İş Yapış Biçimimizi Değiştirip Bazı Kurumları Yok Etmeye Hazırlanan Teknoloji: Blockchain
Blockchain, Bitcoin'in arkasındaki teknoloji olarak karşımıza çıktı ve gelecekte kendisini daha fazla alanda göreceğiz gibi. Gelin, bu karmaşık ama önemli kavramı bir bilenden dinleyelim.
İş Yapış Biçimimizi Değiştirip Bazı Kurumları Yok Etmeye Hazırlanan Teknoloji: Blockchain
iStock


her şeyden önce; "benim blockchain ile ne işim olur?" diyorsan, deme

eğer yaşın 40'ın altındaysa ve yakın zamanda bir arabanın altında falan kalmayı planlamıyorsan bir şekilde blockchain ile işin olacak.

bugün bitcoin dahil birçok "yeniliğin" temelini oluşturan teknolojiye blockchain diyoruz. her ne kadar en bilinen uygulama bitcoin olsa da önümüzdeki 5 sene içerisinde birçok alanda yaygınlaştığını göreceğiz. bunun para aktarmak için değil, düzenli biçimde veri kaydetmek için kullanılan bir ağ olduğunu bilin. "para aktarımı" denilen şey zaten kayıt tutulması oluyor. okuyunca daha iyi kavrayacaksınız. ben şimdi bunu çıkış noktasından başlayarak detaylı biçimde anlatmaya çalışacağım, "vay efendim benim vaktim kısıtlı" diyen varsa şimdiden gidebilir. yine de okumanızda fayda var, çağın gerisinde kalmayın. ayrıca konuyu çok eğlenceli buluyorum, sıkmamaya çalışacağım söz.

konuyu genel olarak başlıklara ayırarak anlatacağım. sorusu olanlar mesaj gönderebilir, elimden geldiğince yanıtlamaya çalışırım. konu başlıklarını da gizli bakınız vererek renklendireceğim, tıklamaya çalışıp heyecan yaratmayın kendinize.

bunları yazarken bugüne kadar okuduğum şeylerden edindiğim bilgileri kullandım, ek olarak yeni şeyler araştırdım. kaynakları da iliştirmeye çalışacağım fakat hepsini ekleyemeyebilirim. başlıyorum. 


çıkış noktası

neden bu kadar popüler olduğunu anlamak için çıkış noktasına bakmamız gerekli. bildiğiniz gibi 15 eylül 2008 tarihinde lehman brothers'ın batmasından sonra -ki kendileri o dönem abd'nin en büyük finans kuruluşlarından biriydi ve iflasa giden sürece girmeleri tüm dünyayı şaşırtmıştı- abd'den başlayıp tüm dünyaya yayılan bir ekonomik kriz patlak verdi. bu olaydan birkaç ay sonra satoshi nakamoto takma ismini kullanan bir kişi ya da grup, şu makaleyi yayınladı.

elbette bunun altyapısı çok önceden hazırlanmıştı ve makalenin yayınlanma tarihi özenle seçilmişti. blockchain dediğimiz şey bir günde ortaya çıkmış bir teknoloji değil. bu tarihte "atağa kalkmasının" nedeni ise çok basit; piyasadaki güvensizlik ortamından faydalanıp, kendisine kullanıcı bulmak.

blockchain bir günde ortaya çıkmadı demiştim, biraz açayım. temelleri 90'lı yıllara kadar gidiyor. gelişiminde büyük rol oynayan 3 tane makale var, aşağıya linklerini bırakıyorum.

how to time-stamp a digital document
cryptographic support for secure logs on untrusted machines
the eternity service

timestamp ile ilgili olan makale sadece blockchain değil, yazılımla ilgili birçok gelişmede önemlidir ama burada detay vermeyeceğim, bunu bilmeniz yeterli.


kim bu satoshi nakamoto?

satoshi nakamoto konusuna kısaca dönecek olursak; kimse hakkında net bir şey bilmiyor. bitcoin popüler olmaya başladığı zaman neredeyse tüm forumlar -ve benzeri yerler- komplo teorileriyle doluydu. şuradan en bilinen 5 tanesini okuyabilirsiniz, ben hiçbirine ihtimal vermiyorum. kim ya da kimler olduğu önemli değil, tarihe geçtiğini bilmemiz yeterli. ayrıca kendisine/kendilerine çok teşekkür edeceğiz yakın gelecekte.

finansal kriz neden patlak verdi?

