İş Ortamlarının Klişe Olayı: Başarıyı Sahiplenip Başarısızlığı Reddetme Durumu
Başarının sorumluluğunu üzerine alıp başarısızlığın sorumluluğunu reddetme eğiliminin sosyal psikolojideki karşılığı "kendine hizmet eden yükleme yanlılığı" olarak açıklanıyor. İnsanlar olumlu davranışının kendi özelliği olduğuna inanırken olumsuz davranışının başka sebepler yüzünden olduğuna inanır.
İş Ortamlarının Klişe Olayı: Başarıyı Sahiplenip Başarısızlığı Reddetme Durumu
iStock.com

insanların imajlarını korumak adına içine düşebildikleri bir yanlılık çeşidi egolarını korumaya yarar. başarısızlıklarından çok başarılarınının sorumluluğunu almaktır. şöyle örneklenebilir:

diyelim poker oynuyorsunuz. kazandığınız zaman ben süperim dediğini,z gibi kaybettiğiniz zaman başarısızlığımdan oldu diyememenizdir. şansım yaver gitmedi demektir adeta. ya da en tipik örnek sınav ve öğrenciyi düşünelim.  sınavdan iyi alınca sınavın gerçekten öğrenciyi iyi sınadığını ve adil olduğunu deklare ederken kötü not alınca hoca çok kazık sormuş demektir. kendini değerlendirmeyi öğrenememiş insanlarda daha çok görülür. mesela türklerde feci şekilde bu yanlılık göze çarpar. tüke bir şey olmaz mantığı yani. 

çeşitleri de vardır bunun. bir deney anlatayım. 

mesela ilaç ve entelektüel performans etkileşimli bir deney yapılmıştır. deneye katılan insanlara tahmin ederek ve mantık yürüterek cevaplarını bulabileceği sorular sorulmuştur. sorular sorulan her kisiye deney sonunda "tebrikler, en yüksek puanı siz aldınız" denilmştir, öyle olmadıgı halde. bir sınav daha yapacaklarını söylerler fakat bu sınav ilaçlı olacaktır. ilaçlardan birinin entelektüel performansı arttırdıgını söylenirken diğerinin de düşürdüğü söylenmiştir  ve deneye katılan kisilerden bu iki ilacın arasından bir seçim yapmaları istenmiştir. ve neredeyse hepsi performanslarını düşürecek ilacı seçmiştir. çünkü nasıl olsa en iyi puanı aldılar, zeki oldukları kanıtlandı. simdi basarisiz olursalar sucu da ilaca atacaklar. sinsiler.

(berglas & jones, 1978)

sınav sonucu yüksek ise "ben aldım" diyip düşük olduğunda "hoca verdi" diyen öğrenci bunun tipik bir örneğini sergilemektedir, ya da takımı galip geldiğinde kendisini öne çıkarıp, kaybettiğinde suçu futbolculara atan teknik direktör. kontrol odağı (bkz: locus of control) dışarıya yönelik olanlarda görülür esas olarak, yani genelde üzerine sorumluluk almayıp suçu hep dışarıda arayanlarda. yalnız self esteemi yüksek tutmaya yaramak gibi faideli bir tarafı da vardır, zaten self esteemi ortalamanın üzerinde olan kişilerde bu eğilime daha sık rastlanır, karşılıklı olarak besler bunlar birbirini. tabii bu noktada self esteemin fazlasının da sahibine hayır getirmediğini akıldan çıkarmamak gerek, yani mevzubahis karşılıklı besleme durumunun tetiklemesi ile her olumsuz durumda self serving biasa kayılırsa bir süre sonra narsisizme kadar varılabilmesi de mümkündür. ulan şimdi düşündüm de yoksa babamın hep dediği gibi hakikaten her şeyin fazlası zarar mı?

klinik psikolog amy h. mezulis ve meslektaşları tarafından yapılan bir araştırmaya göre, depresif insanların birçok insana göre daha az gösterdiği bir yanlılık. hatta tam tersi bir eğilim gösteriyorlar. yani başarıları için kendilerine çok az pay biçerken başarısızlıklarından kendilerini sorumlu tutuyorlar.

araştırma, 266 çalışmanın bir meta analizi. ortalama d, kuvvetli bir yanlılığı belirten 0.96. çocuklar ve daha yaşlı yetişkinler, yaş grupları arasında en kuvvetli yanlılık değerine sahip. asyalı örnekler, amerikalı (d = 1.05) ve batılı (d = 0.70) örneklere kıyasla, düşük bir yanlılık değerine (d=0.30) sahip. bu değer, depresyonlu örneklerde 0.21, anksiyetede 0.46 ve dikkat eksikliği ve hiperaktivitede 0.55 çıkmış.

amy h. mezulis

araştırmanın özeti 

araştırmanın tamamı (pdf)