İlginç Kurallarıyla Nam Salan Singapur'da Hayat Gerçekten Nasıl?
Singapur, beş milyonluk nüfusuyla küçük bir ada ülkesi. Buna rağmen diğer ada ülkelerinin aksine ilginç kuralları ve şaşırtıcı derecede düzeniyle bilinen bir ülke. Turist olarak gidenlerin genelde övgüyle bahsettiği bu kuralcı ülkede uzun dönem yaşam nasıl peki?
İlginç Kurallarıyla Nam Salan Singapur'da Hayat Gerçekten Nasıl?
iStock


singapur nasıl bir yer güzel mi?

tabii ki de.. mevzu singapur'un güzelliği çirkinliği değil.. sıkıcılığı ve tekdüzeliği.. belki turist olarak gelip, 3-5 gün kalınca aman da ne şahane dersiniz, ama yaşamak farklı.. bakın yermiyorum, sadece anlatıyorum..

singapur ve güvenlik

güvenlilikten yıkılacak durumda.. öyle böyle değil.. sokağa kaldırıma cüzdanını bıraksan, yarım saat sonra gel bulursun, bulamazsan biri cüzdanı bulmuş, seni arıyordur zaten, polise vermiştir vs. (istisnaları öperim) neden? çünkü yaşayan çoğu kişi beyaz yaka çalışan.. çalmaz etmezler.. kalanlar da aman beni ülkeden atmasınlar diye götü 3.5 atar.. çünkü skerler afedersin, öyle singapurlu olmayıp, çalışma izniyle takılan fakir fukaranın tekiysen.. bu ülkede idam var ve varolan cezalar da ağır.. misal sarhoş olup gidip atm'ye işeyen bir amerikalı bankacıyı, hapse atıyorlar, 6 ay mı ne, sonra da sınır dışı ediyorlar.. adamı hapisten çıkartmak için amerikan senatosundan tanıdığı vs giriyor araya, bush singapur başkanını arıyor, sonuç aynı.. herif 6 ay hapis.. :) e tamam atm'ye işemesi ayılık onu demiyorum, sadece örnek babında yani..


singapur ve temizlik

sinir bozucu derecede temiz. hatta sokaklarda yapışık sakızlar olmasın diye ülkede sakız yasadışı.. asdadadaş sigara izmaritini sokağa sallamanın cezası 300 dolar (ya da hapis).. sokakta boyutuna göre yere çöp atmanın cezası 300 dolardan 1000 dolara kadar çıkıyor. (ya da hapis) yayalar için kırmızı ışıkta yürümek 20 dolar. tekrar yakalanırsan 1000 dolar ya da 3 ay hapis, gene yakalanırsan, 2000 dolar ve 6 ay hapis.. :) gerçi bu temizlik konusundaki cezalar güzel, bize de lazım.. takdir ediyorum onu.. ülkeye dışardan sigara sokmak yasak.. sadece girerken tek bir açık paketi sokmanıza izin var. ülkede satılan her sigarada bir logo var, içtiğiniz sigarada o logo yoksa ceza alırsınız.. sallamıyorlar gerçi ama, diyelim başka bir konuda polislik oldunuz, o sigaralar da götünüze girer.. uyuşturucuyu filan saymıyorum zaten, direk idam..

buna benzer bi dünya cezanın olduğu bir yer singapur.. e sonuç ske ske güzel oluyor..

singapur ve eğitim

eğitim iyi diyorlar, ve çok ağır.. çocukların bildiğin ebesi skiliyor.. ve tüm çocuklarda okul hayatları boyunca inanılmaz bir baskı, şu okulu kazanamaz şu notu almazsan bittin sen hayatın skildi, laflarıyla büyüyorlar.. hepsi o yüzden hafif depresif. ben daha hiç sokakta yaramaz çocuk görmedim amk, oraya buraya koşan, bağırıp çağıran.. alayı mum gibi sadaşdaşdada. nette araştırabilirsiniz intihar eden singapurlu öğrencileri.. 


singapur ve sanat

vasat.. yok sanatçı yok değil, çok yetenekli müzisyenler sanatçılar vs var ama özgün olan yok.. çünkü özgün olmak için ortam yok.. sadece mükemmeliyetçilik var.. adamların çoğu bilindik sanatçıları mefta.. eski dönemden yani.. yeni dönemden var bir sürü yetenekli genco ama, ne söylenirse onu yapmaktan öteye gidemeyen arkadaşlar.. misal çok şaşırdığım bir şeydi, geldiğimin 2. haftasıydı, ulan böyle her yerde duralıtın (dizlerine koyup çizim yaptığın hede) üstünde skeç ve suluboya yapan tipler var.. yani çok şaşırmıştım, çünkü bu kadar çok sokakta resim yapan insanı gördüğüm ilk ülkeydi burası, ben de güzel sanatlar mezunuyum, ilgimi çekti haliyle.. can sıkıcı olan şu ki, hepsi aynı şeyi çiziyordu.. yani başka başka binalar manzaralar çiziyorlardı, oturup baktıkları yere göre ama, 20 tane resmi yan yana koysan dersin ki bunların alayını aynı kişi çizmiş.. sordum bir tanesine, hacim sizin olayınız ne amk diye.. anlattı, ünlü bi facebook grubu mu bi şey varmış, işte isteyen workshop'lara katılıp, öğrenip, sonra çiziyormuş sağda solda.. adamlar için çizim yapmak bile görev amk.. skerler ben güneşi mavi boyayacam diyen yok. asdaşdaşdsa valla ciddi söylüyorum, ben burada doğmuş olsam, kesin kafama sıkardım bak.. yok böyle bi manyaklık..

