Hayatın Normal Akışı İçinde Kişiye Yaşlandığını Hissettiren Trajikomik Anlar
Hayat hızla akıp gidiyor. Biz ise daha farkına varamadan bir an geliyor, yaşımız kaç olmuş diye kafamıza dank ediyor. Sözlük yazarları kendilerine yaşladığını hatırlatan o hem dramatik hem komik anları paylaşmış.


güzellik yarışmasını izlerken şefkat duygusuna kapılmak.

katıldığı apartman toplantısında zorla apartman yöneticisi seçilmeye çalışılması mesela :(

gel bir çılgınlık yapalım cümlesinin artık basit şeyler için ve sık şekilde kullanımı..

- deniz soğuk mu acaba?
- gel bir çılgınlık yapalım!
- vaaoov!

- akşam evdeyim ben yaa, canım sıkkın.
- gel bir çılgınlık yapalım, taksim'e filan gidelim!
- hoooo!

- acıktım ben yaa.
- gel bir çılgınlık yapalım, dürüm yemeye gidelim!
- uuuuu!

anne-oğul, baba-oğul diyalogları tarzı başlıklarda yer alan entry'lerin "geçen gün annemle oturuyoruz", "geçen babamla balığa gittik" diye değil de "3 yaşımdaki oğlum", "5 yaşındaki kızım" diye başlaması.


olm hani hepimiz ekşici piçlerdik? hani hayatımızın sonuna kadar bekar bir şekilde entry kasacaktık? hepiniz evlenmişsiniz, iş bulmuşsunuz, çocuk bile yapmışsınız.

benim gibi davarlar varsa psn'den ekleşirik. fifa oynarız, mortal kombat'ın yeni oyunu çıkıyor onu oynarız.

müzik, sesini kıstıkça güzelleşiyordur.

yaz sıcağında, açık havada otururken, sivrisineklerin sizi değil, hep yanınızdakileri soktuğunu farkettiğiniz an.

onlar bile taze kan tercih ediyo şerefsizler...

liseden mezun olduğunda doğan kuzeninin 19 yaşını doldurduğu andır.

ünlülerin sizden yaşça küçük olduğunu farkettiğiniz an.

hemen hemen her ay, bebeği olan arkadaşlara çeyrek altın almak...

insana mtv'nin müzik kanalı değil de motorlu taşıtlar vergisi anlamına gelmeye başlamasıdır kişinin yaşlandığını anladığı an..

cumartesi taksim'deyken bir an önce eve gidip çay demleme hayali kurduğu andır.

geçen eve dönerken fark ettiğim an. eve dönüşte bira içesim geldi. şimdi gidip otursan bi yerde, 3 bira içsen çerez yesen 35 lira hesap gelecek en az. gittim o paraya kuru üzüm, kuru erik ve kayısı aldım. bi haftadır yemekten sonra yiyorum. harika ya.

gittiğin kurstaki hocanın senden küçük olduğunu fark ettiğin an.

fotoğraflarında sivilce yerine gözaltı torbası fotoşopladığını farkettiği an.

media markt'a kulaklık, blu-ray, ipad, vs almaya değil de tansiyon aleti almaya gidildiği an.

etrafınızdakiler sizin çok iyi bildiğiniz konularda atıp tutarken içinizde hiçbir müdahale isteği duymadığınız, birilerine ayar vermeyi zaman kaybı olarak görmeye başladığınız andır.

facebook'ta doğum tarihi bölümüne sadece gün ve ay bilgilerini girdiği andır.

cumartesi gecesini mutlu mesut evde geçirmeye başladığı an. kesin ve net söylüyorum. yanına bir de çiğ köfte söyleyince şenleniyorsan orta yaşı atlayıp direkt anneanne/dede olmuşsun demektir.

dondurmacıdan elimde yarım kilo dondurmayla çıktığım an. (arkadaşına gidiyorsan, kap buz gibi dört bira, siktir git, dondurma ney lan?)

99'luların üniversiteye başladığı an :(

Zehra Çilingiroğlu

hayallerin, yerini anılara bıraktığı andır.

yürüyüş yapmayı spordan saydığınız ana tekabül eder.

evdeki buzdolabının üstü evlenen arkadaşlarının nikah şekeri magnetleriyle kaplandığını fark ettiği an..

DAHA FAZLA İÇERİK