Henüz Kömür Formundaki Elmas Kıvamındaki Adalar Topluluğu: Seyşeller

Afrika kıtasının doğusunda, Madagaskar'ın ise kuzeydoğusunda yer alan bu ada ülkesi, "balayı" denince akla ilk gelen tatil yerlerinden biri. Gitmeyi düşünürseniz eğer okumanız gereken bazı tavsiyelerimiz olacak.
Henüz Kömür Formundaki Elmas Kıvamındaki Adalar Topluluğu: Seyşeller
iStock


öncelikle efendim kesinlikle bir jet sosyete tatil yeri seyşeller

ha efendi efendi tur şirketlerinden biletimizi alıp gidemiyor muyuz, paşalar gibi de gidiyoruz ama bizlerle beraber seyşeller'e gidip bambaşka bir tatil yapan bir ultra zengin grup var, haberimiz bile olmuyor kendilerinden. hakkını vermek için yatımızla gidip aldabra atollerini gezip her gece başka bir bakır adaya demirli konaklayıp, ana karaya en yakın halimizde praslın'deki raffles villalarında kalmak gerekiyor sanırım (abramovich'in falan villası var, öyle bir yer). ben ise yüksek ihtimal daha aşina olacağınız standart turizm ekseninde bir iki kelime zikredeyim isterim.


yolculuk

katar ya da dubai üzerinden mümkün, katar'daki duty free özellikle likör düşkünleri için şahane, aklınızda olsun. her etabı 4-4,5 saat süren iki ayaklı bir yolculuk sonunda varıyoruz ana ada mahe'ye.


iklim

ekvatoral bir yer burası. dolayısıyla her an yağmur bekleyebilir, 10 günlük shower'lara hazır olabilirsiniz. balayınızı rezil de edebilir, vezir de ama siz siz olun, yılın daha kurak sezonu olan mayıs-ekim arasını deneyin. farklı zamanda giderseniz de ocak'tan uzak durun, 2013 ocak'ta hiç adeti olmamasına rağmen bir tropik fırtına yaşandı, 100'ün üstünde ev yıkıldı. baktınız yağmur romantizminize gölge düşürüyor, aklınızda olsun, ana ada yakın civardaki tek yükselti ve bulutları topluyor. praslın ve la digue candır. güneşi de fena yalnız; tişörtle bile yakabilen türden. aman diyim bol krem bulundurup, güneşine temkinli yaklaşın. son olarak sıcaklık yaz kış 24-30 derece arasında gezinir, fazla da sapmaz bu eksenden.


ne yapılır

gün 1: ana ada etrafında gün boyu sürecek bir araba turu yapın, bolca durup fotoğraf çekin. adada yapılabilecek enteresan şeylerden biri olan çay fabrikası turu'na katılın. arabayı beğendiğiniz yerde durdurup, denize girin. akşam dinlenin.


gün 2
: praslin ve la digue'e yapılan (civardaki iki meşhur şeyseller adası olurlar) günübirlik tekne turuna katılın. praslin lüks butik otelleri, şu alemdeki en amaçsız ve komik tarım mahsulü olan coco de mer ve dünyanın yüzmek için en iyi birkaç plajından biri olarak bilinen anse lazio ile ünlü. mercan resifleriyle dünyaca ünlü bir dalış lokasyonu olan bu plaj, 2011 ağustos'ta güney afrika üzerinden soğuk bir akıntıyla tesadüfi olay yerine gelen bir kaç boğa köpekbalığının 2 hafta içinde art arda saldırısı sonucu iki kişinin yaşamını yitirmesi sebebiyle artık fileler ile çevrili ve akşam 4'ten sonra denize girilmesini yetkililer önermiyor. yine de not düşelim bu iki saldırı, şeysellerde son 50 yıl içinde görülen tek okazyon. nispeten güvenli sulardan bahsediyoruz yani pek çok tropik muadiline göre.


