Hâlâ Aydınlatılamamış Olan John F. Kennedy Suikastına İlişkin Çok Mantıklı Komplo Teorileri
ABD'nin 35. başkanı John Fitzgerald Kennedy ya da kısaca JFK, 1963'ün Kasım ayındaki Dallas seyahati sırasında öldürülmüştü ve bu olay, üzerinden geçen yıllara rağmen hâlâ gizemini korumakta. Sözlük yazarı "volga", suikastın olası sebeplerini sıralamış.
Hâlâ Aydınlatılamamış Olan John F. Kennedy Suikastına İlişkin Çok Mantıklı Komplo Teorileri


jfk, nazarımda franklin delano roosevelt'ten sonra gelmiş geçmiş en büyük abd başkanıdır.

kennedy'nin ölümü ile ilgili iddialar büyük ihtimalle sonsuza kadar komplo teorileri olarak kalacaktır. fakat buraya gelmeden önce john fitzgerald kennedy sadece ölümü ile ya da komplo teorileri ile anılacak bir adam değildir. tıpkı onun gibi öldürülen kardeşi robert f. kennedy gibi. fakat yine de olayları toplamak ve şüphelilerin üzerinde durmak gerekmektedir.

Richard Nixon

1960 seçimleri abd tarihinin en ilginç seçimlerinden biridir. cumhuriyetçi richard nixon ve kennedy 35. abd başkanı olabilmek için başa baş bir oylama sonrası 34 milyon küsur oy toplamışlardı. fakat kennedy sadece yüz bin oy farkla başkan seçilmiştir. aşırı hırslı ve kazanmak için her yolu mübah gören nixon 1969'da seçimleri kazanıp başkan olacaktır. john ve robert kennedy kardeşler ölmeseydi nixon'un başkanlığına ihtimal bile verilemezdi. bu yüzden ölümü ile ilgili en büyük şüphelilerden biri de nixon'dur.

Lyndon Johnson

kenndy başkan yardımcılığı için lyndon johnson gibi birini seçmiş, adalet bakanlığına kardeşi robert kennedy ve savunma bakanlığına ford'da ceo'luk yapan süper zeka robert mcnamara'yı getirmiştir. çok zayıf bir ihtimal de olsa düşük yetkilerle donatılmış başkan yardımcısı johnson da bu şüpheliler arasında düşünülmektedir. fakat ikinci dönem başkan adaylığını düşünmeyen johnson'un başkanlık için kennedy'i öldürmek istemesi çok zayıf bir ihtimal.

Curtis Lemay

kennedy'nin başkan seçildiği dönemde öncelikli konu sovyetler birliği ve küba idi. kennedy arka bahçesi küba'ya nazaran sovyetler birliği'ne karşı dikkatli ve anlayışlı davranılması gerektiğini savunuyordu. bunun yanında soğuk savaşın sonlanması için çağrılar yapıyordu. bu düşünceler toz pembe görünebilir fakat kennedy şimdiden soğuk savaştan beslenenlerin ve genelkurmay'ın olumsuz yönde dikkatini çekmişti. özellikle hava kuvvetleri komutanı ve çok güçlü pozisyonu olan general curtis lemay'in. lemay gibi adamlara kalsa hiç düşünülmeden küba, sovyetler birliği ve çin gibi ülkelerle nükleer savaşa girilmeliydi. genelkurmay ve lemay konusuna gelmeden önce bakılması gereken bir kaç olay daha var.

Küba Meselesi

Domuzlar Körfezi Çıkarmasını zaferle püskürten Kübalı askerler.

kennedy, başkan seçilmeden önce eisenhover döneminde tasarlanmış ve küba lideri castro'nun devrilmesi amacıyla planlanmış domuzlar körfezi çıkarmasına ses çıkartamadı. çünkü bu ulusal güvenlik takıntılı politikacıların ve genelkurmay'ın peşine takılmasına sebep olabilirdi. yine de kennedy küba konusunda son derece dikkatli davranmaya çalışıyordu. 1961'de deneyimsiz kübalılardan oluşan bir birlik domuzlar körfezine çıktı ve castro'nun askerleri tarafından mağlup edildi. bu başarısız planın ardından ordu kennedy'e sovyet koruması altındaki küba'yı işgal etme konusunda saatlerce baskı yapsa da kennedy bu baskılara göğüs gerdi ve işgalin olmayacağını açık bir şekilde ortaya koydu.

Allen Dulles

kennedy, devlet içinde devlet olmaya başlayan ordu ve cia'den son derece rahatsızdı. ordu için yapılacak pek bir şeyi yoktu fakat cia ve başkanına haddini bildirmek için harekete geçti. en uzun süre görev yapan cia başkanlarından biri olan allen dulles'ı cia başkanlığından kovdu. dulles gibi cia başkanlığı yapan ve kendisine bağlı bir sürü adamı olan birini kovması ve dulles'ın kennedy'e bu sebeple kin gütmesi de onu şüphelilerin en başına koyuyor nazarımda.

