Karikatürist Serkan Yılmaz'dan Penguen Dergisi'nin Kapanma Süreci Hakkında Şok Açıklamalar
Penguen dergisi, bir süre önce düşen satışlar nedeniyle dört sayı daha çıkarıp kapanacağını açıklamıştı. Çoğu kişi duruma şaşırmış haldeyken, derginin on yıllık çizeri Serkan Yılmaz'dan kapanma süreci hakkında şaşırtıcı açıklamalar geldi.



serkan yılmaz
'ı twitter ve instagram üzerinden takip ediyorum. içi dışı bir kendi halinde birisi. umarım bu yazı nedeniyle sözleşmeler üzerinden tahakküm altına alınmaz.

kamuoyunun gerçekleri görmesi açısından önemli bir yazı:


derginin bir başka çizeri serkan altuniğne bu açıklamaya cevap olarak şöyle bir açıklama yapmış:


ancak bu üstünkörü bir açıklama olmuş.
şevki sayışman'ın tazminatsız olarak neden kovulduğu, çizerlere nasıl bir telif anlaşması imzalattırıldığı (uzaydaki haklardan telif almak !?), dava açarak tazminatlarını alanlar vs. gibi önemli konular geçiştirilmiş.


yılmaz aslantürk de bugün verdiği bir röportajda kendisinden ve uykusuz dergisinden bahsetmiş:

Birgün Pazar


http://www.birgun.net/…r-ki-niyet-olsun-158435.html

mizah dergilerinin bulunduğu durum hakkında fikir verebilecek bir röportaj.


serkan yılmaz, serkan altuniğne'nin twitter açıklamasının altına cevap olarak yazdıklarının gerçeği yansıtmadığını, zamanında hep birlikte greve gitmenin dahi konuşulduğunu yazmış:

Sözlük yazarları da duruma ilişkin yorumlarını dile getirmiş:

vaay amk ya!!!

bizi resmen salak yerine koymuşlar lan?

allahtan serkan gibi insanlar var.

canını yerim serkan!

çıkarıp masaya vurmuş tarzında açıklama. erdil yaşaroğlu ve selçuk erdem'den ziyade serkan yılmaz'a inanırım. umut sarıkaya'nın da bu şirketleşen mizah dergilerinden kopup niye tek tabanca takıldığını gösteren bir açıklama ayrıca.

(bkz: o güzel insanlar o güzel grafik tabletlerine binip gittiler)

dergi kapanmasaydı bu kadar saydırdığın ve beğenmediğin adamla çalışmaya devam edecektin ama işin ucu sana dokununca nasıl da bağırmaya başladın değil mi? keşke şu tepkinizi kaligraf şevki abiyi kovarlarken de verseydiniz.

serkan yılmaz'ın "kral çıplak" dediği açıklama.

bu isyan ateşinin tek bir çatı altında toplanarak yangına dönüşmesini dilediğimdir.

madem ki bir isyanı başlattın sevgili serkan o halde topla tüm eskileri ve yahut ateşli yenileri '' her şeye rağmen her şekilde '' diyerek yeni bir çatı altında, bu sefer '' yine '' eskisi gibi kendiniz gibi davranarak çizmeye devam edin.

emin olun ki sizleri asla yalnız bırakmayız...

bizleri sizsiz bırakmayın...

haklarını arasalardı diyen insan çizerle yeterince empati kuramıyor. çizer dediğin adamın başka bir yerde iş bulma olasılığı nedir? kaç dergi var bu ülkede bir düşündün mü? bir yanda iyi kötü sigortasız da olsa hayatını idame ettireceği bir iş, diğer yanda mahkeme vs uğraşırsa hayat boyu tekrar çizerlik yapamayacak olmak.

kim kendi rızasıyla kendini ezdirmek ister ki muhtaçlardan başka.

burda işin kötü tarafı patronların bu muhtaçların farkında olması ve bunu istismar etmeleri. nasılsa kabul edeceklerini bildiklerinden "herkesi kovduk alın tazminatınız ama isteyen sigortasız devam edebilir çizmeye" demeleri. dergiyi kapatmayı planlamıyorken bunu yapmaları. bu şekilde gidebildiği yere kadar götürmeye çalışmaları.

adam gibi o zaman kapatacaktın dergiyi onurunla.

muhtemelen tamamen gerçekleri anlatan bir yazı. böyle bir durumdan şüphelendiydim ama işlerin bu düzeye vardığını asla tahmin edemezdim. son zamanlarda zaten derginin künyesinde bir genel müdür kişisi vardı ama ben böyle despot bir yönetim olacağını tahmin etmemiştim. özellikle şevki sayışman gibi birisini tazminatsız kovmak çok ayıp. tüm bunların baş sorumlusunun erdil olduğu da açık herhalde. tüm derdi para olan bir insan olarak o klasik dergicilik ve mizahçı ruhunu çoktan kaybetmişti. hatta ben uykusuz ekibinin de zamanında özellikle erdil ve selçuk yüzünden ayrıldığını düşünüyorum. umarım penguen'in sağlam çizerleri ayrılır da yeni bir dergi kurar. ya da uykusuz'a dahil olarak efsane bir kadro oluştururlar.

buradan da bonus olarak umut sarıkaya'nın muhtemelen en karakterli ve dik duruşlu çizer olduğunu da söylemeden geçmek olmaz.