gelişimi anlamak için bu soruya cevap vermemiz lazım. cevap basit; açık satış. özetlemek gerekirse; elinizde olmayan (ya da olan) fakat belirli bir tarihte olacağını taahhüt ettiğiniz hisse senetlerini vadeli olarak başkasına satmaktır. bir nevi karşılıklı kumardır; satan taraf kağıdın düşeceğini öngörürken, alan taraf da yükseleceğini öngörür. the big short bu olayı (açık satışı) anlatan bir filmdir mesela.

satanın düşünce yapısı şöyledir; "ben bunu yüksek fiyattan satayım ama vade koyayım, nasılsa vadesi gelmeden fiyatı düşecek. düşüş gerçekleştiği zaman elimdeki nakiti aynı kağıdı düşük fiyattan almak için kullanır, teslimatı yaparım. üstü de bana kalır."

alanın düşünce yapısı da şöyledir; "bu kağıdın fiyatı şu an x (lira diyelim), adam bana x-10 lira'dan veriyor. ben bunu alayım, hemen teslim etmese de olur. nasılsa bunlar yükselişe geçecek, o zaman ben de başkasına satarım."

işte lehman brothers bunu yaptı, piyasadan para topladı ama kağıtları hiçbir zaman teslim edemedi. zira vadesi gelmeden önce iflas ettiler.


insanlar neden blockchain'i tercih etti?

yukarıda anlattığım olaydan dolayı, yani güvensizlik. bu insanlar lehman brothers gibi büyük finans kuruluşlarına "bu adamlar nasılsa kağıtlarımı teslim ederler, kaç yıllık şirket batacak değil ya? hem hesabını yapmıştır, cebindekine güvenmeden böyle bir satış yapmaz, iyi de kar ederim" dediler. sonra ne oldu? işin aslının öyle olmadığını gördüler.

daha sonra insanlar araştırmaya başladı. bakın ben burada broker'lardan falan bahsetmiyorum, emekli adam da aldı o açık satışlarda elden çıkartılan kağıtlardan. burada bitcoin yaygarası yapılıyor ya hani, "ooo yükseldi hemen alın" diyorlar. işte tam olarak öyle olmasa da ona benzer bir durum yaşandı, açık satışı duyan herkes almaya başladı. sıradan vatandaş finans sisteminin ne kadar yozlaşmış olduğundan haberdar değildi, bu olay sonrası öğrendiler ve büyük kuruluşlara olan güvenleri bir anda kayboldu.

işte bu olay blockchain'in finans sektöründeki kullanımı için bir milattır. daha fazla öğrenmek isterseniz 2008 finansal krizini araştırabilirsiniz, çok ilginç bilgiler var. eğlenceli de.

neyin üzerine kurulu?

insanların neden blockchain'e sıcak bakmaya başladıklarını özetlemeye çalıştım. şimdi biraz da teknik kısımlara gireceğim ama terim kullanmaktan kaçınacağım. ben de geliştiriciyim, yani o terimleri biliyorum arkadaşlar. bana gelip de "eheheh şurada böyle demişsin" demeyin, herkesin anlayacağı şekilde anlatmak istiyorum.

neredeyse hepimiz bittorrent kullanmışızdır. onun temel çalışma mantığı şöyle; normalde biz bir dosya indirirken uzaktaki bir bilgisayara bağlanır, oradaki dosyayı kendi bilgisayarımıza çekeriz. torrent'te ise tek bir merkez yoktur, dosya parçaları (ya da tamamı) ağ üzerindeki farklı bilgisayarlarda tutulur. yani siz dosyayı rastgele başka makinelerden indirirken bir yandan da diğer "indirenlere" servis edersiniz. işte biz buna peer to peer diyoruz.

işte çıkış noktası bu peer to peer dediğimiz şey. "neden direkt birbirimize güvenmek, kayıtları kendi aramızda tutmak varken lehman brothers gibi kayıtlarını inceleyemediğimiz, sırf büyük diye güvendiğimiz bir aracı kullanalım ki?" fikri.

burada yanlış anlaşılma olmasın; teknik olarak bittorrent ile blockchain birbirine benzese de aslında çok farklıdır. mesela blockchain bir distributed ledger* örneğidir. ayrıca blockchain şifreleme ve doğrulama kullanır ki en önemli özellikleridir diyebilirim. aradaki benzerlik ve farkları quora'da kısa ve güzel biçimde açıklamışlar.