singapur ve kültür

yok öyle bir şey.. ortaya karışık ne idüğü belirsiz bir kültür var. ingiliz kolonisi sonrası bol bol ingiliz kültüründen nemalanılmış, sonra malayından, hindusuna, çinlisinden bokuna kadar herkes bir şeyler katmış.. baskın, özgün farklı bir kültür yok.. bunun güzel tarafı ne? dinler konusunda kimse kimseyi sallamıyor.. ne müslüman hristiyana, ne budist ateiste, ne yahudi bilmem neye, hepsi beraber takılıyorlar.. bu kısmı sanırım tek güzel yanı bu kozmopolit kültürün.. ha tabi alttan alttan bir ırkçılık, bir dinler arası ayrımcılık var mı? hem de nasıl.. ama bunu ne duyarsınız, ne şahit olursunuz.. çünkü özünde hepsi yarım ağızla suratınıza güler bu konularda. ay olur mu insan olsun der.. ama içleri başka. çünkü yasak.. sen umumi alanda birisinin dinine ırkına şov, direk hapsi boylarsın.. fazlası için açın okuyun.. 


özetle şu

singapur iyi tarafları bir yana dünyanın en ama en sıkıcı, en tekdüze, zerre orijinalliği olmayan tek ülkesidir. sokakta bir tane bile, böyle hafif marjinal, kafası boyalı, punk vb. tip göremezsiniz. herkes baya bildiğin reklam filmlerinden fırlamış aile anne baba çocuk modelindedir.. ben böyle sıradan, böyle yapay bir insan topluluğu görmedim arkadaş.. sosyal yaşamında sağda solda tanıştığın insanlarla bile ettiğin muhabbet bile aynı.. bir tane felsefeden farklılıktan konuşan, kafası farklı çalışan, seni şaşırtan, merak uyandıran, dikkat çeken karakter bulamazsın..

anca belki yaşayan yabancı expatlardan çıkar, onlar da zaten kısa zamanda bu tekdüze yaşam biçimine ayak uydurup arada kaynarlar.. singapur'daki her yaşam formunun ideali, 9-5 çalışıp para kazanan beyaz yaka olmak.. ama beyaz yaka derken, baya bildiğin, öğlen lattesini içip, ana akım medyanın dayattığı bütün alışkanlıkları eksiksiz yerine getiren standart, sığ, davar, şuursuz tüketici modeli cinsinden beyaz yaka.. offf öyle böyle sıkıcı değiller anlatamam yani.. adamların en büyük eğlencesi avm gezmek, gece bara gitmek ve spor yapmak. bu kadar.

ve bu insanların alayı, ingilizler sağolsun, sosyal davranış tarzı olarak, politik olmayı, beşikten öğrenir hale gelmişler.. ne düşündükleri zerre önemli değil.. suratınıza güler, evet derler.. 20 metre öteden hissedersiniz samimiyetsizliklerini, gözlerine bakmanıza bile gerek yok.. truman show gibi memleket amk. hani bir ülkeye, bir insana bakıp dersiniz ya, kendine has özellikleri diye, işte burda öyle bir şey yok.. çakma sığ bir burjuvazinin, ısrarla prim yaptığı, farkındalığı sıfır insanlar topluluğunun ülkesi..

mavi yaka ve servis sektöründe çalışan tipler, yani avam tabir ettiğiniz insanlar, çok daha güzel insanlardır, içleri dışları birdir.. onlar da alenen her düşündüklerini söylemez ama, kendilerini kırıp, eğip bükmezler en azından..

ben 30'dan fazla ülke gezdim (gördüm diyim).. böyle boktan bir yer görmedim yaşamak için.. sıkıcılıktan kastım gidip kuzey avrupa'da bir isveç kasabasında yaşamak gibi değil ha.. öyle sıkıcılık bildiğin cennet.. bunlar baya zorla şekilli renkli eğlenceli olmaya çalışan bir nüfus.. gördüğün her insanın ağzına kürekle vurmak istiyorsun bir saatten sonra.. çünkü saygılı ve medeni olmakla, tornadan çıkmış standart karakter olmanın farkı nedir bilen yok.. doğrular ve yanlışlar var.. başka da bir şey yok..

3-5 günlüğüne gelip gezip, sonra sağda solda övmeyin, kalbinizi kırarım..