Sovyetler ve Füze Krizi

kennedy döneminde küba sorununun yanında laos, vietnam ve berlin sorunları da ortaya çıkmaya başlamıştı. berlin duvarının inşaası da kennedy dönemine denk gelir. doğu almanya sorunu abd ile sovyetler birliği arasındaki gerilimi arttırmıştı. bu dönemde sık sık nükleer savaş için iki ülke de teyakkuzda olmuştur. fakat sovyetlerin başında nikita kruşcev gibi bir liderin bulunması dünya için büyük bir şanstı.

laos, vietnam, berlin ya da küba'dan komünist bir rejimin kurulması iki devleti nükleer savaşın eşiğine gelinmesi için yeterli sebepler değildi. ta ki 1962'de yaşanacak olan küba füze krizi'ne kadar.

sovyetler birliği küba'nın güvenliği için adaya nükleer silahlar yerleştirmiş ve abd gözlem uçakları da bunu farketmiştir. hali hazırda bütün sovyetleri nükleer silahlarla kuşatan abd (silahların bir kısmı da sscb'ye komşu olan türkiye'deydi) bundan son derece rahatsız olmuştu. bu olay dünya tarihinin en önemli olayıdır. abd bu konuda oldukça sert tepki gösterdi ve silahların küba'dan gönderilmesini istedi.

Sovyetlerin 1962'de Küba'da konuşlandırdığı askeri teçhizat.

nükleer silahlanma konusunda abd sovyetler birliği'ne göre kat be kat üstündü. abd ve kennedy sovyetler birliği'nin böyle bir şeyi neden yaptığını ve nasıl cesaret ettiğini bir türlü anlamamıştı. sonradan anlaşılıyor ki sebebi ilk akla gelen şey; türkiye'deki nükleer silahlar ve küba'nın güvenliği. bu kadar basit.

işte bu nükleer savaşın eşiğinde genelkurmay ve hava kuvvetleri komutanı curtis lemay gibi manyaklar devreye giriyor. lemay, hemen nükleer savaşa girişilmesi gerektiğini söyledi. lemay, küba'nın haritadan silinmesini, sovyetlerin buna ses etmeyeceğini, etse bile onları da ezeceğini düşünüyordu. ama kennedy böyle manyaklar tarafından yönetilecek ve yönlendirilecek bir adam değildi. bununla beraber nikita kruşcev de sovyet muhafazakarları tarafından böyle bir konuda yönlendirilecek bir adam değildi.

küba füze krizi sırasında dünyanın kaderini bir adamın hamlesi belirleyecektir. o kişi sovyet politika subayı vasili arkhipov'dur. eğer detay istenirse arkhipov'un önemli rol oynadığı kısmı da anlatabilirim. arkhipov nükleer savaşı engelledikten sonra diplomasi devreye girdi. sscb, abd'nin türkiye'deki jüpiter füzelerini kaldırması karşılığında küba'daki silahları geri götüreceğini söyledi. böylece savaşa gerek kalmadan küba füze krizi çözülmüştü. fakat kennedy bu hamlesiyle birlikte başta lemay ve savaş yanlısı politikacıların ağına düşmüştü.

Vasili Arkhipov

Soğuk Savaş'ı Sona Erdirme İsteği

bununla birlikte yavaş yavaş vietnam bataklığına girmeye başlayan abd birliklerini de buradan tamamen çekmeyi düşündü. kennedy, muhalifleri tarafından komünist olmakla suçlanıyordu. fakat kennedy'nin önemsediği en önemli şey dünya barışı ve nükleer savaştan kaçınmak için soğuk savaşın tamamen sona ermesiydi. truman ve eisenhover'ın aksine sovyetlere daha ılımlı yaklaşılmasını istiyordu.

kennedy suikastiyle sık sık anılan meşhur konuşmaya gelelim.

"nasıl bir barış istiyorum?
dünyaya amerikan silahlarıyla dayatılmış bir amerikan barışı değil."

kennedy bu konuşma sonrası soğuk savaşın sona ermesinin en büyük isteği olduğunu söyledi ve büyük bir çaba ile kısmi nükleer deneme yasağı'nı senatodan geçirdi. fakat bu askerler tarafından şiddetle rezalet ötesi bir karar olarak görüldü. hatta bu durumu anlatan ve hayali bir senaryo olan "mayısta yedi gün" isimli eser yazılmıştı. bu kitapta nükleer silahsızlanma antlaşması yapan başkanın genelkurmay tarafından darbe ile nasıl devrildiği anlatılmaktadır. bu kitabı okuyanlardan biri de başkan kennedy'di.


kennedy dallas'ta güpegündüz öldürüldü. ilerleyen yıllarda başkanlığa adaylığını koyan kardeşi robert da bir filistinli tarafından öldürülecekti.

"netice itibariyle en temel bağımız, hepimizin bu küçük gezegende bir arada yaşıyor oluşudur. hepimiz aynı havayı soluyoruz, hepimiz çocuklarımızın geleceğini gözetiyoruz ve hepimiz ölümlüyüz."