yine de girdiğiniz her plajda son durumu tür rehberi ya da sahil güvenlikçi arkadaşlara sorun. son dönemde bir kaç boğa köpekbalığının daha praslin açıklarına geldiği ve yavaştan yöreyi sevdikleri biliniyor. snorkelling dünyadaki en keyifli şeylerden biri olsa da güvenlik mühim. coco de mer turu'na da çıkıp bu etabı tamamlayın. 250 euro civarına ana karadan hediyelik olarak alabilirsiniz bu dünyanın en büyük doğal ahşap vajinasını. la digue ise benim bebeğim. hindistan cevizi tarlası, kaplumbağa ve sylvie kristel evini ufaktan turladıktan sonra anse source d'argent'ta dünyanın görüntü olarak en muhteşem plajını bulacaksınız. böyle bir şey olamaz. saçmalık resmen. çok sığ olduğu için dolu dizgin yüzemeyeceksiniz ama rahat yarım gün geçer akvaryum gibi ortamda balıklarla oynarken. grand anse ise yine çok güzel ve daha yüzülesi bir plaj olarak sizi bekliyor. (not: hızlı, çok hızlı feribotla gidilip dönülüyor. midesi tutanlara şimdiden geçmiş olsun.)


gün 3
: tekne ile marine park gezisi. marine park hemen mahe'nin dibindeki 3 küçük adadan oluşan bir alan ve adanın yakınında, güvenli bir snorkelling deneyimi sunuyor. rengarenk yüzlerce çeşit balığın yanısıra mercanlar, manta ray, ve bir tane küçük boy oceanic blacktip köpekbalığı görebildiğim güzel bir anıydı benim için. günün en güzel kısmı ise küçük adalardan birine çıkıp yaptığınız robinson crusoe stayla mangalınız. ellerinizle mangal dolusu balığa girişip günün yorgunluğunu atın.


diğer günlerde yapılabilecekler

balık teknesi ile kılıç vs. gibi dev balıklar avlayabileceğiniz turlara katılmak. scuba diving ve snorkelling gezileri için civar adalara ya da tekrar la digue ya da praslin'e gitmek. otelinizde dinlenmek, bir plajda dinlenmek, dinlenmek. bu zaten seyşeller'e gelişin, romans haricinde, amacı olmalı. dünyanın en aksiyonsuz, en laid-back tatil lokasyonu olabilir burası.


gece hayatı

hemen hemen yok, yine de bir bakının belki bir şeyler değişmiştir ama 86 bin nüfuslu ada. nereye ne değişecek? gündüz bulduğunuz guinness'leri ve savannah cider'ları götürmeye bakın.


yemek

balıklı köri. pilav. ahtapot. kabuklular. başka özel yiyecekleri yok. ama benim gibi köri düşkünleri için cennet gibi. barakuda körisi yedim abi var mı ötesi. şahaneydi bir de. mideyi bozmadan uyum sağlayın iyisi mi köri, pilav ve ızgara deniz mahsullerine. acı olanlar sağlam acı, thai chilli'leriyle kapışırcasına; dikkat edelim. adalardaki dünya mutfağı sunan restoranlarda tabi ki daha geleneksel ürünler yiyebileceksiniz.


özet

insanlar sıcakkanlı ve ingilizce biliyor. kendi diyalektlerinde merhaba olan bonzour her kapıyı açıyor. ama nasıl bir fakirlik, geri kalmışlık. turizm olmasa tropik eritre. cidden fena. ona rağmen mutlu insanlar. hayatı ve yaşamayı seviyorlar. sıkıntı yok, suç oranı az. denizi çok güzel. havası yağışlı sezonda gitmezseniz on numara. mercan resifleri bir maldivler değil ama yine de keyifli. bu aralar arap iş adamları yapay ada falan yapıyor, daha yatırımları da sürecek. bir ön sene sonra hakkını veren bir turizm mabedi olabilir. illa da ölmeden önce görülmeli bir yer değil gezmek için ama anse source d'argent hatrina dünyada pek çok yeri gezeyim diyorsanız ideal bir durak noktası. ve ne olursa olsun sizi mutlu bir tebessümle ve dinlenmiş yollayacağı kesin.