"neyin üzerine kurulu?" sorusunun en kısa yanıtı ise şu; veri, şifreleme ve düzenli kayıt.


nasıl bu kadar hızlı gelişti?

cevap basit; maliyetlerin düşmesi. moore kanunu (ve benzeri birkaç kanun daha - bezos' law gibi) bize bir şeyi çok net ve doğrulanmış biçimde ifade eder (ben moore kanunu'ndan yola çıkarak genelleyeceğim); teknolojik hızımız o kadar yüksektir ki her 18 aylık süreçte maliyetler yarıya düşerken, gelişmeler 2 katına çıkacaktır. yani sürekli bir ucuzlama gerçekleşecektir.

çok geriye gitmemize gerek yok, daha şu sözlük kurulduğu yıllarda hiçbirimizin evinde yüksek hızlı internet yoktu. 56k modemlerle internete giriyorduk. bakın 56k dediğim şey bugün "pff 4 mbit nedir ya" diye yakındığımız hızın yaklaşık 1/72'si yapıyor.

o hızlarda blockchain gibi dağıtık bir sistemin hayata geçmesi mümkün değildi, çünkü veri, ağdaki tüm cihazlarda kopyalanamazdı. kopyalamaya çalışsak bile yıllar sürerdi. üstelik cloud, peer to peer gibi kavramlar da bugünkü noktada değildi.

blockchain'in çıkış noktası her ne kadar ekonomik kriz üstüne yayınlanan o meşhur makale olsa da yayılmasının nedeni teknolojideki ilerleme hızımızdır. ayrıca moore kanunu için "eheheh bitti o yeaa" diyenler işlemci hızlarının neden en tepeye ulaşmak üzere olduğunu araştırsın.

nasıl çalışıyor?

kafanızı karıştırmaya başlayacak olan bölüm bundan sonrası. dikkatli okursanız kavrayabilirsiniz, çok stres yapmayın. her ne kadar arkadaşlarım örnek verme konusunda başarısız olduğumu söylese de bu şekilde özetleyeceğim.

diyelim ki pirinç üretiyorsunuz ve bunları toptancıya satıp, işlemleri kayıt altına almak istiyorsunuz. siz sadece paketleme yapıp, ürünü nakliyeciye teslim ediyor, günü gelince de ödemenizi alıyorsunuz. üretim miktarınızın çok olduğunu düşünürsek oturup da bu pirinç tanelerini tek tek saymazsınız. peki ne yaparsınız?

pirinçleri balyalar halinde paketler, tartıp nakliyeciye teslim edersiniz. tartının sonucunu defterinize -ya da blockchain'de olduğu gibi bir sonraki paketin üzerine- kaydeder, mal toptancıya ulaştığı zaman da "ben sana 10 balya gönderdim, ağırlıkları şu kadar" der, teyit edersiniz. işte blockchain de çok benzer bir mantık üzerine kurulu.

direkt kelime üzerinden gidelim; block ve chain. yani birbirine "zincirlenmiş bloklar" var. elbette bu benim verdiğim pirinç örneği kadar basit değil, araya bir sürü şey giriyor fakat bu aşamada kafanızı karıştırmak istemiyorum. blockchain, işlemleri bloklar halinde tutar ve kayıtları uç noktalara gönderir. blokları birbirlerine bağlar ve bir sonraki bloğa, bir önceki bloğun bir özetini yazar. yani 2 numaralı çuvala, "1 numarada 20 kilo pirinç var" yazmak gibi. böylece her bir blok, kendisinden önceki bloğu doğrular. peki ya doğrulayamazsa?

o zaman "kusurlu" blok sistemden çıkartılır. yani hile yapmaya çalışırsanız hem bunu başaramazsınız hem de sistemin dışında kalırsınız.

genel hatlarıyla blockchain türlerinden de bahsedeyim. en bilinen ağ türü public yani açık olandır. açık ağlar da kendi aralarında ayrılır; izin gerektirmeyen ve kısmen izin gerektirmeyen ağlar. bitcoin, izin gerektirmeyen bir ağ üzerindeyken, ethereum kısmen izin gerektirmeyen bir ağ üzerindedir.

izin gerektirmeyen ağlara dahil olmak tamamen serbesttir. kısmen izin gerektirmeyenlere dahil olmak ise bazı "sözleşmeler" gerektirir. bunlara smart contracts deniyor, detaylı bilgiyi şurada bulabilirsiniz.

