İtalya'da Yaşayan Bir Ekşi Sözlük Yazarından: Cenova'daki Köprü Faciasının Detayları
İtalya'nın Cenova kentinde dün yıkılan ve 35 kişinin ölümüne neden olan köprüyle ilgili detayları İtalya'da yaşayan bir Ekşi Sözlük yazarı anlatmış.
İtalya'da Yaşayan Bir Ekşi Sözlük Yazarından: Cenova'daki Köprü Faciasının Detayları
Getty Images/Paolo Rattini

italya'da yaşayan bir yazar olarak bu elim olayı elden geldiğince aktarmaya çalışacağım.  

öncelikle çöken köprü cenova'nın a10 otoyolu'nda yer alan morandi köprüsü olarak biliniyor. italyan rivierası'na ve fransa'nın güney sahiline de hizmet veriyordu. köprünün konumu bu şekildeydi:

BBC

faciada en az 35 kişinin öldüğü söyleniyor. sayının yükselebileceği belirtilirken en az 10 kişinin de kayıp olduğu bilgisi veriliyor. araçlar ve insanlar için; arama, kurtarma, enkaz kaldırma ve kimlik tespit çalışmaları halen sürüyor. bölgede yaşanan gaz sıkıntısı çalışmaları zorlaştırıyor, neyse ki bir nebze kontrol altına alınabildi.

köprü; polcevera nehri'nin, konutların, küçük fabrikaların, endüstriyel depoların ve demir yolunun üzerinden geçiyordu. (ki nehir haricinde üzerine konuşlandığı bölge şehircilik açısından oldukça yanlış.) köprü, 1967 yılında inşa edilmiş ve adını kendisini tasarlayan ünlü italyan inşaat mühendisi riccardo morandi'den almış. son bakım çalışmasını ise 2016'da geçirmiş. 

köprünün çökmeden geriye kalan kısmının da her an çökebileceği uyarısı yapıldı ve köprü çevresindeki alan tahliye edildi. görgü tanıkları ve olaydan sağ/yaralı kurtulanlar ağır psikolojik travma geçirdiklerinden, kendilerine psikolojik/psikiyatrik açıdan yardımcı olacak uzman bir ekip kurulmuş. korku filmlerinde tasvir edilen distopya sahneleri ile yüksek benzerlik gösteren bir olay olduğunu düşünürsek bu gayet normal. olay yeri inceleme ekibi facianın büyüklüğü ile, oluşan can ve mal kaybının şaşırtıcı biçimde orantısız olduğunu bile söylüyor. (çok daha berbat bir senaryo yaşanabilirdi, yaz tatili dönemine denk gelmesi kayıpları azalttı.)

kazadan sağ kurtulan kazazedeler, köprünün italya yerel saatiyle 11:30'da çökmeden kısa süre önce, fırtınalı yağış esnasında bir yıldırımın köprünün pilonunun tabanına isabet ettiğini, akabinde betonun parçalanıp çöküşün başladığını ifade ediyorlar. hükumet yetkilileri ve mühendisler, çöküşün ana kaynağının bu olamayacağını, olayın mutlaka analiz edileceğini, yapılan son bakım çalışmasının da yeterli olup olmadığının araştırılacağını ifade ediyorlar.
o an köprü üzerindeki 30-35 kadar araç ve birkaç ağır vasıtanın bir kısmı, 30-45 m arası bir yükseklikten, köprüden aşağıya; binaların, demir yolunun ve nehrin üzerine uçuyor. araçların içine sıkışmış ya da enkaz altında kalmış insanlar kurtarılmaya çalışılıyor.
köprü ile ilgili ölçüler ve çöken kısım bu şekil üzerinde gösterilmiş:


olayın ardından, gün içerisinde italya'daki ücretli yolların çoğunu işleten uluslararası şirket atlantia, kazadan sonra borsadaki hisselerinde düşme yaşadı. köprünün çöküşü yalnızca bölge ulaşımını değil tüm ülkeyi hatta kısmi olarak fransa ulaşımını da etkiliyor çünkü ana arter konumundaydı. ülke açısından stratejik önem taşıyan limanları ve rıhtımları birbirine bağlıyordu. bu lokasyonlar halkın iş ve tatil ulaşımının yanısıra ülkeye ithal edilen malların girişi için de büyük rol oynuyordu. italyan lojistik sistemi de büyük oranda etkilenmiş oldu.
ulaşım sıkıntısı ve trafik sorunu yaşanmaması için köprüye alternatif yollar düzenlenmeye çalışılıyor.

italya da dahil olmak üzere, avrupa ülkeleri hakkında ülkemizde yanlış bir algı var. "bakın türkiye'de eski yapıları korumuyorlar, adamlar tarihlerine sahip çıkıyor; bizim şehirlerimiz yeni binalarla dolu ama çirkin, onların binaları, köprüleri ise ne kadar tarihi ve estetik"... burada kaçırdığımız noktalar şunlar:

türkiye adına konuşursak; yeni yapılar inşa etmek aslında kötü bir şey değil. estetik, fonksiyonel, doğru konumlanmış, ihtiyaca cevap verecek sayıda oldukları, bu yapıların yapılması için eski yapılar durduk yere yok edilmediği ve süreçlerin çevresel etki değerlendirilmesi yapıldığı sürece bir sorun yok. italya başta olmak üzere avrupa ülkeleri ve ardından türkiye için konuşacak olursak; eski yapıları destekleyerek, bakımlarını yaparak, gerektiğinde aslına uygun şekilde yenileyerek korumakla, eski yapıların yalnızca yüzeysel güzelleştirmelerini yapıp kaderlerine terketmek arasında ince bir çizgi var. 

italya son yıllarda yaşadığı ekonomik ve siyasi buhranların bir sonucu olarak bu noktada bir hataya düştü. belki türkiye kadar çarpık kentleşmedi ve betonlaşmadı ancak kentlerini makyajladı, asla yeterli yapısal güçlendirmeleri yapamadı. son 2-3 yıl içerisinde italya'nın çeşitli bölgelerinde yaşanan depremlerde meydana gelen kayda değer can ve mal kayıpları bunun ilk göstergesiyken, köprü faciası bu durumun nihai ispatı oldu.

avrupa ülkelerinin son yıllarda yol ve ulaşım çalışmaları için ne kadar bütçe ayırdığı konusundaki oecd verilerine göz atacak olursak; italya bu konuda sınıfta kalmış, yani facia önceden geliyorum demiş:


paylaştığım bu grafik, yeni ulaşım inşaatı ve mevcut ağların iyileştirilmesi için toplam harcamaları kapsıyor. italya'nın bu harcamalar konusunda, diğer avrupa ülkelerinin nasıl da gerisinde kaldığı görülüyor.

başta türkiye ve italya olmak üzere, bu üzücü hadisenin çarpık kentleşmenin ve
ihmallerin olduğu tüm ülkelere ibret olmasını dilerim.

kaynak: bbc world news

Paranın Evriminin Son Halkası Bitcoin'in Yükselişi Neden Durdurulamaz?