İnsana Tuhaf Bir Huzur Veren Dönem: Korn, Slipknot, Linkin Park ve Limp Bizkit'li Yıllar
90'ların sonu 2000'lerin başı şeklinde de tanımlayabileceğimiz bu dönem, şimdiki müzik kültüründen net bir şekilde farklıydı. İnsanın aklına geldikçe nostalji hissinin coştuğu bu yılları biraz hatırlayalım.
İnsana Tuhaf Bir Huzur Veren Dönem: Korn, Slipknot, Linkin Park ve Limp Bizkit'li Yıllar
Linkin Park

90'ların sonu 2000'lerin başına denk gelen dönemdir. korn'un untouchables, linkin park'ın hybrid theory ve başlıkta adı zikredilmese de system of a down'ın toxicity gibi oldukça iyi şarkılardan oluşan albümlere imza attığı yıllardır aynı zamanda.

System of a Down - Toxicity


güzel yıllardır, hepsini severek dinlemişizdir.
kendi adıma konuşayım korn'u ayrı tutmam lazım belki, et mi balık mı tavuk mu hiç anlayamadım o adamları, bi boka benzetmedim onca yıl, limp bizkit de çabuk saldı kendini denebilir, ama tarzlarıyla linkin park da slipknot da her zaman saygıyla anılacak adamlar.

deftones'u da eklersek hayatımın en güzel yıllarıdır.

o dönemde rock'n coke festivali yapılıyordu türkiye'de. liseliler bilmez, anlatsan da inanmazlar. vallahi eski türkiye'yi özledik.

Çok uzun zaman önce değil, henüz 2013'teki Rock'n Coke kadrosu


linkin park'ın faint şarkısı ile gaza geldiğimiz liseli ergen yıllardı. bu adamları en son ne zaman dinlediğimi bile hatırlamıyorum ama isimlerini görünce bi gülümsetti, iyi kötü dinlemişiz işte anı olarak kalmış bize.

bunların türkiye'de en gözde olduğu dönem ankaralı rock gruplarının ortalığın tozunu attırdığı dönemdi. keşke kapanmasaydı o dönem de şimdiki "çay var içersen. zıkkımın kökü var yersen", "parka gidecekmiş iki gözümün çiçeği" temalı içinde edebiyat olmayan edebiyat dergileri, berbat türkçe telaffuzuyla ağzı gözü yaya yaya söylenen yıldız tilbe, ferdi tayfur, müslüm gürses, nazan öncel coverları janrı popüler kültüre hiç hakim olmasaydı. metal, rock şeyleri iyiydi be.

edit: başlıktakilerle eşzamanlı olarak burzum da popülerdi bahsettiğim dönemde sanki.

geri dönmek için her şeyimi vereceğim yıllardır. audioslave vardı o zamanlar. biri beni 2002'ye ışınlasın.

kusana kadar mtv, vh1, much music falan izleyelim.

Audioslave - Be Yourself


en azından gitarlı müziğin piyasada yer alabildiği yıllardır. şimdi bunların muadilleri bile yok.
ayrıca emeklemeden koşamazsın. 10-11 yaşlarındayken green day - rhcp dinlerdim, çünkü mtv'de en çok bunlar çıkardı. orta okulda linkin park-slipknot-metallica triosuyla geçti. lisede zevkler değişti, aerosmith, led zeppelin, queen, guns n roses, soundgarden, oasis gibi devleri keşfettik. üniversiteye başladığımda favori grubum depeche mode'du.

kısacası insanın her döneminin bir soundtrack'i var.

chester'ın cips karakteri harici mükemmel bir solist olduğu gerçeğiyle yüzleştiğimiz çocukluktan ergenliğe geçiş dönemimizin timsaliydi şüphesiz, en azından, linkin park'ın (bkz: in the end) ile limp bizkit (bkz: take a look around) parçaları halen daha müzik listelerimizde yer almaktadır.

slipknot ve korn ise herkesler dinleyemezdi.
sebebini burda açıklamayayım isterseniz o yılları yaşayanlar zaten bilir.

linkin park'ın faint şarkısı ile gaza geldiğimiz liseli ergen yıllardı. bu adamları en son ne zaman dinlediğimi bile hatırlamıyorum ama isimlerini görünce bi gülümsetti, iyi kötü dinlemişiz işte anı olarak kalmış bize.

Linkin Park - Faint


nu metal dalgasının tüm dünyayı etkisine aldığı yıllardır. benim zamanında bu türe gönül verenlere "ergen" denirdi. aslına bakarsanız o yıllarda ben de biraz ergendim. ben büyüdükçe müzik tarzı da büyüdü ve bana göre epey olgunlaştı. static x, mudvayne, godsmack, three days grace gibi gruplar bence metal müziğe çok şey kattı. bence yok efendim bu müzik değil, bu metal değil demek doğru değil.

hepsini de dinlerdim, gayet güzel yıllardı. linkin park hala dinlerim ara ara. lisedeyken liseli gruplar bunların parçalarını çalardı biz de dinlemeye giderdik, gide gele gruplardan birinin solisti ile yakın bir arkadaşım sevgili olmuştu. çocuk sağlam metalciydi, kızlar peşinden koşardı, bu olayların üstünden bi 10 yıl geçti tabi, sonraları duyduk ki o çocuk polis olmuş, düğününde ankaranın bağlarıyla seke seke oynamış. nerden nereye işte metalci de olsan her işin sonu ankaranın bağlarına bağlanıyor memlekette.

Korn - Blind


kötü yanı metallica ve in flames'in tarz değişikliğine gitmesine sebebiyet vermişlerdir.

iyi yanı da lamb of god, shadows fall gibi grupların daha öne çıkmasına fırsat olmuştur.

Metallica'nın O Dönem Etkisiyle Çıkardığı St. Anger Albümünden - St. Anger


dostlukları siysetin belirlemediği yıllardı, çok güzel zamanlardı. bu kadar avm, bu kadar beton olmayan yıllardı. insanların hala şiirler yazarak sevdiceğine mektup yazdığı son yıllardı. konserlerde cep telefonu ile sırf sosyal paylaşım sitelerinde "ben de oradaydım" demek için konser boyunca çekim yapılıp işin doğasına aykırı davranılmadığı yıllardı. yazabileceğim o kadaaar çok şey var ki. gözlerim doluyor. açmayın böyle başlıklar. mutluyduk lan mk.