bunun haricinde private ağlar da vardır. finans sektörünün geleceğinde bu ağların kullanılacağını düşünüyorum. burası cidden kafa karıştırabileceği için elimdeki kaynaklardan birinde bulduğum görseli buraya iliştiriyorum.


işlemleri yapıyoruz iyi güzel de, bunun karşılığı nedir? nasıl doğrulanıyor? 

eğer bu soruları soruyorsanız doğru ilerliyorsunuz diyebilirim. biz buna mutabakat ya da doğrulama diyoruz.

daha önce tüm bloklarda bir önceki bloğun bir özetinin olduğundan bahsetmiştim. daha fazla detaya girmiyorum, çünkü hash, header, merkle gibi terimlerle kafanızı karıştırmak istemiyorum. zaten temeli öğrendikten sonra onları kolayca öğrenirsiniz.

doğrulama işlemi için bu yukarıdaki terimlerin kullanıldığını bilmeniz yeterli. yani a şahsından b şahsına yapılan aktarım, bir şekilde doğrulanmalı. bunun için de c, d, e şahısları (cihazları) çalışıp "hm, bunun özetiyle bu tutuyor. tamam al sana onay" demeli. burada devreye şifreleme de giriyor ki oraya da değinmeyeceğim. sadece şunu bilin; teoride dışarıdan çok güçlü makineler aracılığı ile manipüle edilebilir gibi görünse de pratikte bu imkansızdır. doğrulanan bir işlem doğrulanmıştır ve geri dönemez.

bitcoin üzerinden gideceğimi söylemiştim, bitcoin'de mutabakatın karşılığı madencilik olarak ifade edilir.

madencilik dediğimiz şey ayrı bir dünya, onu anlatmaya kalksam 1 saat daha yazmam lazım. özet geçiyorum; şimdi elimizde tamamen açık bir ağ olan bitcoin ağı var. insanlar kendi istekleriyle bu sisteme dahil olup, mutabakat aşamasında çalışmaya gönüllü oluyorlar. yani diyor ki "al abi benim makinem senin ve tanımadığım milyonlarca insanın işlemlerini doğrulamak için gece gündüz çalışsın". peki bu adam salak mı? elbette değil.

bunun karşılığında bir çıkarı olmalı. işte "mutabakat" budur. yani açık ağlar için budur, sözleşmeli ve kapalı ağlarda durum biraz daha farklı. yapılan her işlemi doğrulamak için çalışan bu makine, performansına bağlı olarak ödüllendirilir. ödül de bir sonraki blokta açığa çıkacak olan bitcoin'den pay almaktır. peki bu iş sonsuza kadar böyle mi gidecek?

hayır, gitmeyecek. her yeni blok açıldığında kazançlar düşüyor. diğer türlü bitcoin'de enflasyon oluşur, elinizdeki bitcoin değersizleşir. işte bu yüzden 2008 yılında madencilik para kazandırırken bugün pek karlı bir halde değil. yine de kar ettiriyor ancak özel donanım gerekli, araştırırsınız bunu. şurada madencilikten ne kadar kazanabileceğinizi gösteren bir hesap makinesi var.


teknik kısmı toparlayalım

yine bir örnek vermek istiyorum. ayrıca buradan halama selam söylemek de istiyorum. bugün bana para göndermek isterseniz, gidip hesap numaramı ve tutarı bankanıza vermeniz gerekecek. ikimizin hesabı da aynı bankada diyelim, bana internal bir işlem olan "havale" yapmış olacaksınız. kayıtlar da bu bankada tutulacak. ben o parayı nakite çevirmeden önce banka iflas ederse oturup üstüne soğuk su içeceğim.

ek (15 eylül 2017): üstteki paragrafla ilgili olarak "türkiye'de banka hesaplarındaki paralar devlet güvencesi altında" diyenler var, evet doğru. ancak devlet kim? devlet de üzerinde pek fazla denetimimiz olmayan bir yapı. üstelik tüm ülkelerde bu mevduat güvencesi mevcut değil. türkiye'de de 100.000 liraya kadar güvence veriliyor diye biliyorum.

farklı bankalar arası bu işlemi yaparsanız adı eft olacak, bu sefer işin içine üçüncü bir kuruluş girecek. ülkemizde bu merkez bankası oluyor. tüm eft işlemleri orada kayıt altında tutuluyor. bu da bir mutabakat aslında; ülkedeki bankalar toplanıp "abi bizim aramızdaki kayıtları merkez bankası tutsun" demiş gibi düşünebilirsiniz. tam öyle değil de neyse işte genel olarak bu.

