Günlük Hayatta Çok Sık Kullanmamıza Rağmen Asıl Anlamlarını Bilmediğimiz Kelimeler

Farkında değiliz ama kullandığımız çoğu kelimenin anlamını bilmiyoruz. Onlardan bazılarını ''emrngz'' sıralamış.
Günlük Hayatta Çok Sık Kullanmamıza Rağmen Asıl Anlamlarını Bilmediğimiz Kelimeler
iStock.com


çığır:
karlı yerlerde hayvanların geçmesi için açılan yol ya da çığın kar üzerinde bıraktığı iz.

bendeniz: "bende", kul/köle demektir. bendeniz ise kulunuz/köleniz anlamına gelmektedir.

dağarcık: genellikle kuzu derisinden yapılan torba. daha çok çobanların azık taşımaları için kullanılırmış.

ızbandut: osmanlılarca rum deniz eşkıyasına verilen ad. osmanlılara karşı başlayan rum ihtilalinde denizlerde faaliyet göstermişler.

ahkâm: hüküm,yargı kelimesinin çoğul hali. “bana hükümler verme” desek güzel olmaz ama “bana ahkâm kesme” demek çok güzel.

ukala: arapça kökenli "akıl" kelimesinden türemiştir, aklın çoğulu yani akıllar manasına gelir.

pasaj: sadece yayaların geçebildikleri geçit.

fiyasko: (bkz: fiasco) italyancada sıradan sayılabilecek bir çeşit cam şişe. venedikli şişe işçileri üretim aşamasında en ufak bir hata bile olsa bunu fiasco kabul edip o şişeyi ayırırlarmış, böylece potansiyel bir vazo yerine sıradan bir şişe kalırmış ellerinde.

kıyak yapmak/geçmek: atların çiftleşmesine yardımcı olmak, erkek atın hedefi kaçırmaması için elle müdahalede bulunmak. 

tilt olmak: tilt oynarken topu kaçırmamak için aleti sağa sola sallarken makinenin kendini kapatıp, ekranında "tilt tilt tilt" yazması durumu. insanı pek bi gıcık eder.

yosma: güzel, alımlı kadın anlamına gelen kelime. anlamı gitgide kolay kadına dönüşmüş.

lavuk: genel evlerde çıkışta kolonya tutan, iki film birden sinemalarında konuklara peçete ikram eden kişi. 

cv: curriculum vitae'nin kısaltılmış hali. curriculum latin kökenli bir kelime olup “koşu”, “çerçeve”, “döngü” anlamına gelir. vitae ise yine latince kökenli bir kelime olup “hayat” demektir.

hergele: henüz bineğe ya da yük taşımaya alıştırılmamış at veya eşek sürüsü.

metelik: eskiden kullanılmış olan, on para değerinde sikke.

kallavi: vezir ve sadrazamların giydikleri bir tür kavuk.

çirkef: iyice kokuşmuş pis su.

sosyete: topluluk, toplum.