendini hiç bozmamak adına erkeklerin ağlamasını gizlemesidir. 

modernlik öncesinin kahramanları odysseus, aeneas, hatta beowulf hüngür hüngür ağlar, ağıt yakarlar. çünkü erkeğin ağlaması da modernliğin öncesinde samimiyet ve duyarlılık anlamına geliyordu. 

Odysseus


hatta çoğu kahramanlık öyküsünde göz yaşları döken bir kral (misal charlemagne), ağlayan halk ve ilk başlarda yıkılmaz gibi görünürken, hüznü tecrübe ettikten sonra ağıt yakan ve göz yaşları döken bir kahraman bulunur (kahramanın dönüşümü.) 

Charlemagne


hatta beowulf, hikayenin başında kral hrothgar'a "yas tutmaktan hep daha iyidir / sevdiklerinin intikâmını almak, " derken, hikayenin sonunda acı ve kayıplara karşı duyarlı hale gelir. 

beowulf'ün ölümünde yanı başında olan yeni kahraman wiglaf, arkadaşlarıyla beowulf'un ölü bedenini yakmak için getirdiklerinde hep birlikte ağlarlar ve şair de bunu takdir eder örneğin. yani ağlama eylemi özel değil, kamusaldır da neredeyse hep, saklanmaz bile. 


beowulf ve odysseus'u tinerle bayıltıp da kastamonu'da uyandırsanız, teknolojiden çok insan huylarına hayret edebilirlerdi. 

amerikan bayrağı yakarken dumandan ölen pakistanlıların olduğu, yani pisi pisine ölmenin hayli mümkün olduğu şu devirde ağlamayıp da ne yapacaksınız?