Irkçılığa Karşı Başlayan Eylemden, Ölüme Dek Süren Dostluk
Yıllar önce Meksika’da öğrenciler hükümeti protesto etmiş, olaya polisin girmesiyle de 300’den fazla kişi hayatını kaybetmişti. Olimpiyatlar da o sene Meksika’da yapılacaktı ve hükümet bu olayın üzerine bile olimpiyatları iptal etmeyeceğini açıkladı. Halbuki en büyük protesto ise olimpiyatlarda yapılacaktı...

yıl 1968. meksika olimpiyatları...

1968 Meksika Olimpiyatları

16 ekim'de, 200 metre yarışları yapılmıştı. amerika'lı siyahi atletler tommie smith ile john carlos birinci ve üçüncü gelirken, ikinciliği avustralya'lı beyaz peter norman kazanmış. özetle abd'li atletler siyahi, avustralyalı atlet ise beyazdı. abd'li sporcuların aklında, o günlerde söylenmesi bile cesaret isteyen, siyah-beyaz ayrımcılığına karşı bir plan vardı. madalya töreni için bekledikleri sırada, carlos, peter norman'ın yanına gelerek şöyle demişti:

- insan haklarına inanıyor musun?
- evet, inanıyorum.
- peki ya tanrı'ya?
- bütün kalbimle…

bunun üzerine, iki siyah atlet kafalarındaki eylem planını açıklamışlar, norman buna tereddütsüz katılmıştı:

- ben eyleminizi destekleyeceğim, bana ne yapmam gerektiğini söyleyin!

Peter Norman, Tommie Smith, John Carlos 

ilk defa, o günler için müthiş bir provokasyon hatta devrim sayılacak bir eylem planlıyor iki genç adam: amerika'daki ırk ayrımcılığını ve siyahlara reva görülen fakirliği ve ikinci sınıf vatandaşlığı protesto edecekler… ama nasıl?

fikir norman'dan geliyordu: birinci olan smith sağ eline siyah eldiven, boynuna da siyah boyun bağı takmıştı. carlos ise sol eline siyah eldiven takmış ve üst eşofmanının fermuarını açık tutmuştu. peki bunların anlamı neydi? smith, siyah boyun bağı ile zenci gururunu gösteriyordu. carlos'un fermuarını açık tutması ise ezilen işçileri temsil ediyordu. ellerindeki eldivenlerse abd’deki zenci gücünün bir göstergesiydi. fakirliği sembolize etmek için çıplak ayakla kürsüye çıkıyorlar, başları kederle öne eğik, sıkılı yumruklarını havaya kaldırıyorlar. önlerinde duran beyaz atlet peter norman da, dayanışmasını göstermek için kalbinin üstüne insan hakları için olimpiyat projesi hareketinin kokartını iğneliyordu. amerikan milli marşı çalarken plan icra ediliyor ve eylem başarılı oluyordu. bu müthiş görüntünün fotoğrafı, uzun yıllar boyunca milyonlarca insanın odasının duvarını süsleyecekti.

http://www.theguardian.com/…er-salute-1968-olympics

ve tabii bu olaydan sonra dünya birbirine giriyor. amerika ayağa kalkıyor. olimpiyatlar bile gölgede kalıyor, dünya gazeteleri yumrukları havada siyah atletlerin fotoğrafını birinci sayfadan veriyordu.

amerikan olimpiyat komitesi iki siyahi spor kariyerini o saniyede bitiriyordu. eylem amacına ulaşmış, amerika'daki zenci azınlığın durumu dünya gündemine girmiştir. smith ve carlos spor hayatlarını feda etmişler ama dünya tarihine geçmişlerdir. peki ya avustralyalı beyaz atlet peter norman'a ne olmuştu? peter, bir beyazdı. o günlerde siyahların haklarını savunma cesareti gösteren, onurlu ve haysiyet sahibi beyaz çok azdı. peter norman, avustralya'ya döndüğünde kimse yüzüne bakmadığı gibi, herkes tarafından yargılandı. onun da atletizm kariyeri bitti, spor çevrelerinden dışlandı. tehditler, işsizlik ve tecrit nedeniyle sıkıntılı günler geçirdi. hatta evlilik hayatı bile bitti.

Peter Norman

iki amerikalı ve bir avustralyalı "lanetli" atletin o gün başlayan "eylem kardeşliği" ve dostlukları ömür boyu sürmüş. aradan geçen 38 yıl boyunca, yazışmışlar, buluşmuşlar, görüşmüşler. ta ki, 2006 yılında peter norman evinin bahçesinde kalp krizi geçirip 64 yaşında ölene kadar.

http://www.theage.com.au/…/10/09/1160246071527.html

yukarıda linkini verdiğim resim melbourne'de yapılan cenaze törenine ait. "onurlu beyaz atlet" peter norman'ın tabutu, tommie smith (solda) ve john carlos'un omuzlarında!

üç eylem kardeşi son kez omuz omuza…