blockchain'de de 3. şahıslara ihtiyacınız var lakin bu "3. şahıs" ağın kendisi. yani iflas etme ihtimali yok. kaçıp gitme ihtimali yok. bitcoin gibi bir ağ ise tamamen şeffaf, double spending gibi özel durumlar hariç -ki bu ağın hatası değildir- dolandırılma, paranızı kaybetme riskiniz yok. paranızın yok olmasının tek nedeni tüm ağın çökmesi -genel olarak internetin tamamen yok olması- olabilir ki bu durumda diğer finans sistemleri de çökecektir zaten.

bu işlemler şifrelenir ancak bildiğiniz manada değil. doğrulama aşaması için şifrelenir, yani şifrelemeden kastımız gizli kapaklı olması değil. tekrar ediyorum; açık blockchain ağlarında böyledir, adam isterse özel ağ yapar ve dışarıya kapatır işte o zaman gizli kapaklı olur ama sen zaten bunu bilerek sisteme dahil olursun. bu bambaşka bir şey.

şifrelenmiş bu işlemlerin doğruluğunu kontrol etmek -bir nevi aktarımı sağlamak- için bir sürü makine çalışır, sen her işlemde çok cüzi komisyonlar ödersin, onlar madencilik yapar ve ceplerine para koyarlar. yaptıkları bu işleme de "doğrulama" denir. bankadaki memurlar gibi ama aradaki kan emici bankayı çıkartıp direkt olarak havale ücretini memura verdiğini düşün. eh, yine tam karşılamıyor ama bu kadar bilmeniz yeterli bu aşamada. işlem masrafının ne olduğunu şuradan daha detaylı öğrenebilirsiniz.


gizlilik

bir kere o "tamamen anonim" saçmalığını bir kenara bırakın. yine bitcoin için konuşuyorum; o veri/para tamamen takip edilebilir. böyle de olmalı zaten, sistem şeffaf çünkü. şu adreste son yapılan (henüz onaylanmamış) işlemleri görebilir, adreslere bugüne kadar gelen giden her şeyi görebilirsiniz.

sonuçta bu sanal bir veri. yani bitcoin için para diyelim. bunu elbet fiziksel bir hale getirmek isteyeceksiniz, işte o zaman kimliğiniz açığa çıkacak. yani öyle tamamen gizli falan değil.

uygulama alanları

bunun sınırı hayal gücünüz. aklınıza gelebilecek -neredeyse- her alanda kullanılabilir. içeriğinde kayıt olan her şeyde kullanılabilir. ordudaki emir komuta zincirinde dahi. emirlerin şifrelenerek alıcıya gönderildiğini düşünün. ülkeler arasındaki kimlik/pasaport kontrollerinde kullanılabilir. telif kayıt sistemlerinde kullanılabilir.

yine de en büyük uygulamalar finans sektöründe olacak. bugün abd'ye para göndermek isterseniz en erken 2 saatte yapabilirsiniz ki saat farkını ve muhabir banka kullanacağınızı düşünürsek bu neredeyse imkansız. üstelik çok fazla masraf çıkacak. fakat bunu blockchain ile hem çok daha hızlı, hem de çok ucuz yapabiliyorsunuz.

işte bu yüzden büyük finans kuruluşları bu alana kaymaya başladı. aslında bir bakıma açık kaynak grubu ile finans kuruluşları arasında bir savaş da başladı diyebilirim. zira finans kuruluşları bunu tekellerine alıp, karlarını maksimize etmeye çalışıyorlar. şu an bunu bize hissettirmeyip, "ehehe blockchain süper ya siz de gelin" deseler de günün birinde bu noktaya gelecekler çünkü bu heriflerin amacı zaten karı maksimize etmek.

sonuç

buraya kadar okuduysanız zaten sonucu kendiniz çıkartırsınız. blockchain hayatın her alanında hızlı biçimde yaygınlaşacak. günün birinde hepimiz bir şekilde bunu kullanacağız. eğer erkenden ne olduğunu öğrenirsek kendimize avantaj sağlarız.

bu yazıyı da bu yüzden yazdım zaten. hatalarım, eksiklerim olabilir. düzeltme/ekleme yapmak isteyenler mesaj gönderirlerse değerlendirmeye çalışırım. ancak şimdi çalışmaya başlamam lazım, bu saatten sonra uyunmaz.

DAHA FAZLA İÇERİK